Bel fıtığı günümüzde sıkça rastlanılan sağlık problemlerinden tekidir. Bel omurganın en fazla yük taşıyan bölgesidir olduğundan gündelik yaşamda yük kaldırma, eğilme, dönme benzeri hareketlerden dolayı bel bölgesi insan farkında olmadan pek çok kez travmaya maruz kalmaktadır.Bel fıtığının birçok sebebi vardır. Bel fıtığının en yaygın sebebi kas-iskelet sistemi kaynaklıdır ve en sık mekanik nedenler baskındır. Diğer bozukluklar sıklıkla omurganın normal yapısında bulunan disk veya faset eklemlerle ilgilidir.

Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev gören bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Omurlar arasındaki disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet etmektedir.. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus olarak adlandırılan jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus denen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerdeyse her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar bulunmaktadır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denilmektedir. Bel fıtıkları bulging(taşma), protrüzyon, ektrüzyon ve sekestrasyon olmakla beraber üzere 4 evrede değerlendirilir.Bel fıtığı Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, taşma derecesine göre omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkışmakta böylece bel ağrısı ile ilgili sinir boyunca bacakta ağrı, duyu kaybı, kuvvet kaybı gibi bulgularda eşlik edebilmektedir. Bunun yanında fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olmaktadır. Vücut yaşlandıkça omurgalar arasındaki diskler esnekliğini ve şok emici özelliklerini kaybeder ve dejeneratif disk hastalığı dediğimiz yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.Bel fıtığı riski altında olanlar halter gibi yüksek riskli sporlarla uğraşanlar,zayıf bel ve karın kasları olanlar,aşırı kilolu olan kimseler,ağır kaldırma ve yanlış eğilme hareketlerini yapanlar,hamileliğin son aylarında olanlardır,uzun süre araç kullanmak zorunda olan kimseler,duruş bozukluğu olan kimselerdir.

Bel fıtığı tanısı yapıldıktan sonra, çekilen MRI ile fıtığın dereceside ameliyat kararında etkilidir ancak her fıtık ameliyat gerektirmeyebilir. Tumor, abse gibi bazı durumlarda cerrahi müdahale gereklidir.


İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!