Aort damarı kalpten çıktıktan sonra boyuna doğru ilerler, bu ilk bölümün adı “çıkan aort”tur. Aort kökünde çapı 3.5 cm, çıkan aortun çapı ise 3 cm dir. Herhangi bir segmentte, beklenen çapın en az % 50’si kadar, lokal ve kalıcı genişlemeye anevrizma diyoruz. Olguların çoğunda belirti olmayabilir. Şikayetler varsa bunların başında göğüs ağrısı, sırt ağrısı ve nefes darlığı gelir. Çoğu hastanın hikayesinde hipertansiyon öyküsü vardır. Aort’un genişlemesi veya duvarının zayıflaması iki tehlikeli durum ile sonuçlanır. Birincisi içindeki basınca dayanamayarak Aortun en zayıf yerinden yırtılmasıdır. Buna rüptür diyoruz. Diğer tehlike ise zayıflamış Aort duvarının bir tabakasında oluşan bir iç yırtıkla kanın bu tabakaların arasına girmesi sonucu Aort’un tek bir boru şeklindeki özelliğini yitirerek kanın birden fazla kanalda yol almasıdır. Bu tehlikeli duruma da “diseksiyon” adını veriyoruz. Anevrizmalar zamanında tanı konularak uygun şekilde tedavi edilmediği takdirde çok ciddi bir hayati tehlike oluştururlar. Çıkan Aort 5,5 cm çapına erişmiş ise veya çıkan Aort’un çapı son 6 ayda 5 mm artmış ise ve çıkan Aort 5 cm iken kan basıncı inişli-çıkışlı olup durum medikal tedavi ile kontrol edilemiyorsa mutlaka müdahale gerekir. Tedavi sonuçları yüz güldürücüdür.


Ankara Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!