Böbrek taşları tuz ve minerallerden oluşan sert maddelerdir. Böbrekte idrarın süzüldüğü boşluklu bölümlerde oluşurlar. Sıklıkla idrar konsantrasyonu arttığı zaman, bu tuz ve minerallerin kristalize olarak bir araya gelmesi sonucu oluşurlar.

Genellikle 30-60 yaş arasında görülür.Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla gözükmektedir.

Taşların çoğunluğu kum halindeyken kendiliğinden atılmaktadır. Fakat bazı kum tanecikleri büyüyerek şikayet verecek veya tedavi gerektirecek boyutlara ulaşırlar.

Böbrek taşları; böbreğin idrar süzmesini engellemediği veya böbrekten idrarı idrar torbasına aktaran kanala düşmediği müddetçe herhangi bir belirtiye yol açmazlar.

Sıklıkla oluşan belirtiler şunlardır ;

Yan ve sırt ağrısı, kaburgaların altında şiddetli ağrı

Alt karın ve kasığa doğru yayılım gösteren ağrı

Dalgalar halinde gelen ve şiddette dalgalanan ağrı

İdrar yaparken ağrı

Pembe, kırmızı veya kahverengi idrar yapma

Bulanık veya kötü kokulu idrar

Mide bulantısı ve kusma

Sürekli idrara çıkma ihtiyacı

Her zamankinden daha sık idrara çıkma

Enfeksiyon varsa ateş ve titreme

Az miktarda idrar yapma

Bu şikayetlere sahip kişilerin üroloji uzmanına başvurması önemlidir.

Bir kez taş oluşturan bir kişinin hayatı boyunca %50 oranında tekrar taş yapma riski vardır. Sıcak iklimde yaşayanlar ve ailesinde taş olanlarda taş oluşma riski fazladır.

Böbrek taşlarının 4 tipi vardır. Bunlar;kalsiyum ,ürik asit, enfeksiyon ve sistin taşları olarak sınıflanmaktadır.

Genellikle 4 mm ye kadar olan taşlar kendiliğinden düşmektedir. Bunun üzerindekilere tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Tedavide ağrıyı ve şikayetleri dindirmek için ilaçlar,taş kırma (ESWL) ve kapalı ameliyatlar kullanılmaktadır. ESWL yani taş kırma işlemi genellikle 0,5 ile 2 cm arası taşlarda uygulanır. Bu işlemde hastaya anestezi gerekmez.

Yüksek frekanslı ses dalgalarını vücudun dışından göndererek böbrek taşını idrar yolundan düşebilecek kadar küçük parçalara ayırmaya yarayan cihaz ile işlem yapılır. Bazı durumlarda uygulanamayabilir. Bunlar hastanın vücut yapısında bozukluk, hastanın aşırı kilolu olması, böbrek yerleşiminin farklı bir yerde olması gibi.

Son yıllarda teknolojik gelişmeler eşliğinde ameliyatların neredeyse tamamı kapalı olarak başarıyla uygulanabilmektedir. Perkütan nefrolitotomi yönteminde ciltte 1 cm'lik bir kesi ile yapılan kapalı cerrahi yöntemdir. Çok büyük taşlar bu yöntem ile temizlenebilmektedir.

Bunun dışında RIRC (Retrograd İntrarenal Cerrahi) denilen bir yöntem bulunmaktadır.Ucunda kamera olan bir aletle (renoskop) idrar kanalından böbreğe kadar girilerek taşa müdahale edilmektedir. Bu yöntemle görüntülenen böbrek taşları lazer ile birlikte ufaltılır. Taşlar böbreğe ve idrar kanalına zarar vermeden dışarı dökülür.

Genel olarak bu bilgiler eşliğinde acaba taş oluşumunu neler daha çok arttırıyor ve taş oluşumunu engellemek için neler yapmalıyız? Bu konu üzerinde biraz daha durmakta fayda var.

Taş tipine göre oluşmasına sebep olan faktörleri önce irdelemek gerekmekte.

Kalsiyum taşları:

Kalsiyum taşlarının çoğunluğu yapısında oksalat da bulundurur. Böbrekte kalsiyum ve oksalatı arttıran bütün faktörler taş oluşumuna sebep olur. Yüksek D vitamini alımı, paratiroid bezlerinin aşırı çalışması, hipertiroidi (guatr bezinin çok çalışması), barsak aşırı kalsiyum emilimine neden olan genetik hastalıklar, kemiklerin yıkılmasına sebep olan hastalıklar, diyetle aşırı kalsiyum alımı kalsiyum atılımını ve bunun sonucunda taş oluşumunu arttırır.

Diyetle aşırı oksalat içeren yiyecekler tüketilmesi, barsakları kısaltan operasyonlar, B6 vitamini eksikliği, genetik geçişli oksalat atılımını arttıran hastalıklar gibi nedenler oksalat emilimini ve atılımını arttırarak taş oluşumuna sebep olabilir.

Ürik asit taşları:

Gut hastalığı,diyetle aşırı proteinli gıdalar tüketilmesi, bazı kanser ilaçları, genetik hastalıklar ürik asit atılımını arttırarak taş oluşumuna sebep olmakta.

Enfeksiyon taşları:

idrar yollarını etkileyen ve sık tekrarlayıp uzun süre devam eden enfeksiyonlarda da taş oluşmakta.

Sistin taşları:

Genellikle genetik bir bozukluk olan sistin denilen maddenin atılımının artmasına sebep olan sistinüri hastalığında oluşmaktadır. Çocuklarda daha sık gözükür.

Tek tek incelediğimiz zaman belirttiğimiz sebepler dışında tuz tüketiminin fazla olması, ,rafine edilmiş karbonhidrat ve şekerli gıdaların aşırı tüketimi, obezite, aşırı kola tüketimi, fazla kahve ve çay tüketimi, fıstık gibi kuruyemişlerin tüketimi, fazla et tüketimi, fazla alkol alımı da taş oluşumuna sebep olmaktadır.

Önlem olarak günlük 2-2,5 litre su tüketilmesi, tuz ve etin kısıtlanması, kilo alımından kaçınılması, düzenli spor yapılması, kahve, çay ve alkolün kısıtlanması önerilmektedir.


Antalya Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!