Alkol ve uyuşturucu problemi bu hafta yine medyanın gündemindeydi. Son yıllarda maalesef Avrupa ve ABD'de problem azalma gösterirken, Türkiye'de artıyor. Gerçi hala sorun o ülkeler kadar büyük değil ama bu gidişle yakında gençliğimiz ve toplumumuz vahim bir durumla karşı karşıya kalacak.

Araştırmalar 25 yaşına kadar olan ölümlerin % 90'lık oranını kaza, öldürülme ve intihar olarak vermekte. Bu ölümlerin önemli bir kısmında da alkol ve uyuşturucunun önemli etkisi var. Gençler tehdit altında. Hangi değer yargılarını temel alacakları konusunda kafaları karışmış durumda. 'Eğitim şart' diyen toplumumuz nedense eğitim almış olana layık olduğu değeri de vermemekte.

Gençler bunu açık seçik görüyor. Okumuş, bir yerlere gelmiş insanların çektikleri sıkıntıları gayet iyi anlıyor. 15-22 yaş arası gençleri ölümle korkutamazsınız. Sigaranın, uyuşturucunun ölümle sonuçlanabileceğini onlara anlatmanız hiç işe yaramaz, çünkü onlar ölümden korkmadıkları gibi öldüklerinde kendileriyle birlikte dünyanın da son bulacağını düşünürler. Nasihat işe yaramaz. Zaten bu maddelerin zararlarını bilirler, öyle ise Türkiye ne yapmalı, çözüm nerede?

Öncelikle bilinmesi gereken; genç nesil sigaradan korumalı! Çünkü meslek hayatım boyunca bağımlı olup sigara içmeyen en fazla 2 yada 3 hasta gördüm. Gencin bu bağlamda sigara içip-içmiyor oluşu madde kullanıp kullanmadığı ile çok ilintilidir. Restaurantlar, barlar ve cafeler dahil tüm kapalı mekanlarda sigara içimi yasaklanmalıdır. İtalya'nın, Brezilya ve Güney Afrika'nın yaptığını benim ülkemde yapmak çok mu zor?

Maddelere kolay erişilebilirlik kesinlikle ciddi denetlenmelidir, 21 yaş altına sigara ya da alkol satan kişinin ruhsatı iptal edilmelidir, kısmen de olsa bu kanun ülkemizde vardır ama son derece hafife alınmaktadır. Uyuşturucu kaynakları zaten bilinmektedir. Bu yuvaların üstüne çekinmeden gidilmelidir, suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Kaynak oluşturulmalı ve bu kaynaklar ile ivedilikle öğretmenin durumu düzeltilmelidir, öyle vicdanına, Allah'ına güvenerek öğretmenden mucize beklenemez. Gence örnek teşkil etmesi beklenen öğretmen geçim derdindedir, kendini geliştirme şansı yoktur, bu şartlar altında öğretmenliğinden mutluluk duyduğunu düşünenler kesinlikle psikiyatrik yardım almalıdır.

Öğretmen, ergen öğrencisine model teşkil edememektedir. Neden sadece bazı liseler ülkemizde öndedir? Bunun tek bir nedeni vardır; o da, orada çalışan öğretmenlerin maddi ve manevi doyum içinde olmaları ve kariyerlerini hazmetmeleridir. Eczaneler ve eczacılar layık oldukları statüye kavuşturulmalıdır. Avrupa veya ABD'de tüm eczaneler tek bir antibiyotik için bile reçete isterken bizim eczacılarımız (daha da vahimi kalfalar) hem tedavi önermekte hem de yeşil ya da kırmızı reçete değilse istenilen, ilaçları paket paket kolaylıkla reçetesiz vermektedir. Alkollü araba kullanma konusunda en ağır tedbirler alınmalıdır. Benim ülkemde cesaretle alkollü araba kullananlar ne hikmetse yurtdışında kedi gibi olmakta, kolonya bile sürmemektedir. Çünkü sistemden çekinirler ve bir ay alkol tedavi programına alınmak istemezler. Emniyet güçlerimizin hem eğitimi hem de maddi güçleri yine oluşturulacak kaynaklar ile düzeltilmelidir. Bu zor değildir; bağışlara ya da zengin işadamlarına gerek kalmadan devlet bu kaynağı aldığı trafik ve otomobil vergileri ile oluşturur. Ayrıca bu durum kaliteli emniyet mensubu gelişimini de sağlayacaktır. Hakim ve yargıçlar için ülkenin tüm kaynakları seferber edilmeli, davaların kısa sürede çözülmesi sağlanmalıdır. Adliyeler heybetli, suçlular için ürkütücü ve modern hale getirilmelidir. Böylece gençlerimiz uyuşturucudan uzak tutulabilecek ve bilinçleneceklerdir.


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!