Akciğer kanseri, tüm kanser ölümlerinin erkek ve kadında en sık nedenidir. Her yıl dünyada yaklaşık 1.8 milyon yeni akciğer kanseri tanısı konulmaktadır. Türkiye sıklık bakımından erkeklerde dünyada 5. sıradadır.

Her yıl yeni akciğer kanseri gelişen hasta oranı Türkiye’de, 2010 yılı verilerine göre tüm yaş gruplarında yüzbinde 35’tir. 50-80 yaş aralığında ise daha fazladır (yüzbinde 400-500). Ne yazık ki gerçek rakam muhtemelen daha fazladır.

Risk faktörleri nelerdir?

Sigara (Hastaların %90’ı sigara içicisidir), pasif içicilik, genetik faktörler, radon, arsenik, kadmiyum, asbest, kurşun, civa, petrokimya türevleri, geçirilmiş tüberküloz, pnömoni (zatürre) gibi etmenler risk faktörleri arasındadır. Uzun süre sigara içenlerin yaklaşık 1/7’sinde akciğer kanseri gelişir. Sigara, akciğer kanserlerinin %90’ından sorumludur. Günde içilen sigara miktarı, içilen yıl sayısı, sigaraya başlama yaşı önemlidir. Pasif içiciliğe bağlı olarak, başkalarının içtiği sigara sizde veya sizin içtiğiniz sigara sevdiklerinizde akciğer kanseri yapabilir. Kadın hastaların %65’ i bu sebeple akciğer kanseri olmaktadır. Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır.

Akciğer kanserinin belirti ve bulguları nelerdir?

Akciğerler göğüs kafesimizi doldur ve oldukça büyük organlardır. Akciğerde ağrı duyusu da bulunmamaktadır. Bu nedenle hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar şikayete yol açmayabilir. Şikayet olmaksızın, tesadüfen ya da tarama amacıyla çekilen grafi veya tomografilerde saptanabilir. İnatçı öksürük, balgam, balgamda kan, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi şikayetler kanser için şüphe uyandırır. İştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, terleme şikayetleri önemsenmelidir. Bazen de kanserin yayıldığı organla ilgili şikayetler (baş ağrısı, kemiklerde ağrı gibi) olabilir.

Nasıl teşhis edilir?

Ayrıntılı muayene, solunum fonksiyon testi, kardiyak değerlendirme, normal akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi, PET-CT ve kraniyal MR teşhis ve klinik evreleme için kullanılan teknikler arasındadır.

Kesin tanı patolojik inceleme ile konulabilir. Bu amaçla, iğne biopsisi, bronkoskopik biopsi, lenf nodu biopsisi işlemlerinden biri veya fazlasını yapmak gerekebilir.

Akciğer kanseri temel olarak 2 tipe ayrılır.

Küçük hücreli akciğer kanseri, %10-15 oranında görülür. Hızlı büyür, çabuk yayılır, tanı konulduğunda genellikle metastaz yapmıştır. %95’i kemoterapi/radyoterapi ile, %5’i cerrahi ile tedavi edilir.

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, %85-90 oranında görülür. Daha yavaş büyür. Tedavi için “cerrahi/kemoterapi/radyoterapi” seçeneklerinden biri veya kombinasyonu yapılır.

Akciğer kanseri evrelemesi nedir?

Akciğer kanseri evrelemesi, hastalığın vücuttaki yaygınlığını öğrenmek, tedavi planı yapmak ve sağkalım ile ilgili öngörüde bulunmak için yapılır. 3 temel kriter değerlendirilir. Bunlar “T”, “N”, “M” kriterleridir. “T” durum; tümörün çapının büyüklüğü, yerleşimi ve işgal ettiği dokulara göre yapılır. Buna göre T0, Tx,T1a, T1b, T1c, T2a, T2b, T3, T4 olarak derecelendirilir. “N” durumu; bölgesel (N1), Mediastinal (N2) ve uzak lenf bezlerine yayılım (N3) değerlendirilir. “M” durumu; uzak bölgelere yayılması değerlendirilir. Buna göre M0, M1a, M1b, M1c olarak tanımlanır. Bu temel kriterler ile kanser evrelemesi yapılır. Ülkemizde görülen vakaların %18’i lokal %30’u bölgesel %52’si ise metastatik hastalıktır.

Nasıl tedavi edilir?

Hastanın genel durumu, muayenesi, tetkikleri incelendikten ve evresi belirlendikten sonra tedavi yapılır. Her hasta için ayrı bir plan hazırlanır.

Evre 1 ve Evre 2’de; kalp ve akciğer rezervleri iyi olan ve operasyonu kaldırabileceği düşünülen hastalarda ilk seçenek cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi komplet olmalıdır (ameliyat sonrası hiç tümör kalmayacak şekilde yapılan ameliyat). Evre 2 ve üzerindeki hastalarda ameliyat sonrasında kemoterapi eklenir.

Evre 3 ve Evre 4’de ile kemoterapi ve/veya radyoterapi tercih edilir. Bu evrelerde bulunan seçilmiş hastalarda Kemoterapi/Radyoterapi uygulamasını takiben cerrahi tedavi yapılabilir.

Akciğer kanseri ne kadar erken dönemde tespit edilebilirse, kanserden kurtulma şansı da o kadar yüksek olmaktadır.


İstanbul Göğüs Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!