Günümüzde doğru anne babalıkla ilgili birçok şey yazılıp çiziliyor. Ebeveynler de haliyle “Çocuğuma doğru davranıyor muyum?”, “İyi bir anne miyim?”, “Babalık vasıflarımı yerine getirebiliyor muyum?” gibi türlü düşünceyle birlikte daha çok kaygılanmaya başlıyorlar. Zaten kendi kişisel problemleri ve eş olarak aralarında çözemedikleri konular varken, bir de bunun üstüne çocuğun psikolojisini düşünmek işleri iyice zorlaştırıyor olabilir. Eşler her zaman anlaşamaz. Bazen kavga eder, bazen uzun uzun bir konuyu tartışırlar, bazen de birbirlerine küsüp tüm günü suskun bir şekilde geçirebilirler. Sizi olumsuz etkileyen bu durumların çocuğunuz üzerinde kötü bir etkisi olmasını istemiyorsanız dikkat edebileceğiniz birkaç basit kural var. İşte bu kurallara dikkat ederek çocuğunuzun ruh sağlığını koruyabilir ya da olumsuzluklardan etkilenme düzeyini minimum düzeye çekebilirsiniz.

1. Yıkıcı Tartışmaları Çocuğunuzun Önünde Yapmayın

Senin ve eşinin arasında gerçekleşen tartışmalardan çocuğunu koruyabilmen çok önemlidir. İki ebeveyn arasındaki sözel şiddet çocuğu oldukça olumsuz etkileyebilir. Bu sözel saldırılara şunlar örnek gösterilebilir:

- Haykırmak, çığlık atmak, sertçe eleştirmek

- Alay etmek için isim takmak, suçlamak, alay etmek, iğneleyici konuşmak

- Düşmanca ve agresif yüz ifadeleri, gözdağı vermek, zarar vermeye yönelik tehdit etmek vb.

Bu tür sözel saldırılara sadece yüz yüzeyken dikkat etmek yeterli olmayabilir. Telefonla konuşurken yapacağınız tartışmalar da çocuk tarafından duyulabilir ve hissedilebilir.

Çocuk elbette anne babanın birbirlerine fiziksel olarak saldırdığı veya zarar verdiği hiçbir sahneye de tanıklık etmemelidir. Bunlar:

- Eşyaları fırlatmak ya da eşyalara zarar vermek

- Elle birbirlerinin yüzünü veya kolunu sıkıca tutmak,

- İtip kakışmak, tokat atmak, yumruk atmak, tekme atmak vb. şeklinde sıralanabilir.

Çocuğun tüm bunlara maruz kalması onun için oldukça yıkıcı olabilir. Bu yüzden, çocuğun olduğu ya da duyabileceği mesafede bulunduğu durumlarda, ebeveynlerin kendilerini dizginleyebilmesi ve duygularını kontrol altına alabilmesi bir zorunluluktur. Bu çok zor bir görev olarak gözükebilir ve bazen profesyonel yardım gerektirebilir (Bknz. 8. Madde). İki yetişkin için hassas ve zorlayıcı olan konular ya sadece ikisinin olabileceği özel bir yerde konuşulmalıdır ya da danışman/terapist, arabulucu veya gerekliyse avukat önünde çözülmelidir.

2. Sağlıklı İletişim Becerilerini Öğrenin ve Uygulayın

iki insan arasında farklı fikirlerin olması gayet doğaldır. Ancak bunlar sağlıklı iletişim kanalları kullanılmadan tartışıldığında yarardan çok zarar vermektedir, hem size hem de çocuğunuza. Birçok kaynakta sağlıklı iletişim becerileri ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

- Düşüncelerini ve duygularını yapıcı bir şekilde ifade etmek

- Aktif dinlemek

- Problem çözme odaklı olmak

- Uyuşmazlığın çözümü ve uzlaşmaya varmak gibi...

İletişim stilinize bu tür yenilikler getirdiğinizde çocuğunuz için iyi bir rol model de olmuş olacaksınız. Böylelikle, sayenizde hem daha sağlıklı iletişimin nasıl olabileceğini hem de tartışma ve problemlerin nasıl çözüme kavuşturulabileceğini çocuğunuz sizden öğrenmiş olacaktır. Yeni stratejiler aynı zamanda ailenizdeki duygusal tonu da değiştirir; düşmanlık ve kavga tonundan saygı ve dayanışma tonuna geçmiş olursunuz.

