Alt ıslatma  (enürezis)
Alt ıslatma (enürezis)

Klinik pratikte enürezis (enourin: Yunancada idrar yapmak) olarak da tanımlanan alt ıslatma; çocuğun gündüz ya da gece saatlerinde üzerini ya da yatağını ıslatması olarak tanımlanır. En az üç ay boyunca haftada en az iki defa olması ya da alt ıslatmanın çocukta ve ailede ciddi sıkıntı yaratması tedavi koşulu olarak kabul edilebilir.

Sadece gece saatlerinde olabilir, hem gece hem gündüz olabilir, sadece gündüz saatlerinde olabilir. Çocuğun tuvalet kontrolünü hiç başaramadığı durumlar primer (birincil) tip olarak kabul edilir. Eğer çocuk altı ay, bir yıl gibi bir süre tuvalet kontrolünü başarmış ve sonradan alt ıslatması başlamışsa sekonder (ikincil) tip olarak kabul edilir.

Primer tipte idrar kesesi (mesane) kontrolü hiçbir zaman kazanılmaz, bütün olguların yüzde seksenini oluşturur, genellikle geceleri yaşanır, çoklukla da genetik, biyolojik ve gelişimsel nedenlere bağlanır.
Sekonder tipte mesane kontrolü kazanılır ancak sonradan kaybedilir, bütün olguların yüzde yirmisini oluşturur, genellikle organik ve psikolojik nedenlere bağlanır.

Erkek çocuklarda kız çocuklardan iki kat daha fazla görülür. Beş yaşındaki çocukların beşte birinde, altı yaşındakilerin sekizde birinde, yedi yaşındakilerin onda birinde, on yaşındakilerin de yirmide birinde görülür.

NEDENLERİ

Alt ıslatmanın nedenleri çeşitlidir

- Genetik yatkınlık: Çocuğun birinci dereceden akrabalarının da çocukluğunda alt ıslatma (enürezis) öyküsü sıktır. Yapılan bazı araştırmalarda 12, 13 ve 22. kromozomlarda anormallikler saptanmıştır. Kesin genetik odak bulunmamışa da, enürezisli çocukların kabaca yüzde sekseninde aile öyküsü saptanır. Anne ve babadan bir tanesinde varsa çocuk için olasılık yüzde eli, ikisinde de varsa yüzde yetmiştir.

- Uyku ile ilgisi araştırılmıştır. Alt ıslatma en sık uykunun ilk üçte birlik diliminde ve derin uyku evresinde ortaya çıkar. Alt ıslatması olan çocukların uykudan uyanmalarının daha zor olduğunu, mesane dolgunluğunu hissetmediklerini ileri süren araştırma sonuçları ortaya konulmuştur. Adenoid hipertrofisi (geniz eti şişkinliği) uyku apnesine ve idrar kaçırmaya neden olabilir.

- İdrar yolları ve kesesi (mesane) yapısında anatomik ve fizyolojik problemler araştırılmış ve bu çocuklarda fonksiyonel mesane kapasitesinin (boşalma anındaki hacim) düştüğü, ayrıca mesanede detrusor kasının fonksiyonunda tutarsızlıklar olabildiği gösterilmiştir.

- Bazı durumlarda antidiüretik hormonun günlük salınım sürecinde anormallikler, idrar sodyum ve potasyum atılımında gün içi anormallikler, endojen arjinin vazopressin üretimi olabileceği öne sürülmüştür.

- Psikiyatrik etkenlerin rolü sekonder tip enüreziste daha fazladır ama primer tipte de çok görülür. Sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda ve kalabalık ailelerde, travma geçmişi olan çocuklarda enürezis sıklığı daha fazladır. Enürezis; çocuklarda görülebilecek depresyon, sosyal fobi, obsesif kompülsif bozukluk gibi birçok psikiyatrik hastalığın belirtilerinden bir tanesi olabilir. Tuvalet eğitiminin yetersiz olması, disiplinsizlik vb davranış problemleri de enürezis sıklığını arttırabilir.

- Diabetes mellitus ve insipidus, orak hücreli anemi, epilepsi, alkol, kahve, kola, aşırı soğuk hava, aşırı sıvı alımı, idrar yolunun bakteriyel ve mantar enfeksiyonları (sekonder tipin yüzde otuz nedeni), böbrek yetmezliği, nörojenik mesane, myelomeningosel, spinal kord tümörleri de enürezis nedenleri arasında sayılabilir.

