İnsan beyni inanılmaz bir mekanizmadır. Her sağlıklı pataloji ile doğan insan 1.000.000.000 (Bir milyar) "Nöron" hücresi ile doğmaktadır. Zaman içerisinde ailelerin çocuklarını yönlendirmesi ve eğitim psikolojisinin uygulanması ile yön alarak gelişir. Bireyin yaşamsal öğrenme süreçleri ne kadar sağlıklı ve zengin materyaller ile bezenirse zihinsel fonksiyonlarını güçlenerek; zeka seviyesi de bir o kadar artış gösterir. Çünkü nöronların işlevi işlendikçe açığa çıkmaktadır. Yalnız, herkeste mevcut olan nöronların sadece işleyişi farklılık göstermektedir.


Beyin; gözlemleyerek göz hafızasını, matematiksel problemleri çözmeye çalışarak sayısal ve analiz mekanizmasını, yazı yazma kabiliyetini, kelime haznesini, konuşma diksiyonunu, geliştirmenin araçlarını, kullanarak zeki, dahi olabilir. Tabi bunlara giden yol ise kişinin öncelikli olarak kendisine inanması, başarıyı hedeflemesi, azmi elinden bırakmaması, motivasyonunu, konsantrasyonunu, odaklanabilme sanatını kavrayabilmesi gerekmektedir. Tüm bu davranışsal etkileyiciler bireye mevcut potansiyelini artırma fırsatı sunmaktadır.


İnsan beyni çok güçlü ve değerli bir hazinedir. Yalnızca bir keşif beklemektedir. Gün içerisinde yapmış olduğumuz etkinliklerimizi bile anlamlandırabilirsek aslında her an bir egzersizin parçasını tamamlamış oluruz. Bu yüzden dikkatimizden kaçırdığımız her görsel, duyuşsal ve ya bilişsel hafıza kırıntılarımız farkına varamadığımız zihinsel tembelliklerimiz olmaktadır. Bu tembellik ise alışkanlık haline getirdiğimiz eksik öğrenme modeline dönüşmektedir. Yani beş vitesli bir arabayı sürekli birinci viteste kullanarak mevcut performansını hiçe saymak gibi bir beceri haline gelmektedir. Beynimizde, kelime hazinesi, yazı yazma kabiliyeti, konuşma ve konuşulanı anlama kabiliyeti, hayal kurma, analiz etme, problemleri çözme ve işlem yapma kabiliyetleri gibi bellekler bulunmaktadır. Bunları ne kadar çok güçlendirirsek o kadar çok beynimizin bize hizmet ettiğinin farkına varırız. Bu yüzden:

Kelime dağarcığınızı her gün biraz daha geliştirin ve anlamını bilmediğiniz yeni kelimeler öğrenerek kullanmaya çalışınız.

Her fırsatta hayal kurunuz. Eski anılarınızı hatırlamaya çalışınız.

Duygularınızı ya resmediniz ya da yazarak bir ifade biçimi seçiniz. Yazı ,belleğimize önemli şeyleri söylemenin başka bir yoludur.

Her defasında bir tek işle uğraşınız ve sonuna kadar bitiriniz. Böylece fazlaca vaktiniz olacaktır.

Çevrenizdeki eşyalara ya da canlılara dikkatle bakarak gözlem yeteneğinizi geliştiriniz. Reklam panoları veya afişlerden de yararlanabilirsiniz.

Lütfen kontrollü sürede televizyon izleyiniz. Televizyon vb. uyarıcılar hayat ritminizi bozmakta ve dikkat dağınıklığına sebep olabilmektedir.

Yeni deneyimler edininiz.

Rakamsal değerleri sık sık not alarak tekrar ediniz.( telefon vb numaraları hafızanıza resmediniz.) Basit işlemleri zihninizde yapınız.

Öfkenizi kontrol altına alarak eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşımla duyuşsal farkındalık oluşturunuz.

Kendinize ve arkadaşlarınıza vakit ayırarak zihinsel strateji oyunları oynayınız.

Ve en önemlisi yeni şeyler öğrenme merakını asla yitirmeyiniz.

Dikkat Akademisi olarak bizde öğrencilerimize bu egzersizler doğrultusunda kendi potansiyellerini keşfetme fırsatı sunuyoruz. Etkinliklerimizi bu amaçla tasarlıyoruz. Strateji oyunlarımızdan odaklanma ve dikkat güçlendirici profesyonel desteklere, sayılardan notalara, kelimelerden kompozisyona, dramadan akran danışmanlığına ve en önemlisi kendini daha iyi ifade edebildiği sevgi ortamı olanaklarına çabalıyoruz. Öğrencilerimizin beyinsel güçlerini keşiflerine fırsatlar sunuyoruz. Bilişsel egzersizler ile güçlenen beyin elbette ki fark yaratacaktır; öyle ki “İşleyen demir pas tutmaz-ışıldar- “ atasözü de kanımca daha da bir anlam kazanmaktadır.


Erzurum Pedagog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!