ANNE BABA TUTUMLARIN ÇOCUK GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİSİ

AİLE KAVRAMI VE ÖNEMİ

Okul öncesi dönem çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi sağlaması açısından önemli bir dönemdir. Bireyin doğumdan ölümüne kadar olan süreçte temel davranış ve tutumlarının gelişmesinde en önemli birim ailedir. Çocuğun anne ve babasından aldığı ilk etkileşimler onun ileride nasıl bir birey olacağının göstergesidir. Aile ortamı okul öncesi dönemde çocukların kendilerini en rahat hissettikleri ve en özel alanlarıdır. Okul öncesi dönemde çocukların zihinsel gelişimleri hızla gerçekleştiği için çocuk kendisine ne verilirse onu hızla algılayıp hayatına geçirir bu anlamda aile ortamında çocukla yeterince ilgilenilmesi, istek ve beklentilerine doğru yanıtlar verilmesi ve sağlıklı bir iletişim kurulabilmesi önemlidir.

Gordon’a (1993) göre; anne babanın çocuk üzerindeki etki alanı çok geniştir. Bir bakıma, anne babalar, 0-6 yaş döneminde hem çocuklarının tüm gereksinimlerini yerine getirmede en yakınında olan kişiler, dolayısıyla ihtiyaçlarını karşılayanlar; hem de onların yetişmesinde etkili olan ilk öğretmenleridirler. İnsan kişiliğinin gelişimsel temellerinin 0-6 yaş döneminde atıldığı göz önüne alındığında; eğitsel kimliğin belirlenmesinde, anne baba rolünün önemi daha da iyi anlaşılmış olur. Çocuğun aile içerisinde edindiği statü, kazandığı değer ve geliştirdiği kimlik; onun giderek toplum içerisinde kazanacağı kimliğin, statünün ve değerin belirleyicisi olmaktadır.

İlk çocukluk yıllarında temel eğitim ailenin çocuğuna verdiği eğitimdir. Çocuğun kalıtsal olarak getirdiği bir takım özelliklerinin yanında aile ve çevresinden kazandığı bir takım özellikleri onun kişiliğin oluşmasında etkilidir.

Çocuğun sağlıklı bir kişilik geliştirmesinde ve içinde bulunduğu çevreye uyum sağlamasında, anne-baba-çocuk ilişkilerinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır (Çağdaş ve Seçer, 2006). Aile içinde anne baba tutumlarının çocuğun sosyal ve psikolojik gelişiminde etkisi oldukça büyüktür. Anne baba tutumlarının ayrıca vicdan ve ahlak gelişiminde etkisi oldukça büyüktür. Çocuğun kişilik yapısının oluşumunda temel de anne baba tutumları yatar. Çünkü çocuk anne ve babasının taklit ederek ya da model alarak nasıl davranması gerektiğini öğrenir ve her tutumunu davranış olarak öğrendiği şekilde yansıtır. Örneğin anne ya da babası öfkeli tutum sergiliyorsa çocuk da benzer durumlarda kaldığında o da öfkeli tutum sergiler.

Maccoby (2002) belirttiği gibi, anne ve babalar, çocuklarının sosyalleşme sürecinde “tek” kaynak olmamakla beraber, bu süreçte en temel faktör olarak görülmektedirler. Çünkü çocuğun kişilik özelliklerini, sosyal uyum ve sosyal becerilerini, ayrıca değerlerini edindiği yaşamının bu ilk döneminde ilk etkileşim, ailede başlamaktadır.

Bu nedenle çocuğun temel gelişim süreçlerinde anne babamın tutum ve davranışları önemlidir.

ANNE VE BABA TUTUMLARI

Tutumlar gözle görülmese bile davranışlar olarak karşımıza çıkarlar. Anne ve babanın çocuğuna gösterdiği tutumlar çocuğun fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak gelişiminde önemli bir yere sahiptir.

Güngör (2002) ebeveynlerin kendi anne-babalarından öğrendiği davranış kalıpları, yaşadıkları çevre, eğitim durumları vb. etmenlerle beraber kendi kişilik özelliklerinin de çocuk yetiştirme tutumlarını etkilediğini ifade etmiştir.

Aileler çocuk yetiştirirken tamamen farkında olmadan kendi anne babalarının onlara olan yaklaşımlarını benimseyecekleri gibi kendi çocukluk yaşantısında gördüğü tutumların zıttı olacak şekilde de çocuklarına davranabilirler.

