Alternatif tıp
Alternatif tıp

Alternatif tıp: Bu sözü ne zaman duysam tüylerim diken diken oluyor hep. Neden mi? Gelin birlikte bakalım:

Trafik tıkalı ve bir yere yetişmeniz lazım. Beyniniz hemen sizi hedefe hızla ulaştıracak farklı alternatif yollar aramaya başlar. Birine girersiniz bu yolların ve bir sonuca ulaşırsınız. Gideceğiniz yere belki daha erken varırsınız ki zaten hayal edilen de budur ama belki de daha geç ulaşırsınız veya yolda kaybolup hiç ulaşamayabilirsiniz. Ancak tıp böyle bir benzetmeyle açıklayabilecek bir yol değildir. Zira tıbbın yani bilimin alternatifi yoktur. Varsa eğer bir alternatifi, o yine bilimdir, tıptır. Bitkisel ürünleri kullanarak tedavi olmak, bazı ülkelerde gelenekselleşmiş yani binlerce yıldır uygulanmakta olan bazı yöntemlerle şifa bulmak tıbbın ve bilimin alternatifi olamaz.

Bilim bir bitkide tedavi edici bir maddenin olabileceğini asla reddetmez. Ancak bilim, bitkiyi oluşturan binlerce farklı kimyasal maddenin içinden hangisinin bu etkiyi yaptığını araştırır ve o maddeyi bulur. Sonra da sadece o maddeden oluşan ilacı kullanıma sunar. Peki alternatif diye hayal edip bitkinin tamamını kaynatıp içmekle aynı şeyi yapmış olmaz mıyız? Pek sayılmaz, neden mi? Çünkü o bitkinin içinde bulunan tedavi edici maddenin yanı sıra, ne etkiler yapacağını bilemediğimiz yüzlerce hatta binlerce farklı kimyasalı da beraberinde almış oluruz. Bitkinin içinde bulunan diğer maddeler istenen etkinin tam tersini yapıyor olabilir, bu durumda herhangi bir etkinin oluşmasını beklemek hayal olur. Ya da daha kötüsü vücutta başka bir işlevi kötü yönde etkileyip kullanan kişiye zarar da veriyor olabilir. Sanırım bu da trafik tıkandı diye başka bir yola sapıp orada daha beteriyle karşılaşmak gibi bir durum oluyor. Bu asla bilimin kullanacağı bir yöntem değildir.

İlaç veya diğer bilimsel tedavilerin henüz keşfedilmediği binlerce yıl öncesinde insanların geleneksel olarak geliştirmiş oldukları bazı yöntemler de tıbbın alternatifi değildir. Hele hele bu "alternatiflerin" bizim gibi, bu tür yöntemleri bilmeyen kültürlere, mucize yöntemmiş gibi sunulmasını asla kabul edemiyorum. Madem Çin'de binlerce yıldır kullanılan böyle bir mucizevi yöntem vardı neden Çin'de insan ömrü hala 500 yıl değil? sorusu hemen aklıma geliverir.

Bu tür konular tartışıldığında hep şu ikilem aklımı kurcalar: Bir yazar bir kitap yazmıştır, adı da "10 derste zengin olma sanatı" gibi birşeydir. Okumuşsunuzdur veya görmüşsünüzdür buna benzer kitapları bir yerlerde. Neden zengin olma yöntemini para karşılığı satsın ki bir insan? Doğruysa söyledikleri o zaman, o yöntemi kendisi uygulasın ve zengin olsun, bu kitabı da para karşılığında satmak zorunda kalmasın. Eğer parayla satıyorsa, o zaman daha tam zengin olamamıştır hala, e o zaman da söylediği ya da iddia ettiği şeyler doğru değildir.

Aynı durum bu "alternatif tıp" olarak sunulan yöntemlerde de var. Herşeye iyi geldiği söylenen bitkiler varsa, neden o zaman hala bu hastalıklar devam ediyor diye düşünebiliriz. Eğer gerçekten iddia edildiği kadar etkili olsalardı, zaten bunu herkes kullanıyor olmaz mıydı (bilimsel çevreler de dahil)?

"Alternatif" yöntemlerin hiç mi yararı yoktur hocam? Ya da bizim komşu kullandı turp gibi oldu, buna ne diyorsunuz? gibi soruların aklınızdan geçtiğini biliyorum. Bu yöntemlerin uygulanması veya kullanılmasıyla ortaya etki çıkar mı? Evet çıkar, ya da çıkabilir. Peki bu nedir, o zaman? Bu plasebo (boş ilaç) etkisidir. Bilimsel araştırmalarda bir ilacın etkisinin gerçekten var olduğunu göstermek için o araştırmada bir de ilaç almayan grup kullanılır. İlaç almayan dediğim gerçek ilaç almayan. Ama bakarsanız o gruptakiler de aynı tableti yutar, yani ilaç aldığını zanneder. Ama o tablette ilaç değil sadece nişasta vardır. Ve inanın o nişasta tableti alan grupta da (belli bir oranda) hem etki, hem de yan etkiler görülür. Bazı hastalıklarda veya şiakyetlerde (örn. baş ağrısı) bu plasebo etkisi % 30'lara kadar ulaşır. Yani başı ağrıyan 100 kişiye nişastadan oluşmuş bir tablet verin o grupta en az 30 kişinin ağrısı kesilecektir. Hatta ilacı verirken de "bu bilmem nereden gelmiş çok kuvvetli bir ilaç" derseniz daha çok kişinin ağrısının geçeceğinden emin olabilirsiniz. Yani aslında anladınız siz onu, bitkisel ürün kullandım şekerim düştü, ayurveda yaptırdım ruhum temizlendi, reikiye gittim çocuk sahibi oldum gibi duyduğunuz şeyler plasebo etkisinden öte bir şey değildir.

Üstelik "nedense" bunlar asla ucuz veya bila bedel yöntemler değildir. Çünkü cebinizden çıkan onlarca hatta yüzlerce lira sizde plasebo etkisinin oluşmasını sağlayan en önemli etkendir. Çünkü beyniniz o yönteme inanıp da hiçbir etkisinin olmadığını ve kandırıldığınızı kabul etmek istemez, yani en azından bir süre geçene kadar. Ağrı kesici olarak nişasta verirken yanında bir de “bu ilaç bilmem nerden gelen çok kuvvetli ilaç” sözünün plasebo etkisini artırması gibi bir durum yani bu yönteme tomarla para kaptırmak. Ama bir veya birkaç kez denedikten sonra eninde sonunda hiçbir işe yaramadığını anlarsınız ve bir daha bu yönteme bulaşmazsınız. Ama beyniniz yine size oyun oynar ve asla “kandırıldığınıza” inanmaz.

Bu yöntem sadece uygulayanlarına, pazarlayanlarına, satıcılarına veya üreticilerine “iyi” gelir ama size en iyi olasılıkla hiçbir şey yapmaz. Kötü olasılıklar içinde ise ölüme kadar varabilen olaylar dizisi bulunur.

Kısacası tıbbın alternatifi yoktur, varsa bile o yine tıbbın kendisidir. İnsanın içinde “inanma”, “hayal etme”, “umut etme” gibi hisler oldukça bunları suiistimal edecek şarlatanlar da her daim olacaktır. Hem de çok değişik görünümlerde ve çok farklı yöntemlerle karşımıza çıkmaya devam edeceklerdir.


İstanbul Farmakolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!