Bir çocuk dünyaya geldiği zaman hatta anne karnında ihtiyaç duyduğu en önemli şey sevgidir.İstenen ve sevilen bebeklerle istenmeyen ve sevilmeyen bebekler bunu hisseder.Eğer istenerek ve sevilerek bu dünyaya gelmişse bir bebek bedeni hayatı boyunca bu iyi anıları taşır ve yetişkin olduğunda bu iyi anılarını ve sevgiyi çocuklarına aktaracaktır.Eğer bunun tersini yaşamışsa ihtiyaçları karşılanmayıp ihtiyacı olan sevgiyi alamamışsa yetişkin olduğunda çocuklarının ihtiyaç duyduğu sevgiyi vermekte zorlanacaktır.Beden tam olarak neye ihtiyaç duyduğunu bilir , mahrum kaldıklarını unutamaz, mahrumiyet ve boşluk bedendedir ve doldurulmayı bekler.

Her bireyin hikayesi farklıdır. Ancak üç ortak etmen vardır. Eski yaralar değişim yönünde bir karar verildikten sonra, kişi kendine saygı duymaya başladıktan sonra ve içindeki çocuğun beklenilerinden kendini kurtarabildikten sonra iyileşebilir. Ebeveynler çocuklarının yaralarını iyileştirmesiyle değil kendi istedikleri için değişirler. Yaraların acısı inkar edildiği sürece ruh ve beden sağlığı açısından bunun bedelini ödeyecek biri olacaktır.Ya önceki kurban ya da onun çocukları. Hepimiz ebeveynlerimizden hatta ebeveynlerimizin daha önce bedenlerinde taşıdıkları yaraları taşıyoruz. Ebevenlerimiz yaralarını bastırarak yok sayarak, inkar ederek bunlardan kurtulacağını sandı ama o yaralar onların peşini bırakmadı.

Şimdi o yaralar, bizleri hal edemezsek bizim çocuklarımızı ve torunlarımızı yaralamaya devam edecek. Ebeveynlerimize öğretilen şey duyguların be bedenin bir öneminin olmaması yönündeydi. Yaşadıklarınızı unutmaya çalışır, üzerinde durmaz be bastırırsanız daha iyi olacağı düşünülürdü. Bize de bunlar aktarıldı ebeveynlerimiz tarafından ve bedenimize yabancılaştık. Oysa bedenin bir hafızası olduğu ve hiçbir şeyi unutmadığı artık çok iyi bilinen bir gerçek. Çünkü biz yok saysak ta bedenimiz yok saymıyor.

Unuttuğumuz ve yok saydığımız olumsuz anılarımız ilerde çok farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Artık bedenimizi önemsemenin ve onun verdiği sinyalleri tanımanın ve onu dinlemenin vakti.Yaşadığımız birçok travma ve acı anılar bedenimizde gizli ve bedenimiz onun sinyallerini er ya da geç verecektir. “Akıl unutur, beden hatırlar” Beden hafızası, sıkıntıların, korkuların, mutlulukların hem fiziksel hem de psikolojik olarak beden de tutulmasıdır ve beden duruşu, kişinin


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!