Her insan, yaşamını devam ettirdiği sürece zaman zaman dalgalanmalar, iniş ve çıkışlar yaşar. Bu durum oldukça normal olmakla beraber insanın doğasında bulunur. Ancak bipolar bozukluk daha farklıdır. Kişi bazı zanlar kendi en dipte, üzüntü, elem, keder içinde bulur. Bunlar inişlerdir ve normal inişlerden oldukça farklıdır. Kimi zaman da sevinç, coşkunluk, taşkınlık durumları söz konusu olabilir. Burada önemli nokta; bu iniş ve çıkışların uç noktalarda olup, bireyin aile, sosyal ve iş yaşantısını bir başka deyişle işlevselliğinizi sekteye uğratmasıdır. Bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif hastalık olarak da bilinir. Hastalığın odağında yaşamı etkileyen duygular, düşünceler ve davranışlar vardır. Bu hastalık, beynimizdeki kimyasal fonksiyonların bozulmasıyla ilişkilidir. Bipolar rahatsızlığın belirtilerini ayırt etmek zordur. Ortalama başlama yaşı 20’li yaşlardır. İlk atak erkeklerde genelde mani, kadınlarda depresyondur. Bu hastalık uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrasında da gelişebilir. Manik dönemden depresyona geçişler zaman zaman ani olabilir. Aynı şekilde mani ya da depresyon olmayan dönemlerde kişi, stresörlerle birlikte maniye ya da depresyona girebilir.

Manide;
· Uykusu azalmıştır, günlerce bir-iki saatlik uykuyla idare edebilir, yine de kendisini dinç hisseder. Hastalığın en önemli belirtisi de budur ve sonuç itibari ile bir döngü yaşanır.
· Aşırı konuşma, hızlı, yüksek sesle ve sürekli konuşma
· Zihinsel aktivitelerin hızlanması; ideasyonların, bir başka deyişle fikirlerin durmaksızın gündeme gelmesi ve bu yüzden durmaksızın konuşma
· Konsantrasyon bozukluğu; dikkati belirli bir konu üzerinde toplayamama, konuşurken konulardan konulara sıçrama
· Kendisini çok iyi hisseder, mutlu ve keyiflidir, gücünün yetmediği işleri yapmaya yeltenir.
· Olmadık yerlerde etraf tarafından garip karşılanacak hareketlerde bulunma( şarkı söyleme, oynama)
· Kişi büyük güçleri olduğunu iddia edebilir. Kendisini, peygamber veya çok ünlü biri gibi düşünebilir.
· Aşırı neşelidir, etrafını da güldürür, olmadık yerde, yersiz ve toplum tarafından onaylanmayacak hareketler yapabilir.
· Saldırgan davranışlar, aşırı sinirlilik, taşkınlık gösterebilir.
· Tüm parasını dağıtabilir. Olmadık kişileri, resmi makamları telefonla arayabilir. Ülke sorunlarını çözme iddiaları olabilir.
· Uygunsuz cinsel davranışlar gösterebilirler.
· Kişide aşırı ve abartılı özgüven olabilir.
· Üretkenlik artar, yeni projeler, yeni fikirler ortaya atabilirler.

Bu hastalık, kişi hayatını olumsuz yönde etkiler. Uyum sorunu yaşanır. Psikiyatrist tarafından tanı konulmadan önce kişinin ailesi ve çevresi bu duruma anlam veremez. Hastalık olduğunu düşünmedikleri için hastayla bir nevi savaşırlar. Bu noktada bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüp kişiyi ısrarla bir psikiyatri uzmanına götürmek gerekir. Çünkü çevresine zarar verme eğilimi olabilir.

İlaçla tedavi bu hastalıkta oldukça önemlidir ancak bir klinik psikologtan da tedavi için faydalanılmalıdır. Kişinin baş etme süreçlerinde uzman bir psikologun önemi sonsuzdur.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!