Akciğer ve yemek borusu hastalıklarında kapalı ameliyatlar
Akciğer ve yemek borusu hastalıklarında kapalı ameliyatlar

2009 Mayıs ayında Pittsburg’da dünyaca ünlü yemek borusu cerrahı Jim Luketich’in kliniğini ziyaret ettim. Bizleri misafir ettiği akşam yemeği sırasında eşinin yakın zamanda meme kanserine yakalandığını ve iyi bir hekim ve cerraha düşmenin ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Eşimle geçirdiğimiz kaza sonrası bunun önemini bizzat yaşadık. Sonuçta çok iyi bir cerraha rast geldik ve yaptığı küçük bir işlem ile bizi aylar sürecek eziyetten kurtardı. Yarım günlüğüne hastaneye yattık ve işlem bittiğinde yeniden doğmuş gibiydik. Medyada cerrahinin ne kadar geliştiği, 3,5 cmlik bir kesiden koca ameliyatların yapıldığını duyuyorsunuz. Bazıları 5 mmlik delikten, bazısı son teknoloji robottan bahsediyor. Bilmeyen kişi için gel de çık işin içinden! Hangisi daha iyi, hepsi iyi gibi duruyor.
Gelin beraber bu işin bilimine bakalım ve bazı prensipleri sıralayalım…

- Vücuda yapılan hiçbir işlem küçük değildir. Milyonda bir de olsa her işlemin bir riski vardır.

- İşlemin küçük bir kesiden yapılması içeride yapılan işin küçük olduğunu göstermez. Yemek borusu kanseri ameliyatı sırasında midenin önemli bir bölümü, borusunun neredeyse tamamı çıkmaktadır. 5-6 küçük kesi olması vücuda verilen travmayı tamamen azaltmıyor.

- Açık ameliyat ve büyük kesiler yapılmadığı sürece, tek kesi, iki kesi, üç kesi, robotik ameliyat gibi yöntemler arasındaki fark yok denecek kadar az. Karşılaştıran ve yön gösteren bir çalışmada yok. Robot prostat ameliyatlarında diğer yöntemlere göre işe yarıyor. Özellikle
ameliyata bağlı gelişen iktidarsızlık sorunu üzerine. Ama fayda oranı ne kadar derseniz %10…

- Tüm bu yöntemlerin ardında uluslararası büyük şirketlerin olduğunu unutmayalım. Yani teknoloji tıbbi pratiği yönlendiriyor. Bununla beraber kapalı ve açık ameliyatlar arasında dramatik farklar var. Kapalı ameliyatlar ilk kez 1989’da safra kesesi ile başladı ve 3-5 yıl içinde açık yapılan safra kesesi ameliyatlarının %95’i kapalı yapılır hale geldi. Aynı şey günümüzde diğer ameliyatlar içinde
gerçekleşmekte. Kapalı ameliyatlarda sıklıkla ameliyat daha kısa sürüyor, ağrı daha az, daha kısa sürede taburcu oluyorsunuz, bağışıklık sisteminiz çok daha sınırlı bir hasar alıyor (hiç değil!) ve işinize dönme süreniz daha kısa. Akciğer ve göğüs ameliyatları için omuz hareketleri ve solunum kapasiteniz daha az etkileniyor. Kanser üzerine olumlu bir etkisi var mı? O konuda elimizde yeterli veri yok. Ama kapalı ameliyat olanlar daha sıklıkla kemoterapi tedavilerini de tamamlayabiliyorlar. Bu da kanseri cerrahi ve kemoterapi yani iki silahla vurabilmek demek. Kapalı ve robotik ameliyatların cerrah için avantajları ise hastanın içindeki görüntünün daha net, anatomik detaylarının çok belirgin olması. Çağımızın yeniliklerini yakalamış bir göğüs cerrahi pratiğinde, akciğer ve yemek borusu ameliyatlarının en az %50’si kapalı yapılabiliyor. Bazı kliniklerde cerrahın tecrübesine bağlı olarak bu oran %80’lere varıyor. Allah esirgesin ama bir cerrahiye ihtiyacınız olduğunda, siz siz olun medyadaki tek kesi, iki kesi, üç kesi, robot vs laflarına takılmadan bu yöntemlerin herhangi birinde tecrübeli, ehliyetini ispatlamış bir cerraha kendinizi teslim edin. Yoksa gerisi lafügüzaf.


İstanbul Göğüs Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!