Vücut için doğal, fizyolojik bir olay olan terleme sayesinde vücut ısımız dengelenirken zararlı maddelerinde dışarı atılması sağlanmış olur. Ter ayrıca doğal bir nemlendiricidir. Vücudun kendini soğutmak için günde 4-5 kez terlemesi normal olarak kabul edilir. Bu fizyolojik terleme dışında ortaya çıkan aşırı terleme olayına "hiperhidrosis" adı verilir. Nedenli ya da nedensiz aşırı terleme kişinin yaşamını olumsuz etkilemekte bireyin sosyal yaşamda ve iş ortamında kendisini kötü hissetmesine neden olmaktadır.

El terlemesi en sıkıntılı bölgesel aşırı terleme şekli olup, çoğu zaman kişinin diğer insanlar ile el temasını kesmesine neden olmaktadır. Ayak terlemesi en sık gözlenen 2. aşırı terleme şekli olup sıklıkla el terlemesi ile birliktedir. Koltuk altı terlemesinde ıslak elbiselerin oluşturduğu hoş olmayan görüntü yanında kişide kötü koku da olabilir. Yüz terlemesi de stres ve kaygı ile daha da artar.

Tedavi öncesi terlemenin nedenlerinin araştırmak gerekir

Kişide kilo probleminin olup olmadığı, şeker hastalığı, hipo ya da hipertroidi olup olmadığı, alkol bırakma donemi, psikiyatrik hastalıklar olup olmadığı, aşırı nikotin kullanımı ve aşırı kafein alımı, gebelik, menopoz ve kalp hastalıklarının varlığı, parkinson ve bazı omurilik hastalıkları gibi nörolojik bir rahatsızlığın olup olmadığı, kullanılan ilaçlar araştırılmalıdır.
Tüm sistem sorgulaması yapılıp, sorun saptanamadığı durumlarda, aşırı terlemenin nedeni olarak, sempatik sinirlerin doğuştan aşırı çalıştığı düşünülür. Terleme, yazın vücutta ısı birikimini önler ve faydalıdır. Bu nedenle terleme tedavisi kış veya ilkbahar aylarında yapılmalıdır.

Tedavide öncelikle genel tedavi yaklaşımları uygulanır:

Yaşam şekli değişikliği: daha çok beyaz renkli hafif, pamuk elyaf içeren giysiler ve çoraplar giymesi tavsiye edilir, tuz ve baharatı azaltması istenir. Bölgeye yönelik kurutucu pudra ve solüsyonlar kullanılması tavsiye edilir. Sistemik antikolinerjik ilaçlar, botox enjeksiyonu ile cerrahi olarak sempatik sinirlerin blokajı veya ter bezlerinin alınması ( sadece koltuk altı için uygulanabilir) gibi yöntemler uygulanabilir. Hafif derecede terlemesi olan kişilerde "topikal" adı verilen dışarıdan yapılan uygulamalar çoğunlukla yeterli gelmektedir. İyontoforez, özellikle ellerde ayaklarda ve koltuk altı aşırı terlemelerinde kullanılan başarılı sayılabilen bir yöntemdir. Sık tekrarlanması gereken bu yöntemle bölgesel, hafif veya orta şiddette terlemesi olan kişilerde iyi cevap alınıp 1-3 aylık iyileşme dönemi sağlanabilmektedir. İyontoforez ekonomik olmaması hem de günümüz yoğun çalışma temposu içerisinde kişinin fazlaca zaman kaybetmesine neden olması nedeni ile sıkça tercih edilmemektedir.

En etkin tedavi botoks

"Çağın mucizesi" olarak tanımlanan botoks hem yüzdeki çizgilenmeleri iyileştirirken hem de orta ve yoğun şiddetteki terleme şikayetini tedavi ederek başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Botulinium toksin sinir kas kavşağında sinir uçlarından "asetilkolin" denilen ve ter bezlerinin ve çevresindeki kasların aşırı kasılmalarını sağlayan maddeyi engelleyerek etki gösterirler. Böylece ter salgı yapamayacağı için terleme engellenmiş olur. Avuç içleri, ayak altı, koltuk altı ve ter bezlerinin fazla çalıştığı her bölgeye uygulanabilir. İşlem sonrasında gözlenen herhangi sistemik bir yan etkisi yoktur. İşlem etkinliği 6 ay ile 9 ay arasında değişmekle birlikte ortalama bu sure 7 aydır. Tedavinin tekrarlanması bu sureyi uzatmaktadır.

Terleme tedavisinde cerrahi yöntemler de uygulanmaktadır. Botoksla karşılaştırıldığında cerrahi yöntemin botoxa göre ciddi bir üstünlüğünün olmaması nedeniyle botoks uygulanabilecek en iyi konservatif yöntem olarak etkinliğini devam ettirmektedir.

Detaylı bilgi için www.handeulusal.com'u ziyaret edebilirsiniz.


İstanbul Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!