Ayrıca unutmayın ki, siz bu tonda olmazsanız ve anne baba olarak bu stratejileri kullanmazsanız, çocuğunuzun sağlıklı iletişim yeteneklerini kazanması da oldukça zor olacaktır.

3. Çocuğunuza ‘Biraz’ Bilgi Verin

Siz eşinizle tartıştığınızda, çocuğunuz da annesi ve babası arasında neler olduğuyla ilgili bilgi edinmeye ihtiyaç duyar. Bu zamanlarda çocuğunuza dürüst davranmanız en iyisi olacaktır. Dürüstlükten kasıt her şeyi açık açık ve uzun bir şekilde anlatmanız demek değildir. Çocuğunuz sizin gibi bir yetişkin değildir. Bu yüzden ona anlattıklarınızın özetleyici ve güven verici bir tonda olması önemlidir. Gereksiz ayrıntılardan da muhakkak uzak durmalısınız. Babasısının ve annesinin aralarında çözmesi gereken bir durum olduğunu, üzerinde düşündükleri yeni bir şeyin olduğunu veya anlaşamadıkları bir şey vardı ama şuan onu çözüyor oldukları hakkında kısa bir bilgi vermek çocuklara yetecektir.

Ayrıca bu tür tartışmalardan sonra annenin de babanın da çocuğa onu çok sevdiklerini belirtmesi çocuk için çok rahatlatıcı olacaktır. Çünkü özellikle de küçük yaştaki çocuklar egosentriktir (benmerkezcil). Bu şu demek oluyor; Benmerkezcil çocuklar her şeyin sorumlusunun kendi olduğunu düşünürler. Anne baba arasındaki kavganın suçlusuolarak kendilerini görmeye çok meyillidirler. Konu onlarla alakalı olsun ya da olmasın bu durum çocuğa onun anlayabileceği bir şekilde somut kavramlarla açıklanmalıdır. Bu durum üzerinde onun hiçbir suçu olmadığı, anne ile babanın halledeceği bir şey olduğu çocuğa belirtilmelidir. Aksi takdirde çocuğunuz psikolojik olarak büyük stres altında olacaktır.

4. Çocuğunuzun Önünde Diğer Ebeveyni Eleştirmeyin

Çocuklar kolaylıkla kendi anne babaları hakkında şikayette veya eleştiride bulunabilirler. Ancak kendisinden başkasının (Bu annesi ya da babası olarak siz olsanız dahi) ebeveynlerinden birine eleştiride bulunması onları duygusal olarak çok zorlayacaktır.

Çocuklar bir şekilde her iki ebeveyniyle de özdeşleşeceği bir yan bulur ve onların ikisini de sevdiği için kesinlikle kendini suçlu hissetmemelidir. Aynı zamanda, ebeveynlerden biri diğer ebeveyn hakkında bir eleştiride bulunduğunda çocuk bunu, bilinçli ya da bilinçdışı olarak, kendisine yapılmışkişisel bir saldırı olarak da algılayabilir. Çünkü kendisiyle özdeşleştirdiği ebeveyni ve davranışıyla ilgili bir eleştiri yapılıyordur. Bu eleştiri de o yüzden çocuk ile diğer ebeveynin ilişkisini değil, çocuğun öz-güvenini zayıflatacak bir eleştiri olacaktır.

Çoğu zaman çocuğun sağlıklı gelişimi için ortak ebeveyn tutumu savunulsa da, eşlerin birbirinden farklı davranışları ve çocuğun eğitimi hakkındaki inançlarının birebir aynıolmaması doğal karşılanmalıdır. Özellikle anne babanın birbiri arasındaki farklılıkları saygı ile karşılaması aynı şekilde, çocuğun empati yeteneğine ve kendisinden farklı düşünen insanlara da saygı duyabilmesine katkı sağlayacaktır.

Tekrar hatırlatmakta fayda var; çocuğa karşı, ya da çocuğun önündeyken birine karşı veya telefonda konuşurken (çocuk görünürde olmasa dahi) eleştirel konuşmalarınıza dikkat edin. Çocuk bunları duyabilir ve sizin hiç ummadığınız bir şekilde yorumlayabilir. Kafasının içinde nasıl bir yorum oluşacağından emin olamayacağınız için en iyisi bu eleştirileri çocuğun hiçbir şekilde duymuyor olmasıdır.