Anne baba tutumları birçok farklı araştırmacı tarafından ele alınmış ve önemi vurgulanmıştır. Yavuzer (2008) yaygın olarak görülen tutumları aşırı koruma, hoşgörü sahibi olma, aşırı hoşgörülü olma, reddetme, kabul etme, aşırı düşkünlük, çocuklara boğun eğme ve baskı altında bulundu. Yörükoğlu (1978) anne baba tutum ve davranışlarını; sıkı tutum, gevşek tutum, tutarsız tutum ve demokratik tutum olarak ele almıştır. Baumrind (1966), alana yeni bir bakış açısı getirmiş ve tutumların altında yatan duygu ve davranış kalıplarını birlikte incelemiştir. Baumrind (1966) da anne babanın çocuk yetiştirme stilleri; izin verici(aşırı hoşgörülü) tutum, baskıcı(otoriter) tutum ve demokratik (ılımlı-otoriter) tutum olmak üzere modellemiştir.

Tüm bu araştırmalar sonucunda anne ve baba tutumları 8 farklı tutum olarak karşımıza çıkmaktadır.

1)Demokratik Tutum:

Bu tutumu benimseyen anne babalar adından da anlaşılacağı üzere demokratik kararlar veren, çocuklarının seçimlerine önem veren, onun bireyselliğini ön planda tutan anne babalardır. Çocuklarına değer verirler ve onların özerk bireyler olması için çalışırlar. Bu tutuma sahip anne babalar çocuklarının aile ve toplumda uymaları gereken kuralları nedenleri ile beraber çocuklarına anlatırlar ve herhangi bir aksi durumda neden öyle davranması gerektiğini çocuklarına öğretirler.

Böyle bir ailede çocuklar küçük yaştan itibaren sorumluluk almaya hazır hale getirilir, onlara iş başarmanın zevki tattırılır. Başarısızlıklar yerine başarılar öne çıkarılır. Yapılması gereken davranışlar öğüt yerine model olunarak çocuğa gösterilir.

Bu sebeple demokratik anababa tutumu ile yetiştirilen çocukların kendine ve çevresine saygılı, sınırlarını bilen, yaratıcı, aktif, girişken ve yaratıcı ilişkiler kurabilen, özgüveni yüksek, hoşgörülü, açık fikirli, toplumsal ve uyumlu bir birey olarak yetiştiği belirtilmiştir (Yılmazer, 2007).

Dış denetim yerine iç denetime gelişir. Davranışlarını kontrol etmede dışarıdan yönlendirmeye ihtiyaçları yoktur. Çocukluktan itibaren davranışlarının sonucuna katlanma ve sorumluluk alma öğretildiğinden dolayı denetime ihtiyaç duymadan kendilerini kontrol edebilirler.

2)İlgisiz (Serbest) Anne Baba Tutumu

İlgisiz tutumla çocuklarına yaklaşan anne babalar sorumluluk almayan anne babalardır. Bu tutumdaki anne babalar çocuk yetiştirme de isteksiz bir tutum sergilerler. Bu tutumdaki anne babalar çocuklarından ziyade daha çok kendi hayatlarına odaklanmışlardır ve çocukları ile ilgili olan süreçler de genelde dışarıdan bakmaktadırlar.

Bu gruba giren anne babalar için çocuğun gelişimi önemli değildir. Çocuklarını kontrol etmede yetersizdir. Açık bir umursamazlık yansıtırlar. Bu aile ortamında anne baba çocuk üçgeninde iletişimsel sorunlar söz konusudur. Anne baba çocuğunu umursamadığı ve ihmal ettiği için çocuk anne babasına öfke duyabilir. Böyle bir aile ortamında yetişen çocuklar insan ilişkilerin de ve toplumsallaşma sürecinde öfkeli ve saldırgan tutum benimseyebilir. Kendisine ve çevresine karşı özgüven sorunu yaşayan, içine kapanık ve kendi dünyasında yaşayan bir çocuk olabileceği gibi tersine iletişim sorunları yaşayan ve öfkeli bir birey olarak da yetişebilir.

