Kıskanmak dediğimiz olay çok doğal bir duygu olup, evrenseldir. Beklenen ilgi ve sevginin gelmemesi durumunda bir nevi gücenme halidir. Küçük çocuklarda yeni gelen aile bireylerine karşı kıskançlık, ilerde yaşamını etkileyecek kadar ciddi davranış problemlerine sebep olabilir. Bu durum ciddiye alınmalıdır.

Kardeş kıskançlığı temelinde herkesinde bildiği gibi, anne veya babayı paylaşamama yatar. Anne ve baba da yeni gelecek olan aile bireyinin heycanına ve coşkusuna kapılıp, evdeki bireyi unutur ve artık eskisi gibi ona sarılmaz, öpmez, kucağına almaz. Bu nedenle çocuk, her şeyin eskisi gibi olamayacağını, artık yeni gelen kardeş bütün sevgi ve ilgiyi üzerine çekecek ve ben artık sevilmeyeceğim diye düşünecektir.

Kardeşin cinsiyetine göre de bu kıskançlık aynıdır. Mesela gelen kardeş de erkek ise, çocuk ikinci bir erkeğe ne gerek vardı diye düşünür, veya çocuk erkek, doğan kardeş kız ise sırf annem ve babam onu kız olduğu için seviyor diye düşünecektir. Daha anne hamileyken bunları düşünmeye başlar. Huysuzdur, inatçıdır, laf dinlemez. Bazıları da içine kapanır, yalnız kalmayı tercih eder. Uykusuzluk, iştahsızlık gibi sıkıntılar gözlenebilir. Kıskançlıktan ötürü, emekleme veya bebek gibi konuşma, parmak emme veya tırmak yeme gibi gerileme belirtileri görülebilir. Çok ilginçtir ki, okula yeni başlayan bir çocuk kardeşiyle annesini evde bırakmak istemez. Bundan dolayı -evde kalmak için- başının veya karnının ağrıdığını söyler. Daha da ilginci, bazıları duyduğu kıskançlığı kardeşine kötü davranma, vurma, kötü söz söyleme şeklinde gösterirken, bazısı da bu duyguları bastırır ve kardeşine aşırı bir sevgi gösterir.

Peki anneler ve babalar çocuğu, doğacak kardeşine nasıl hazırlamalıdır?

Çocuk daha anne hamile iken psikolojik olarak hazırlanmalı, evde ki değişikliklerden -anlayacağı bir dilde-ona bahsedilmeli ve fikirleri alınmalıdır. Çocuk ihmal edilmemeli ve yalnız kaldığını hissetmemelidir. Özellikle çocuk kardeşini sevmek zorundaymış gibi bir duygu hissetmemelidir. Kardeşine karşı olan olumsuz duyguları anlayışla karşılanmalı ve çocuk suçlanmamalıdır. En önemlisi de "sen kardeşini kıskanıyorsun" yerine "sen de benim çocuğumsun, ben seni hala çok seviyorum" gibi konuşmalar çocukta ki anksiyeteyi azaltacaktır. Kardeşi olmadan önce yaptığınız etkinliklere devam etmeli, geri plana itildiğini düşünmemesi gerekmektedir. Çok yapılan hatalardan biri de, büyük çocuk kardeşi geldikten sonra kreşe veya anaokuluna gönderilir. Buna dikkat etmelisiniz çünkü çocuk otomatikman 'benden kurtulmaya çalışıyorlar, beni uzaklaştırmaya çalışıyorlar, demekki artık beni sevmiyorlar.' Diye düşünür, hatta bu durum okul korkusuna da neden olacaktır. O yüzden bu ayrıntıya dikkat etmelisiniz. Yine bazı istisna durumlarda bir uzman desteği mutlaka alınız.
Kardeşler birbirlerini ne kadar kıskansalar da sonuçta aralarında çok özel bir bağ vardır. Bu bağın sağlamlığı yine de sizin yetiştirme tarzınıza bağlıdır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!