HORMON SALGILAYAN BÖBREKÜSTÜ BEZİ KİTLELERİ

Böbreküstü bezi temelde korteks adlı bir dış tabaka ve medulla adlı bir iç tabakadan oluşur. Bu iki katmandan çok sayıda hormon salgılanır. Bu tabaklardan çıkan tümörlerde bu hormonları salgılayabilir ve salgıladığı hormona göre isimlendirilir.

CONN sendromu:

Korteks tabakasından çıkan bu tümör Aldosteron hormonu salgılar ve hastada halsizlik, bitkinlik yorgunluk, kas ağrıları ve Hipertansiyon’a neden olur.

Cushing Sendromu:

Yine korteks tabakasında çıkan bu tümörde Kortizol hormonu salgılanır.bu hastalarda kilo gövdede toplanır, kollar ve bacaklar incelir. Yüzde aydedegörünümü , ensede yağ toplanması (Bufalo hörgücü) ve gövde de mor lila renkli çatlaklar olur. Bu görüntü değişikliklerinin dışında hastada hipertansiyon, diyabet (şeker ) hastalığı, hasta kadınsa adet düzensizlikleri olur. Bu hastaların dış görüntüsü oldukça tipiktir.

Virilizan Tümörler:

Bu tümörler yine korteks tabakasından çıkan ve hormon olarak testosteron hormonu veya öncüsü olan DHEA-sülfat salgılarlar. Eğer hasta kadın hastaysa hastalarda seste kalınlaşma, kıllanma artışı, adet düzensizlikleri, libido azalması gibi şikayetlere yol açtığından hastalar hızlıca doktora başvurur. Eğer hasta erkekse çok fazla şikayete yol açmadığı için hastaların doktora başvurması gecikir ve tümörler çok büyüdüğünde bel ağrısı karında kitle gibi şikayetlerle kendini belli eder. Bu tümörlerin %50’si kötü huylu tümörlerdir.

Feminizan Tümörler:

Korteks tabakasının bir tümörüdür.kadınlara özgü bir hormon olan Progesteronhormonu veya öncüsü olan 17 alfa hidroksiprogesteronsalgılarlar. Hasta erkek ise kadın tipi yağlanma kıllanmada azalma ve libido kaybı gibi şikayetlerle doktora başvururlar.Eğer hasta kadınsa bu şikayetler olmaz ancak kadınlarda adet düzensizlikleri görülebilir. Bu tümörlerin %80’i kötü huylu tümörlerdir.

Feokromasitoma:

Bu tümörler böbreküstü bezinin medulla adını verdiğimiz iç tabakasından kaynaklanır. Bu tbakadan salgılanan adrenalin, noradrenalin ve dopamin hormonlarını salgılayabilirler. Hastalarda çarpıntı, flashing (yüzde kızarıklık) ve eş zamanlı hipertansiyon atakları olur. Bu hastalarda tansiyon 200 mm/hg’nın üzerine çıkabilir. Bu hastalarda ailevi özellikler olabilir. Çoklu endokrin neoplazi tip 2 dediğimiz ve kalıtsal özellik gösteren durumular hastaların %10’unda saptanabilir bu hastalarda tiroid kanserleri, böbreküstü bezi tümörleri, paratiroid bez tümörleri ve diğer bazı endokrin tümörler olabilir. Hastaların %90’ı ise ailevi olmayan tümörlerdir. Bu hastalarda ameliyat öncesi dönemde endokrinoloji uzmanı tarafından ilaç tedavisi ile ameliyatın rahat ve güvenli yapılabilmesi için bir hazırlık yapılır. Hasta yaklaşık 2-3 hafta bu ilaçları kullanarak ameliyata hazırlanır.

RASTLANTISAL SAPTANAN BÖBREK ÜSTÜ BEZİ KİTLELERİ:

Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılmasıyla birlikte rastlantısal olarak saptanan böbreküstü bezi kitlelerinin saptanma oranı giderek artmaktadır. Bu oran tüm görüntüleme yöntemleri göz önüne alındığında yaklaşık %5 civarında saptanmaktadır. Böbrek üstü bezinde herhangi bir kitle saptandığında böbrek üstü bezinin salgıladığı tüm hormonlar tetkik edilmelidir. Bu hormonlar Kortizol, ACTH, plazma aldosteron düzeyi, plazma renin aktivitesi, DHEA-s, 17 alfa hidroksiprogesteron, metnefrin ve normetanefrindir. Hastalarda bu hormon düzeyleri bakıldıktan sonra eğer kitle herhangi bir hormon salgılıyorsa kitlenin büyüklüğüne, çapına bakılmaksızın ameliyat önerilmektedir. Hormon salgılamayan böbrek üstü bezi kitlelerinde ise çap önem arz eder. Temel olarak 4 cm’den küçük ve çekilen batın MR incelemelerinde kötü huylu şüphesi olmayan tümörler 6 aylık aralarla takip edilir. 4 cm’den büyük tümörlerve çapı ne olursa olsun MR’da kötü huyluolduğu raporlanan tümörlerde cerrahi girişim yapılmalıdır.

BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ GİRİŞİMLER

Laparoskopik Adrenalektomi:
Bu yöntemde böbreküstü bezindeki tümör karın bölgesine 3 adet 1 cm, 1 adet 5 mm’lik kesi ile 4 trokar girilerek çıkarılır. Kapalı ameliyat denilen bu yöntemin avantajları hastanın ameliyat sonrası dönemde ağrısının daha az olması, hastanın daha kısa sürede işine dönmesi ve çok daha iyi kozmetik sonuç elde edilmesidir. Böbrek üstü bezi tümörlerinde bu yöntem artık standart cerrahi olarak kabul edilmektedir.

Tek insizyondan Laparoskopik adrenalektomi:

Bu yöntemin standart adrenalektomiden farkı göbekten yapılan tek keşiden yerleştirilen özel bir trokar yardımı ile aletler yerleştirilerek böbreküstü bezi tümörü çıkarılır. Bu yöntemde kozmetik sonuç diğer yöntemlerden daha iyidir.ç göbek içinden yapılan kesi iyileştiğinde yara izi neredeyse farkedilemez olur.

Robotik Adrenalektomi:

Robot ile yapılan adrenalektomilaparoskopikadrenalektomiden çok farklı olmamakla birlikte Robot kullanmanın avantajlarını içermektedir. Robot karın içinde cerraha konvansiyonel laparoskopiye oranla çok daha yüksek bir hareket kabiliyeti ve 3 boyutlu bir görüntü sağlayarak çok daha zor girişimlerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Tüm girişimlerde ortak amaç böbrek üstü bezindeki tümörün çevre yağlı doku ile birlikte parçalanmadan çıkarılmasıdır. Bu nedenlerde bu tümörlerin cerrahi tedavisinde deneyim çok önem kazanmaktadır.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!