Bir yakının ölümü, işten çıkarılma veya sevgiliden ayrılma gibi olaylar katlanılması zor durumlardır ve üzülmek, kederlenmek gibi duygular yaşanması son derece normaldir. Buna benzer olaylar esnasında çoğu insan kendisini “depresyonda” olarak tanımlar. Oysa üzüntü ve depresyon birbirinden çok farklı şeylerdir. Üzüntü duygusu zamanla azalırken, depresyon aylar, hatta yıllar boyu devam eder.

1. Depresyon Nedir?

Depresyon, hislerinizi, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı olumsuz yönde etkileyen ve her yıl milyonlarca kişiyi etkisi altına alan ciddi bir tıbbi hastalıktır. Herkeste görülebilien bu hastalık, yaş, cinsiyet, ırk, kültür ve gelir düzeyi ayırımı yapmaz.

Depresyonun tedavi edilebilme olasılığı son derece yüksektir. Tedavi gören hastaların yaklaşık %80-%90’ında önemli iyileşmeler görülmüştür.

Maalesef çoğu kişi yaşadıklarının hastalık belirtisi olduğunu anlayamamakta veya anlasa diğer insanların tepkilerinden çekindiklerinden doktora gitmemektedir. Bunun sonucunda da milyonlarca insan tedavi almamakta ve boş yere sıkıntı çekmektedir.

Lütfen depresyonun tedavi eidlebilen bir hastalık olduğunu ve uygun bir tedavi ile sağlıklı bir yaşama kavuşulabileceğini unutmayın.

2. Depresyondaki Bir Hasta Ne Hisseder?

En sık rastlanan depresyon belirtisi derin bir üzüntü hissidir. Depresyondaki kişi kendini yorgun, neşesiz, umutsuz, çaresiz ve hayattan bezmiş hisseder. Normalde yapmaktan hoşlandıkları şeyler artık zevk vermez, dünya onları son derece karanlık ve baş edilemez gelir. Depresyondaki kişiler genellikle duygusal ve fiziksel bir boşvermişlik içindedir.

Bu hastalık herhangi bir zamanda ortaya çıkabilmekle birlikte, genellikle 24-44 yaş arası dönemde görülür. Erkeklerin %10’u, kadınlarınsa %25’i hayatlarının herhangi bir döneminde depresyona girmektedir.

3. Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Kişi 1) sürekli üzgünlük veya anksiyete (buhran) hissi içinde veya 2) Olağan faaliyetlere ilgi kaybı veya zevk almama gibi duygular yaşıyor ve bunlara ilaveten aşağıda verilen belirtilerden 5 veya daha fazlası 2 hafta boyunca devam ediyorsa, depresyonda demektir:

  • Yeme alışkanlıklarında kilo kaybı veya kilo almaya neden olan değişiklik
  • Uyuyamama veya çok uyuma
  • Enerji kaybı veya artan yorgunluk hissi
  • Yerinde duramama veya asabiyet
  • Değersizlik hissi veya gereksiz yere suçluluk duygusu
  • Düşünme, bir işe yoğunlaşma veya karar vermede güçlük çekme
  • Ölüm veya intihar etme düşüncesi ve intihar girişimi

Bir kişiye, ancak yukarıdaki belirtiler sinirsel veya hormonal rahatsızlığa ya da kanser, kalp krizi gibi hastalıklara veya bir ilacın yan etkisi veya madde bağımlılığına bağlı değilse depresyon tanısı konabilir.

4. Depresyone Neden Olan Şeyler Nelerdir?

Depresyona neden olan bir kaç faktör vardır:

Biyokimyasal nedenler:Anksiyete, asabiyet ve yorgunluk gibi bazı depresyon belirtilerine, beyinde bulunan serotonin ve norepinefrin adlı iki kimyasal maddede meydana gelen değişikliklerin neden olduğu düşünülmektedir.

Genetik nedenler:Depresyon ailede yayılabilmektedir. Örneğin, aynı yumurta ikizlerinden birinde varsa diğeri de hayatının bir düneminde %70 olasılıkla depresyona girecektir.

Kişilik:Strese kolayca teslim olan kendine saygısı az insanlar veya genel olarak kötümser bir yapıya sahip olan kişiler depresyona girmeye daha yatkındır.

Çevresel faktörler:Sürekli şiddete maruz kalma, ihmal edilme, taciz, veya yoksulluk, zaten depresyona meğilli olan kişilerin bu hastalığa maruz kalma olasılığını artırmaktadır.

Yine de, son derece ideal koşullardaki insanlarda bile depresyon görülebileceği unutulmamalıdır!

5. Depresyon Tedavisi Nasıldır?

Maalesef bu hastalık spor yaparak, yeme alışkanlıklarında değişikliğe giderek veya tatile çıkarak kontrol altına alınamamaktadır. Fakat tedavi edilebilirliği en yüksek olan zihinsel hastalıklar arasındadır. Tedavi alanların %80-%90 kadarında olumlu sonuç alınmış, tamamına yakınında ise belirtilerde önemli ölçüde azalma görülmüştür.

Depresyon hastasına tedavi verilmeden önce mutlaka bir psikiyatrist tarafından görüşme ve fiziksel muayeneden oluşan tanısal değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirme, hastalık belirtilerini, tıbbi geçmişi aile öyküsünü, kültürel durumu ve strese neden olan çevresel faktörleri belirleyerek doğru tanıyı koymak ve en iyi tedaviye karar vermek amacıyla yapılmaktadır.

İlaç tedavisi

Beyindeki kimyasallarda meydana gelen dengesizliği düzeltmek için antidepresanlar verilebilir. Bu ilaçlar yatıştırıcı, uyarıcı veya sakinleştirici değildir, alışkanlık yapmazlar ve depresyonda olmayan kişileri teşvik edici özellikleri yoktur.

Tam etkilerini genellikle tedaviye başlandıktan 3 ila 6 hafta sonra gösterirler. Eğer 6 ila 8 hafta geçmiş ve iyileşme olmamışsa psikiyatrist ilacın dozuna müdahale eder, başka bir ilaç ilave eder veya ilacı değiştirir. Psikiyatristler iyileştikten sonra da duruma göre en az 6-12 ay kadar ilaca devam edilmesini önermektedir.

Depresyon asla tam olarak iyileşmemektedir. Fakat uygun tanı ve tedavi alanların büyük bir çoğunluğu bu hastalığın üstesinden gelmeyi başarmıştır. Eğer siz de burada anlatılan belirtileri kendinizde gözlemliyorsanız derhal bir doktora veya psikiyatriste başvurarak endişelerinizi anlatın ve genel bir muayeneden geçin. Emin olun daha iyi hissedeceksiniz.


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!