Borderline kişilik bozukluğu!
Borderline kişilik bozukluğu!

Rahatsızlıkta en önemli özellik; kişinin karşılıklı birebir ilişkilerde , kendilik algısı - yani kendisine bakış, kendisini kabul ediş ve kendisini sunuş ve duygulanımda tutarsızlık ile ilişkileri belirgin düzeyde etkileyen ani tutarsız davranışlar göstermesidir. Bu tip özellikler gösteren kişilerde sürekli bir reddedilme ve ayrılık fikri hakimdir. Bu duyguya sahip olan kişinin kendilik düşüncesi ve davranışlarında önemli farklılıklar yaşanır. Ayrılık gibi beklenen durumun oluşmaması durumunda yoğun öfke patlamaları yaşanabilir, yalnız olma duygusundan hoşlanmazlar ve sürekli olarak birilerinin yanında var olmasını isterler. Bu yalnızlıkla baş edemediğinde ya da bu duygu engellenemediğinde intihar davranışı gözlemlenebilir. İlişkilerinde bir bağlanma süreci yaşarlar ve bu ilişkilerinde büyük beklentiler ve paylaşımlar içindedirler fakat karşılığında aynısını beklediklerinden düş kırıklığı ile karşılaşma olasılıkları oldukça fazladır. Bu nedenle uzun süreli ilişkiler kurmakta güçlük çekebilirler.

Yaşamsal amaçları, hedefleri, ilişkileri , arkadaş yapıları, cinsel eğilimleri , mesleki görüşleri , değerleri sürekli olarak değişkenlik gösterir. Boşluk duyguları oldukça fazladır bu nedenle sürekli olarak kendilerine oyalanacak meşguliyetler ararlar. Beklediklerini bulamadıklarında öfke nöbetleri yoğundur , bu öfke nöbetleri sonrasında yoğun suçluluk, pişmanlık ve utanç duyguları yaşanabilir. Kendilerini değersiz ve zayıf olarak görmeye başlayabilirler. Başladıkları bir işi bitirmede güçlük çekerler. Stresin yoğunlaştığı dönemlerde halüsinasyon dediğimiz gerçekte var olmayan ses, görüntü vs algılar görülmeye başlanabilir. Çevreye karşı ve kendine yabancılaşma görülebilir. Evlilikleri, mesleki işlevleri , öğrenci ise eğitimleri fırtınalı bir şekilde devam eder, boşanma ve yeniden birleşmeler gözlemlenebilir.

Bu kişilerin ailelerinde erken dönemde ebeveyn kaybı, travma öyküsü sıklıkla gözlemlenmektedir. Anne ve babada bir şekilde psikiyatrik öykü söz konusudur. Saldırgan davranışlar, alkol ya da madde kullanım öyküsü, fiziksel veya cinsel taciz öyküsüne rastlanabilir. Boşanmış ya da evlatlık verilmiş ailelerde daha sıklıkla gözlemlenebilir. Genel popilasyonda % 2-3 oranında görülmektedir. Ailede madde bağımlılığı , anti - sosyal kişilik bozukluğu ve depresif bozukluklara karsı da daha yüksek bir risk vardır.

Gençlik dönemi öncesinde öğrenme güçlükleri, sosyal içeri çekilme, dikkat bozuklukları ile kendini gösterir. İleriki yaş dönemlerinde evliliklerinde, iş yaşamlarında, ilişkilerinde devamlılığı sağlamakta güçlük çekerler. İntihar tehditleri söz konusu olunca hem yakınları hem de klinisyenler tarafından bu tehditler önemsenmeli ve kontrol altında tutulmalıdır. Bu vakalarda % 8-10 oranında intihar sonucu ile karşılaşılmaktadır.

Bu rahatsızlığın oluş nedenleri için birkaç görüş vardır. Çocukluk döneminde 1,5- 2,5 yaş arasında bireyselleşme anneden ayrılma döneminde anneden gelen cezalandırıcı tutum ve davranışların ayrılma anksiyetesine yol açmasından kaynaklandığı görüşüdür. Diğer bir görüş de yine çocukluk döneminde yeterince ilgilenilmeyen, duygusal gereksinimleri algılanmayan, aile içi yoğun çatışmaların yer aldığı , küçük yaşlarda anne – baba kaybı ya da ayrılığı , çocuğun yaşadığı fiziksel ya da cinsel tacizler bu rahatsızlığa bir zemin oluşturmaktadır.

Bu rahatsızlıkla birlikte görülebilen bozukluklar: Alkol- madde kullanım bozuklukları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları, diğer kişilik bozuklukları, dissosiyatif kimlik bozukluğu

Tedavi süreci: bu tip kişiler uzun süreli psikoterapilerden yarar görürler. Duygusal dalgalanmalar ve öfke nöbetleri kontrol altında tutulmalıdır. Bunun için ilaç desteği eklenebilir.Bir intihar eğilimi söz konusu olduğunda yatarak tedavi önem kazanır. Grup terapisi de uygulanabilir. Kişi bir psikiyatri uzmanın kontrolü altında olmalıdır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!