Bebek sahibi olmadan önce...
Bebek sahibi olmadan önce...

Bebek sahibi olmak konusunda kararsız mısınız?

Yaşamda en ağır sorumluluk anne-baba olmaktır diye düşünüyorum. Egolarımızdan tamamen sıyrılıp kendimizden önce bir başka varlığa öncelik vermek zaten nasıl öylesine bir sorumluluk olabilir ki? Bizi büyüten iki olay vardır aslında. Bunlardan bir tanesi ebeveyn olmak diğeri de ebeveynimizi kaybetmek. Bunlardan en az canımızı yakan ebeveyn olmaktır. Anne-baba olmak nasıl canını yakar der gibisiniz. Yakar tabii. Çocuğunuzun gözünde damla damla akan yaşlar içinizi acıtmaz mı? Acıtır…işte bakın canınız yandı. Bir çocuğa verebilecek en değerli hazineniz ona olan sevginiz. Sevgiyle ve huzur ortamında büyüyen çocuklarda ne kadar az sorunlar ortaya çıkıyor hepiniz görüyorsunuz. Huzursuz, kavga dolu ortamda büyüyen çocuklarda ise bir çok ruhsal sıkıntı olabiliyor. Bunların en başında da özgüven sorunları geliyor. Sevgiyi alamayan ya da sevildiğini yeteri kadar hissetmeyen çocuklar kendilerini sağlıksız ortamlarda sağlıksız ilişkilerde buluyorlar. Alkol, madde bağımlılığı ve diğer bir çok ruhsal sıkıntılar…

9 ay karnınızda taşıdığınız çocuğunuzla ilk iletişiminiz 6.ayın sonunda başlıyor. Sizin mutluluğunuzu veya mutsuzluğunuzu salgıladığınız hormonlar yoluyla bebek hissetmeye başlıyor. Bu da onu daha dünyaya gelmeden önce etkiliyor. Daha huzursuz ve hareketli bir bebek olabiliyor doğumdan sonra. Özellikle hamilelik döneminde annelerin mutlaka huzurlu bir ortamda hamileliklerini geçirmeleri olmazsa olmazdır. Elbette bunu pratikte uygulamak zor.

Çünkü strese yol açan bir çok durum var. Ancak yine bebeği düşünerek mümkün olduğunca az hasarla bu dönemi atlatmak işin sırrı. Bebek doğduktan sonra babanın ve aile büyüklerinin de katkısıyla annenin işinin mümkün olduğunca kolaylaştırılması gerekiyor. Bebek dış dünyaya uyum sağlamaya çalışırken anne de bebeğine uyum sağlamaya çalışır. Ve sonra anne ve bebek ilk 72saat içinde birbirlerine ısınmaya başlarlar. Yani anne bebeğini besledikçe ve onunla ilgilendikçe bebek asıl olarak kimin onun sahibi olduğunu yavaş yavaş anlar. Baba ise bu süreçte anneye destek olması gereken kişidir. Babanın sorumlulukları yavaş yavaş ortaya çıkar ve artar. Anne ise bebek doğmadan önce bu sorumluluğu hissetmeye başlar. Yediğine içtiğine dikkat eder. Hareketlerini bebeğine göre kontrollü sarfeder. Uykusuna ve çalışma temposuna yine bebeği için dikkat etmek zorundadır. Bebekle anne arasındaki duygusal bağ bebek doğar doğmaz kurulmaz. Anne; bebeği besledikçe, altını temizledikçe,gazını çıkarttıkça kısaca onun ihtiyaçlarını karşıladıkça bebek kendini güvende hisseder. Ve bu güveni kendisine sağlayan kişiyle arasında huzurlu ve güven dolu bir bağ oluşur. İşte artık anne-bebek arasındaki o muhteşem duygusal bağ kurulmuş olur. Annelerin çoğuna ‘ bebeğinizle ilgili onun doğumundan sonraki unutamadığınız ilk anı hangisidir? ‘ diye sorduğumda çoğu hiç düşünmeden onu emzirirken göz göze geldiğimiz andır der. O an duygusal bağın da giderek güçlendiği andır. Bu yüzden anneler için bu özel an unutulmazdır.

Bebek sahibi olduktan sonra karı-kocanın da bu yeni duruma uyum sağlayabilmesi için zamana ihtiyaçları vardır.

Uykusuz geçen geceler de annenin de uyku düzeni düzensizleştiğinden anne de oldukça yorgun ve sinirli olabilir. Eşinden gelen küçük olumsuz sinyalleri veya her zamanki şakaları tolere edemeyebilir. Örnek; eşinin küçük bir eleştirisini, kaldıramayabilir ve bir anda tartışma ortamı başlayabilir. Bu nokta da erkek eşine dinlenmesi için zaman vermelidir. Eşinin en azından kendisi eve geldikten sonra uyuyabilmesine imkan vermeli o sırada bebeğin karşılanabileceği ihtiyaçlarını kendi karşılaması gerekmektedir. Anneye en azından bu konuda yardım etmek bile anneyi oldukça rahatlatacaktır. Evde iş bölümü yapılabilir. Aile büyüklerinden gerekiyorsa destek alınabilir. Yine bu süreçte önemli olan sıkıntılardan biri de cinsel ilişkinin olmamasıdır. Bununla ilgili de eşler birbirlerine zaman tanımalıdırlar çünkü eski düzene dönmek zaman alacaktır. Eşler kendi aralarında uyum içinde oldukları sürece anne-bebek arasındaki ilişki de uyumlu olacaktır. Artık kendi egolarımızı bir tarafa bırakma ve evde minik ve bize ihtiyacı olan bir canlı olduğunu fark etme zamanı gelmiştir. Zor tabii eskiden yaptığınız bir çok şeyi şu an yapamayacaksınız.

Canınız istediğinde sosyal bir ortama gidemeyeceksiniz. Bebeğinizi de düşünerek iyi bir plan ve program yapmak zorunda kalacaksınız. Çalışma odanızı bebek odası yapacaksınız. Ya da sigarayı bırakacaksınız. Ya da kışın soğuğunda balkonda içeceksiniz. Bez almak için her zamankinden daha fazla marketin yolunu tutacaksınız. Harcamalarınız artacak. Kendinizde ödün vereceksiniz. Ben ne için çalışıyorum sorusunun cevabı çocuğuma iyi bir gelecek sağlamak olacak. Çocuğunuzun yüzündeki minik bir gülümseme sizin bütün gününüzü aydınlatacak. Böyle böyle minik şeylerden mutlu olmayı öğreneceksiniz. Çocuğunuzun ilk gülümsemesi güneşiniz olacak. İlk adımını sanki uzaya gitmiş gibi ballandıra ballandıra etrafınıza anlatacaksınız. İlk kelimesi size büyülü bir kelimeymiş gibi gelecek. Gazı olduğunda ve çıkarması için ona yardımcı olduğunuzda içinizi huzur kaplayacak çünkü bileceksiniz ki çocuğunuz mutlu…ya da ilk dişini çıkardığında büyüdüğünü hissedeceksiniz. İlkler sizi hep mutlu edecek. Artık sizi mutlu ya da mutsuz eden şeylerde önceliğiniz çocuğunuz olacak…Şimdi hala çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?:))


İzmir Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!