Bebeğiniz henüz konuşamayacak kadar küçük. Ancak iletişim, diğer kanallar aracılığıyla siz ve bebeğiniz arasında, tüm yoğunluyla akıyor. Belki bu kanalların bir çoğundan haberdar değiliz.

Bebekler, sözcüklerle sıkıntılarını ve hoşlandıklarını dile getiremeseler de, yüz ifadeleri ve ağlamalarıyla ihtiyaçlarını ve duygu durumlarını yetişkinlere aktarıyorlar. Ağlamalar bile her bir durumda farklı tarzda oluyor. Yeni doğum yapan anneler, bebeklerini tanımaya başladıktan sonra ağlama biçiminden, sıkıntısının ne olduğunu rahatlıkla anlayabilir hale geliyorlar. Bir ağlama biçimi “Ben acıktım” anlamına geliyor. Bir diğeri de “Altımdaki ıslaklık beni rahatsız ediyor” demek… Bir başka ağlama da “Burada çok sıkıldım, benimle ilgilenin!” anlamına gelebiliyor.

Bu ağlama biçimlerini doğru anlayıp ihtiyaçları karşılayan ebeveyn, bebeği tarafından gülücükle ödüllendirilir. Ağlama anında kesilir. Bebeğinin ihtiyacını gideren annenin, bu sükunet ve bebeğinin şirin görüntüsü karşısında, onun ihtiyaçlarını karşılama ve onunla vakit geçirme isteği pekişir.

Bahsettiklerimizden anlaşıldığı gibi, bebek edilgin değil. Anne ve baba tutumlarının bebek ve çocukları etkilediği gerçeğinin yanı sıra, çocuklar da daha bebeklikte anne babasının kendisine olan davranışlarını belirliyor. Kısacası, bebekler de oldukça etkin. İşte bu karşılıklı etkileşim, bebeğinizle aramızda bir iletişim olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu durum hakkında çocuk psikoloğu olan uzmanlar; ihtiyaçlarının giderildiğini susarak, annesine gülümseyerek aktaran bebekler, karşılığında daha fazla olumlu ilgi elde edebiliyorlar diyorlar. Çeşitli şirinliklerle ebeveyni oyuna davet edebilirler. Hangi davranışı isteyip istemediklerini ifade ederek ebeveyni yönlendirirler.

Anneden bebeğine iletilen mesajlar da var demiştik. Bu mesajlar sözsüz de olsa, bebek tarafından oldukça net bir biçimde alınıyor. Bebek, annenin ruh durumunu açıkça hisseder ve tepkileri de buna göre olur. Bebeğin huzuru ve huzursuzluğu, bebeğin fiziksel sıkıntıları ve duygusal ihtiyaçları kadar, annenin gerginliği tarafında da belirlenir. Peki bu nasıl olmakta?

Yeterince beden teması kurulmayan, yada çevresinde yüksek, kızgınlık içeren sesler duyan bebeklerde huzursuzluk artıyor. Anne kendini gergin hissettiğinde bebek de kendini gergin hisseder. Çünkü anne gergin olduğunda, bedeni de gergindir. Gerginken bebeğini kucağına aldığında, kol kaslarının gerilimini bebek de hisseder ve huzursuz olur.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!