TANI KOYMA

Öncelikle ayrıntılı bir anamnez (hasta öyküsü) alınır. Enürezisin primer veya sekonder tip mi olduğu, sıklığı ve yoğunluğu, kuru kalma periyodu, alınan sıvı miktarı, işeme pratikleri ve şekli, ayrıca beslenme rejimi, idrarda acıma, yanma, koku, sık idrara çıkma vb yakınmalar, başka davranış problemleri eşlik edip etmediği, genel ruhsal durumu, fizyolojik bir hastalığı olup olmadığı ve uygulanan tedaviler, çocuğun tuvalet eğitimi, ailenin probleme yaklaşımı öğrenilir.

Enürezisli çocukların fizik muayeneleri genellikle normaldir. Ancak kuşkulu durumlarda karın, kasık bölgesinin, genital organların ayrıntılı muayenesi ve nörolojik muayene yapılmalıdır.

Daha ileri incelemeler gerektiğinde bazı laboratuar taramaları yapılabilir. İdrar analizi, idrar kültürü, fonksiyonel mesane kapasitesi ölçümü, gaytada parazit incelemesi, lumbosakral grafi, ürodinamik değerlendirme, ultrasonografi, voiding sistoüretrogram, intravenöz pyelogram vb birçok inceleme yönteminden yararlanılabilir.

AYIRICI TANI

Enürezis genellikle monosemptomatiktir, yani tek başına görülür. Ama enürezise neden olabilecek bütün hastalıklar akla gelmeli ve gereken tanı araçlarına başvurulmalıdır.

Enürezis nedeni olabilecek fizyolojik hastalıklar ekarte edildikten sonra psikiyatrik açından da ayrıntılı değerlendirilmelidir.

Enürezis; çocuğun özgüveninin yıkan, gün boyu huzursuz eden, kaygı uyandıran bir durumdur. Seyrek olarak da çocuğun farkındalığı zayıf olur, çok umurunda olmaz. Enürezis genellikle tek başına görülür ancak depresyon, obsesif kompülsif bozukluk, zeka geriliği, sosyal fobi, selektif mutizm, özgül fobi (yalnız yatamama, kapalı alan korkusu vs) gibi birçok durumda da hastalığa eşlik eden belirtilerden birisi olarak görünebilir.

TEDAVİ

Enürezisin nedeni diabet, böbrek hastalığı vb fizyolojik hastalıklardan kaynaklanıyor ise, o hastalığa uygun tedavi ilgili branş hekimlerince yapılır.

Psikiyatri kliniklerinde enürezis tedavisi çok yönlüdür.

Öncelikli tedavi yaklaşımı davranışçı terapi teknikleri ile çocuğun ve ebeveynin motivasyonu ile tedavi işbirliğini arttırmaktır. Anne babalara; rencide etmeden, kararlı ve tutarlı bir yaklaşımla çocuğu kuru kalmaya özendirmeleri öğretilir. Çocuğun günlük su alımı, tuvalet eğitimi düzenlenir. Sıvı alımının kısıtlanmasının mutlak yararı gösterilmemiştir ancak günlük sıvı ihtiyacının büyük kısmı gündüz saatlerine aktarılarak gece işemeleri azaltılabilir. Islatma saatinden kısa bir süre önce tuvalete kaldırılarak, çocuğun kuru kalkması, kuru kalktığı günlerin ödüllendirilmesiyle de alt ıslatmadan kalktığı günlerin arttırılması sağlanabilir.

Enürezis tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlar vardır ve yararlılığı çok yüksektir. En sık kullanılan imipramin adlı ilacın etki mekanizması bilinmez, sodyum ve potasyum atılımını azaltarak idrar çıkışını ve ozmolal klirensi azalttığına inanılır ve etkinliği yüksektir. Sık kullanılan diğer bir ilaç desmopressin olarak bilinir, gece idrar miktarını azaltır. Daha az sıklıkta olmak üzere prostoglandin sentez inhibitörleri, mesterolone, antikolinerjik kalsiyum antagonisti, karbamazepin, oksibutirin hidroklorid gibi ilaçlar da sınırlı yararları ile kullanılmıştır.

Çocuğun; idrar kesesini (mesanesini) daha iyi kontrol etmesini öğretmek amacıyla çeşitli egzersizler önerilmektedir. Gündüz saatlerinde idrar yapmanın olabildiğince geciktirilmesi, idrar yapılırken mesanenin birkaç defada boşaltılması gibi davranışlar öğretilir.

Çocuk altını ıslattığında alarma vererek uyandıran alarm cihazları, yararlılığı yüksek olmasına rağmen çok yaygınlaşmayan tedavilerden bir tanesidir.

Hipnoz, akupunktur gibi bazı tedaviler de sınırlı yararlanılma kullanılagelmiştir.

Uzm Dr Ahmet Çevikaslan

Çocuk Ve Ergen Psikiyatr


Antalya Çocuk Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!