5. Çocuğunuzun Taraf Tutmasına İzin Vermeyin

Çocuğunuz hiçbir şekilde taraf tutmaya zorlanmamalıdır ya da teşvik edilmemelidir. Hatta ebeveynlerinden biriyle empati kurması için bile zorlanmamalıdır. Çocuk bu taraf tutma işiniebeveyninden onay almak için yapabilir. Ancak uzun vadede bu durum aile yapısına zarar verebilecek, çocukta diğer ebeveyni terk ettiği hissiyle suçluluk duygusu ya da diğer ebeveyne karşı düşmanlık bile oluşturabilecektir.

6. Çocuğunuzu Sırdaş Edinmeyin

Diğer ebeveyne öfkeliyken çocuğunuza yaslanmak ve ondan destek almak çok cezp edici gelebilir. Lütfen içinizdeki bu isteğe karşı koymaya çalışın. Çocuğunuz her ne kadar bunlardan etkilenmiyor ya da sizinle bunları konuşmaktan keyif alıyor ve mutlu gibi gözüküyor olsa dahi bu durumun uzun vadede çocuk üzerinde olumsuz etkileri olabilir.

Unutmayın; çocuğunuz değil, siz yetişkinsiniz ve yetişkinlere özgü problemlerle siz ilgilenmelisiniz. Ancak bunu tek başına değil, bir arkadaşla, akrabayla ya da profesyonel birinden yardım alarak yapmanız daha doğru olacaktır. Eğer çocuğunuz bir yetişkin ya da arkadaş gibi davranıyorsa, hatta evde ikinci ebeveyn rolünü üstlenmişse daha çok dikkat etmenizde fayda var. Çünkü çocuklar her zaman çocuk olmaya ihtiyaç duyarlar.

7. Çocuğunuza Öfkesini Yönetmesinde Yardımcı Olun

Siz ebeveynleri olarak sürekli çocuğun önünde tartışıyor, hatta birbirinize karşı fiziksel saldırılarda bulunuyorsanız, evinizin içinde agresif ve saldırgan davranışlar artık normal karşılanıyor demektir. Bu yazıyı okuyan bir anne ya da baba olarak hiçbirinizin çocuğunuza vermek istediği mesajın bu olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden çocuğunuza öfkesini kontrol altına alabilmesi ve duygularını uygun bir şekilde ifade edilmesi adına uygun stratejiler öğreterek yardımcı olabilirsiniz. Bunun için ise internetteki kaynaklardan veya kitaplardan yararlanabilirsiniz.

8. Profesyonel Yardım İsteyin

Eşler arası çatışmalar hem size hem de çocuğunuza büyük zararlar verebilir. Yetişkinler problemlerin üstesinden gelmek için bazen daha zararlı yollara da başvurabilmektedirler; alkol ya da uyuşturucu kullanmak veya başka bir partnere yönelmek gibi. Yaşanan tüm bu olumsuzluklar sırasında kişinin hem fiziksel hem de zihinsel sağlığına dikkat etmesi oldukça önemlidir. Bireyler olayların getirdiği duygusal stres ve depresif duygularla tek başına baş etmeye çalıştıklarında yaçok zorlandıkları ya da daha yıkıcı yolları tercih ettikleri gözlemlenmiştir. Bu yüzden hem kadının hem de erkeğin yalnız kalmaması, etrafındaki arkadaş, aile ya da hobi gibi ona iyi gelecek kaynakların arttırılması büyük önem taşımaktadır.

Bununla birlikte, eşler birlikte ya da ayrı olarak uzman birinden psikolojik danışmanlık alabilirler. Hatta çocukları içinde bir pedagogla ya da çocuk psikoloğu ile görüşmeleri tavsiye edilebilir. Tüm bunlar huzursuz ev ortamını dindirmeye ve iyileştirmeye yetmiyorsa, eşler bu hayattakiyollarını ayırmayı da düşünebilirler. Çünkü unutulmamalıdır ki; kavga ve çatışmayla dolu bir evliliğin çocuk üzerindeki olumsuz etkileri boşanmış anne babayla büyümekten çok daha yoğun ve yıpratıcı olabilmektedir.

Saygı ve sevgi dolu ilişkiler içinde kendinizi görmeniz dileğiyle :)


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!