Dünya Osteoporoz Vakfı’ nın önerisiyle her yıl farklı bir konseptle kutlanan bu günde, dünyada en sık görülen iskelet sistemi hastalığı olan osteoporoz ve buna bağlı oluşan kırıklara karşı bilgi ve farkındalığın arttırılması hedeflenmektedir.

Osteoporoz, halk arasında en yaygın görülen bir metabolik kemik hastalığıdır. Kemiklerde kırılmalar ve kemik kütlesinde kayıplar ile kendini gösterir. Genellikle 45 yaşından sonra görülmeye başlar ve yaşın artmasıyla birlikte kemik kırılganlığı arttığı için görülme sıklığı da artar. Bebeklik döneminden itibaren büyüyen kemik dokusu ergenliğin sonuna kadar gelişir, 20’ li yaşlarda maksimum seviyeye ulaşır. 30’ lu yaşlara kadar süren kemik gelişimi, 30 yaşından sonra kendini kemik yıkımlarına (kaybı) bırakır. Yaşın artmasıyla da kemiklerin kırılma riski artar. Kemik kaybı menopoz sonrası ilk birkaç yılda maksimum seviyeye ulaşır. Menopoz döneminde kayıp daha çok artar. Osteoporoz erkeklerde 50’ li yaşlardan sonra görülmeye başlar. 50 yaşından sonra 2 kadından birinde, 4 erkekten birinde osteoporoza bağlı kırıklar görülebilir.

Osteoporozun toplum sağlığı sorunu haline gelmesinin sebebi, kemik kırılmalarıyla olan bağlantısıdır. Osteoporoza bağlı kırıklar genellikle omurga, kalça ve el bileğinde gerçekleşmektedir.

* Osteoporoz önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Risk Faktörleri:

Değiştirilemez faktörler: Yaş, ırk, genetik yapı vs.

Değiştirilebilir faktörler: Beslenme şekli, fiziksel aktivite düzeyi, alkol ve sigara tüketimi, yaşam şekli ve çevresel etkenler.

30 yaşına kadar yetersiz kalsiyum tüketimi, yetersiz vitamin mineral alımı (özellikle magnezyum, çinko, bakır, fluroid, C vitamini, K vitamini, A vitamini ve D vitamini), çok protein ve sodyum tüketimi, sigara tüketimi, alkol tüketimi, kafein tüketimi, erken menapoz, bazı hastalıklara sahip olma (hipertiroidizm, kronik akciğer hastalığı, kanser, inflamatuar bağırsak hastalığı, cushing’ s hastalığı, multiple sklerozis, kronik karaciğer ve böbrek hastalıkları, hiperparaidizm, romatoid artrit), bazı ilaçların kullanımı (oral glukokartikoidler(steroidler),kanser ilaçları- radyasyon, tiroit ilaçları, anti epileptik ilaçlar, immunosupresif ajanlar), hareketsiz bir yaşam gibi nedenler değiştirilebilir risk faktörleri arasındadır.

* Osteoporoz, genellikle yaşlılık döneminde ortaya çıkan bir hastalıktır. Fakat hastalığın temeli çocukluk ve adolesan döneminde atılır. Yeterli kalsiyum alımı, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli bir yaşam ile osteoporoz geciktirilebilir veya önlenebilir.

Osteoporoz’ dan Korunmak İçin;

Gün içerisinde yeterli miktarda kalsiyum almak. Bebeklik ve çocukluk çağından itibaren yeterli kalsiyum tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli D vitamini alımı ile korunma sağlanır.

Günlük Önerilen Kalsiyum Miktarları

Yaşmg/ gün
0-12 ay400
1-3 yaş500
4-6 yaş600
7-9 yaş700
10-18 yaş1300
19 yaş-menopoz1000
Menopoz sonrası1200
Hamilelik1200

Erkekler:

19-65 yaş

1000

65 yaş ve üzeri1200

En iyi kalsiyum kaynakları: Süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, peynir, ayran, kefir vs.), yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, kuru yemişler, kuru meyvelerdir.

* Kaybolan kemik kütlesinin yerine yenisi konamaz!

Magnezyum, çinko, bakır, potasyum, manganez ve K vitaminini yeterli miktarda almak.

Doymuş yağ alımını azaltmak, doymamış yağ alımını arttırmak.

Yeterli D vitamini almak. Bunun için her gün 15-20 dakika güneş ışınlarına direkt cilde temas etmesini sağlamak gereklidir. Bu durum yapılamıyorsa D vitamini preparatları da doktor kontrolünde kullanılabilmektedir. 50 yaş üstü bireylere önerilen D vitamini miktarı günlük 800-1000 IU değerindedir.

Yeterli protein almak. Proteinlerin yetersiz tüketimi, kalça kırıkları için risk oluşturmaktadır ve kalça kırığı olan hastaların iyileşmesinde gecikmeye neden olmaktadır. Günde 0,8-1 g/kg protein hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklı protein kaynaklarından alınmalıdır. Proteinlerin ana kaynakları; sakatatlar, kırmızı et, beyaz etler (tavuk, hindi, balık), süt, yoğurt, peynir, yumurta, kuru baklagiller, tahıllar ve kuruyemişlerdir.

Düzenli egzersiz yapmak. Haftada en az 150 dakika yapılan egzersizler, kemik sağlığı için önemlidir.

* Kemik kaybının başladığı zamanlarda kemik kaybını önleyici yöntemler durumu yavaşlatabilmektedir.

Osteoporoz’ un Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Gün içerisinde sağlıklı bir şekilde, 5 besin grubundan (süt-et-ekmek-meyve sebze-yağ) yeterli miktarda besin tüketilmelidir.

Tuz ve şeker tüketimi sınırlanmalıdır.

Kafein tüketimi sınırlandırılmalı veya kesilmelidir (kahve, kola, kakao vs).

Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.

İdeal vücut ağırlığına gelinmeli ve kilo korunmalıdır.

Kalsiyum, D vitamini takviyeleri ile kemik kaybı durdurulmalıdır.


İzmir Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!