Bel fıtığı gövdemizin ağırlığını taşıyan bel omur kemikleri arasındaki disk dediğimiz yumuşak kıkırdak yapının hastalığıdır. Bu kıkırdak yapının etrafını çevreleyen bir kılıf mevcuttur. Bel fıtığı dediğimiz hastalık, bu kılıfın yırtılıp içindeki kıkırdak yapının dışarı çıkarak komşu sinirlere baskı yapması sonucu olur ve genellikle bel ağrısının yanında şiddetli tek bacağa vuran ağrı şikayeti ile karşımıza çıkar. Temelde bel fıtığı ameliyatlarının amacı dışarı fırlamış bu kıkırdak yapıyı çıkartarak sinirlerdeki baskının kaldırılmasını amaçlar. Ancak bu durum hastalığın son aşamasıdır. Bu duruma gelinceye kadar diskin etrafındaki kılıfın esnemesi, çatlaklar oluşması gibi başlangıç aşamaları vardır. Bu durumdaki hastalarda da çok şiddetli ağrılar olmasına rağmen, fizik tedavi, ilaç tedavisi, egzersizler gibi ameliyat dışı tedavileri öneririz.
Kapalı ameliyat olarak bilinen mikroskop altında mikrocerrahi tekniğinin açık ameliyatlara göre belli başlı avantajları şunlardır: Öncelikle belde 1,5cm gibi küçük bir yerden girildiği için, ameliyat yeri ağrıları en düşük düzeye inmektedir. Ameliyat esnasında kanama yok denecek kadar az olmaktadır. Kapalı ameliyatta mikroskop altında daha iyi görüş sağlandığı için açık ameliyata göre fıtığın tam temizlenememesi ya da nüks etmesi gibi sorunlar yaşanmamaktadır. Fıtık nekadar büyük olursa olsun kapalı ameliyatta daha kolay ve güvenli bir şekilde çıkartılır. Kapalı ameliyatta ameliyat izi neredeyse hiç kalmaz. İyileşme çok kısa sürede sağlanır. Mikrocerrahi ile bel fıtığı ameliyatından 6 saat sonra hasta bütün bacak ağrısı geçmiş vaziyette kalkar yürür ve 12 saat sonra da yürüyerek taburcu olur vaziyete gelir.

İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!