Böbrek kanseri; böbrekte kötü huylu tümör gelişmesidir. Tıbbi adı renal hücreli karsinomdur. Tümör böbrekle sınırlı ve yayılmamışsa, lokalize böbrek kanseri olarak adlandırılır. Tümör böbrek dışına doğru büyüyerek çevre dokulara, damarlara, böbreküstü beze veya lenf bezlerine doğru uzanmışsa lokal ileri böbrek kanseri olarak adlandırılır. Eğer uzak organlara veya uzak lenf bezlerine yayılım varsa metastatik böbrek kanseri olarak adlandırılır.

KİMLER DAHA RİSKLİDİR?

Sigara kullananlar

Şişman (Obez) olanlar

Uzun süreli tansiyon yüksekliği (hipertansiyon) bulunanlar

Ailesinde böbrek kanseri olanlar

Von Hippel-Lindau sendromu hastalığıu bulunanlar

Tuberous sclerozis hastalığı bulunanlar

Uzun süreli bazı ağrı kesicilerini kullananlar

…böbrek kanseri açısından daha riskli kabul edilirler.

HANGİ ŞİKÂYETLER OLUR?

Hastaların çoğu 60-70 yaş arasındadır. Ancak son zamanlarda daha genç kişilerde de bu tümörler görülmeye başlamıştır. Böbrek kanserlerinin çoğunluğu hiçbir belirti veya şikayet oluşturmazlar. Sıklıkla tesadüfen yapılan tetkiklerde saptanmaktadırlar. Hastaların ancak %10’unda sırt ağrısı ve kanlı idrar yapma gibi şikâyetler görülmektedir.

TANI NASIL KONUR?

Böbrek tümörleri çoğunlukla ultrasonografi ile tespit edilir. Tümörün kötü huylu olup olmadığını, tümörün yeri-boyutunu ve komşu organlara yayılımını değerlendirmek için kontrastlı (ilaçlı) bilgisayarlı tomografi(BT) ile görüntülenmesi gerekmektedir. İlaçlı BT çekilemeyen olgularda MR tetkiki ile de görüntüleme yapılabilmektedir.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Böbrek tümörlerinin tedavisi tümörün evresine ve hastanın yaşına, hastanın genel sağlık durumuna ve hastanın anatomik yapısına göre değişkenlik gösterir. Böbrek tümörlerinin standart tedavisi “Radikal Nefrektomi” ameliyatı ile böbreğin etrafındaki yağ dokusu ile beraber çıkartılmasıdır.(Resim) Özellikle 4 cm den küçük kitlelerde; kitlenin konumu uygun ise “Parsiyel Nefrektomi” ameliyatı ile böbrekte sadece tümörlü alan çıkarılarak böbreğin geri kalan kısmının kurtarılması mümkündür.(Resim) Her iki ameliyat yöntemi de açık yöntemle veya laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemle yapılabilir. Laparoskopik cerrahi açık cerrahiye kıyasla daha çabuk iyileşme sağladığı için tüm dünyada ilk tercih edilen yöntem laparoskopik yöntemdir. Ancak teknik zahmetlidir ve doktorunuzun bu tür cerrahi işlemlerde tecrübeli olması gerekir.

Böbrek kanserleri nadiren böbreğin idrar depolayan (kalis-pelvis) veya idrar taşıyan kanallarında (üreter) oluşmaktadır. Bu tümörler; böbreğin pelvis renalis tümörü, böbreğin değişici epitel hücreli tümörü veya böbreğin ürotelyal karsinomu olarak ta isimlendirilir.

Böbreğin bu tümörlerinde hastalar sıklıkla idrarda kanama şikâyeti ile gelirler. Bu tümör tipi idrar kesesinde (mesane) görülen tümör tipi ile aynıdır. Böbreğin bu kısmında gelişen tümörlerin idrar kesesinde de görülme ihtimali vardır ve bundan dolayı tedavileri daha geniş kapsamlıdır. Bu tümör tipinin tedavisinde böbrek ile beraber böbreği idrar kesesine bağlayan kanal (üreter) ve bu kanalın idrar kesesine girdiği kısım da çıkarılır (Radikal nefroüreterektomi + Mesane cuff eksizyonu) Bu ameliyat karında büyük bir kesi ile açık yöntemle de yapılabilir. Ancak dünyada en sık tercih edilen yöntem ve hasta açısından da en avantajlı yöntem laparoskopik yöntemle yapılmasıdır.(Resim) Bu hasta grubu çok fazla olmadığından bu ameliyat ancak bu konuda deneyimli merkezlerde yapılabilmektedir. Aşağıdaki video sunumunda bu yöntemle yaptığımız bir ameliyatın görüntülerini izleyebilirsiniz.


Yalova Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!