Erteleme Eğilimi

Erteleme eğilimi kararlar almayı, bir işi yapmayı geciktirme ya da ertelemeye yönelik davranışsal bir eğilim ya da bir kişilik özelliği olarak tanımlanmaktadır(Ekşi ve ark., 2010). Bu kavram Latince, yarına kadar ertelemek anlamına gelmektedir. Bir bütün olarak bu özellik istenmeyen sonuçları içinde barındırır. Bireylerin kişisel ve akademik başarılarını sekteye uğratır. Daha spesifik olarak erteleme eğilimi, bir bireyin yapma kapasitesine sahip olduğu ve yapmaya daha önceden karar verdiği önemli bir isi gereksizce erteleme davranışı olarak tanımlanmaktadır (Kağan, 2009). erteleme eğilimini görevi ertelemede, her zaman her şeyin en iyisini yapmaya ya da kaçınılmaz olan gelecekteki kazançlar için halihazırdaki acılara katlanmaya yönelik mutlak bir talep gibi kendi kendini engelleme düşüncesine ileri gelen, bireylerin alışkanlığı ya da kişilik özelliği olarak tanımlamaktadırlar. Benzer olarak, (Dokuyan, 2016), erteleme eğiliminin kendi kendini aldatma ya da kendi kendini engelleme şeklinde akılcı olmayan bileşenleri içerdiğini savunmuşlardır.

Akademik Erteleme Eğilimi tarihçesi

Akademik ertelemedavranışı araştırmalara göre erteleme eğiliminin fazla olduğu bir alan arasında olduğunu ve Balkıs ve Duru’nun yaptığı araştırma verilerinde üniversite öğrencilerinin %23 oranında çeşitli akademik erteleme davranışı sergilediklerini araştırma sonuçlarına varılmıştır(Kandemir ve ark., 2017). Senecal, Koestner ve Vallerand (1995) akademik erteleme davranışı sergileyen bireylerde stres, kaygı gibi sorunlar yaşadıklarını ama bunları yaşamadan da erteledikleri akademik sorumluluğu yerine getirmediklerini bunların ödev, ders çalışmak, sınava hazırlanmak gibi sorumluluklar örnek verilmektedir(Akbay ve Gizil, 2010). akademik yönden erteleme yapan öğrencilerde ertelemeden doğan olumsuz sonuçlardan dolayı yaşadıkları sorunlar eğitim yaşantılarını, kişisel başarılarını ve eğitime olan bakış acılarını olumsuz yönde etkilemektedir(Çelikkaleli ve Akbay, 2013). Erteleme davranışı davranış ve duygusal acıdan incelenebilir. Erteleme davranışının davranış ve duygusal boyutu kişide yaptığı erteleme davranışı sergilediğinde oluşan yetersizlik duygusu, çaresizlik, depresyon, hayal kırıklığı ve öfke gibi duyguları gözlemlenmiştir(Aydoğan ve Özbay, 2012).

. Erteleme Davranışının Psikolojik Tarihçesi

Erteleme davranışının psikolojik tarihçesiniincelediğimizde zaman psikoanalitik kuram incelemiştir. Psikoanalitik kuramın vardığı sonuca göre egonun kendini tehlikede ve tehdit edici durumlarda korunmak niyetiyle kişini sergilediği kaçınma davranışıdır sergilemesidir. Bu kaçınma davranışının kişide oluşan kaygı düzeyi ile doğru orantılı olup kişinin kaygısının artma seviyesine bağlı olarak kaygını artması ile kaçınma davranışında bulunma oranı artacak ve buna bağlı olarak erteleme davranışı sergileme oranı daha yüksektir(Akbay ve Gizil, 2010). kişinin yaptığı eylemde aldığı verim oranının düşük olduğunu düşündüğü durumlarda bu durum kişinin kaygı oranının geliştirmesine neden olacaktır. Yaşanan akademik erteleme davranışı bazı kişilerin benimsediği bir stratejide olabilir. Çünkü bunu benimseyen kişilerin kaygı düzeylerinin düşün olduğunu örneğin ödev teslim tarihinin son günü düşünürsek dönem içinde bu tarihi düşünmeden hareket ederek akademik olarak daha az strese girerek başarı elde etme oranları yüksek olduğu saptanmıştır(Aydoğan ve Özbay, 2012).

Akademik Erteleme Eğilimi

Akademik görevleri erteleme eğilimi, belirli bir görev ile bağlantılı davranış

olarak tanımlanan durumsal erteleme eğiliminin bir biçimi olarak düşünülmektedir(Aydoğan ve Özbay, 2012). Fazla kaygı yaşayacak seviyede yaşatacak düzeye ulaşırcasına akademik görevleri erteleme davranışının üniversite öğrencileri arasında yaygın olduğunu belirtmektedirler. Diğer bir çalışmada, Solomon ve Rothblum 1984 yılında yaptığı akademik erteleme eğilimini, ev ödevlerinin, sınavlara hazırlanmanın ya da dönem sonunda teslim edilecek ödevlerin son dakikada yapılması olarak tanımlamaktadırlar(Akbay ve Gizil, 2010). öğrencilerin erteleme eğilimine katkıda bulunan belirli davranışlar katarak bu tanımın kapsamını genişletirler. Bu yazarlar, akademik erteleme eğiliminin, hazırlık ya da uygulama yoksunluğundan, düşük çabadan, zayıf performans durumlarından ileri geldiğini belirtmişlerdir. Örneğin, öğrenci çalışmak için erteleme eğilimini ve oyalanmayı teşvik edici ortamı seçebilir. Bu son durumu seçme kendine zarar verici davranış olarak düşünülmektedir(Çelikkaleli ve Akbay, 2013).

Akademik Erteleme Eğiliminin Nedenleri

Akademik erteleme eğiliminin nedenleri incelendiğinde Ferrari ve ark. 1992 yılında yaptıkları çalışmada en temel nedenlerden birinin kişinin zamanını yönetmede yaşadığı yetersiz olarak algıladığından dolayı olduğunu tespit etmişlerdir. Yani kişinin zamanı iyi değerlendirememesi, hayatını planlı bir şekilde kullanamamasından kaynaklanmaktadır. Yapılması gereken herhangi bir görev veya konunun nasıl, ne zaman, ne içerdiğini tespit edememeden kaynaklanmaktadır(Balkıs, 2006). Diğer nedenler incelendiği zaman kişinin geleceğe dair kurguladığı gerçekçi olmayan hayaller ya da hedeflerdir. Buda kişinin bilişsel yüklemesini ve kendisine olan mükemmeliyetçilik duygularının var olmasındandır.(Yakkub, 2000) Ellis ve Knaus 1977 yılında yaptıkları çalışma sonuçlarına göre kişinin algılama problemi ve zamanı değerlendirme ile ilgili şeyler olduğu bulmuşlardır(Kandemir ve ark. 2017).

Cinsiyete Göre Akademik Erteleme Eğilimi

Yapılan bazı çalışmalarda kızların erkeklere oranlar daha fazla akademik erteleme eğiliminde oldukları verilere sunarken, diğer taraftan bazı çalışmalarda da çıkan verilere göre erkelerde akademik erteleme eğiliminin daha fazla olduğu bulunmuştur. Bunlardan yola çıkarak akademik erteleme eğiliminin cinsiyete bağlı olmadığını ve böyle bir genellemenin doğru olmadığı tespit edilmiştir(Akbay ve Gizil, 2010).


Hatay Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!