3)Baskıcı(Otoriter) Anne Baba Tutumu

Bu tutumda çocuk bir birey olarak görülmez onun kararları önemsizdir aynı bir robot gibi anne ve babası çocuğun nasıl davranması gerektiğini önceden belirler ve ona uygun davranmasını isterler. Katı bir disiplin anlayışı vardır, kurallar önceden konur ve ona uyulması istenir. Onlar için esas olan anne ve babaya itaattir. Çocuk anne ve babasının kendisini eleştirmesinden korkar ve siner. İletişim tek yönlüdür, kurallar anne baba tarafından konmuştur ancak o kuralların nedenleri çocuğa açıklanmaz.

Bol eleştiri, azar, aşağılama ve şiddet vardır. Çocuğa karşı takınılan tavır soğuk, anlayışsız ve kırıcıdır (Yörükoğlu, 1990). Bu çocukların akran ilişkilerinde başarısız oldukları gözlenmiştir. İlerleyen yıllarda ana babadan bağımsız, özerk bir kişilik geliştirmede çok zorlanmaktadırlar (Bayraktar, 1998).

Baskı altında yetişen bu çocuklar da sessiz, çekingen, başkasının etkisinde kolayca kalabilen ve bağımlı çocuklar yetişebilir. Değersizlik duyguları ile beslendikleri için özgüveni zayıf ve hayata korku ile bakan çocuklar yetişir.

4)Aşırı Korumacı Anne Baba Tutumu

Korumacı anne babalar çocuklarına olduğundan fazla ilgi gösterirler. Çocuğun tek başına herhangi bir sorumluluk almasına izin vermezler. Öyle ki kendi başına üstünü giyebilen ve yemeğini yiyen bir çocuğa bile bir bebek muamelesi yaparak kendileri yedirir ve giydirirler (Yörükoğlu,1990). Bu özveri karşısında da çocuktan ezici isteklerde bulunma hakkı elde ettiklerini, çocuktan bu özveriyi anlamasını beklerler (Yavuzer, 1998).Kendi kural ve sınırlarına çocuklarını uydurmaya çalışırlar. Böyle bir aile ortamında yetişen çocuk sorumluluklarını alamayan, kendi başına hareket edemeyen bir çocuk haline gelir. Bu çocuklar yaşam boyu birine bağımlı olarak yetişirler.

5) Aşırı Hoşgörülü Anne Baba Tutumu

Bu tutuma sahip anne babalar çocuğa karşı düşük denetim ve aşırı kabul sergilerler. Yani ne derlerse kabul ederler ve her istediklerini yapmalarına izin verirler. Ailenin odak noktasında çocuk vardır ve çocuk aileyi yönetmektedir. Bu çocuklar disiplinsiz, sınırlarını çizemeyen, nerede ne yapacaklarını bilemeyen, söz dinlemeyen çocuklar olarak yaşama başlarlar (Öz, 2004; Cüceloğlu, 1993).

Aile hayatında her istediğini yapmaya alışan bu çocuklar sosyal yaşantı da buna uygun davranmaya çalışırlar ancak bocalarlar. Bu da onların sosyal çevreden dışlanması ile sonuçlanır.

6) Reddedici Anne Baba Tutumu

Bu tutumu benimsemiş anne babalar çocuklarını ruhsal ve fiziksel olarak istemezler genellikle istenmeyen gebelik ya da evliliği kurtarmak için dünyaya gelmiş çocuklardır. Böyle bir ortamda dünyaya gelen çocuk, gelecekte yardım duygusundan uzak, sinirli, duygusal kırıkları olan, korkak, diğerlerine özellikle kendinden küçüklere karşı düşmanca duygulara sahip bir birey olabilir (Yavuzer, 2008).

7) Dengesiz Anne Baba Tutumu

Bu aile ortamında anne babanın çocuğa olan davranışlarında tutarsızlık egemendir. Anne baba bir gün kızdıklarına bir başka gün farklı tepki vermekte ya da hiç tepki vermemektedir. Bu durum anne baba arasında da çocuk yetiştirme noktasında çatışmalı bir iletişime neden olmaktadır.

Sonuç olarak; sağlıklı ve hayata güvenle bakabilen ve kendi kendine yetebilen çocuklar yetiştirmenin en temel yolu çocuğumuzu sağlıklı bir aile ortamında ve doğru iletişim modelleri ile bir arada tutarak yetiştirmektir. Birbirinden farklı anne baba tutumları ile çocuğumuza yaklaşırız yukarıda bahsettiğimiz modellerden birini benimseyebildiğimiz gibi bir kaçından da çeşitli parçalar alarak çocuğumuza yaklaşabiliriz.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!