Botoks Gizemi

Botoks bir şehir efsanesi… Herkesin bilgiden öte duyumlardan oluşturduğu bir botoks bilinçlenmesi söz konusu… Kısaca hatırlayalım neler denir botoksla ilgili?

Yılan zehiriymiş…

Alışkanlık yapıyormuş…

Yaşlanmadan botoks uygulaması faydasızmış…

Botoksun etkisi geçtiğinde görüntü eskisinden kötü oluyormuş…

Televizyonda gördüğümüz bütün kötü görüntüler botoksa bağlıymış…

Tıpta kullanımı çok kısıtlıymış…

Yan etkileri çokmuş…

Botoks dışardan bakıldığında hemen fark edilirmiş…

Benim için botoks uygulaması erkenmiş, en az 50 yaşında başlamak lazımmış…

Şimdi de botoksla ilgili gerçekleri anlatalım;

Botoks konserve toksinidir ve hatta yılan zehirinden daha güçlüdür.Enjekte edildiği bölgede kas kasılmasını kısıtlar. Etkisi bu kısıtlanmaya bağlı kasların gevşemesi sonucunda ortaya çıkan, kişinin özelliklerine uygun değişikliklerdir. Özellikle yüzün üst yarımında oluşmuş, yerçekiminin etkisine paralel olarak ortaya çıkan mimik kullanımıyla ortaya çıkan kırışıklıkların giderilmesini sağlar.

Etki altı ayla sınırlıdır. Bu süre zarfında kişinin ifadesi yumuşar, dinlenmiş, canlı bir ifade kişinin yüzünde egemen olur. Uygulama yapılan bölgedeki kırışıklıkların derinleşmesi engellenmiş olur. Yaş artışıyla, yüzdeki kas atrofisine bağlı kaybolmakta olan yüz ovalitesinin alt yüze doğru değiştirdiği yüz odağını 0,5-1 cm. kadar yukarı çeker, böylelikle daha genç bir görüntü kazanılır.

Altı ayın sonunda botoksun etkisi herhangi bir yan etki göstermeden ortadan kalkar. Kısıtlanmış kas hareketlerinin eski haline dönmesi kişiyi en fazla botoks uygulamadan önceki haline geri döndürebilir. Hatta botoks etki süresince bu kırışıklıkların derinleşmesini de engellemiştir. Bu algı kişinin botokslu görüntüsünü benimseyip bunu normal haliymiş gibi değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır.

Kişiler alışkanlık oluşturduğundan değil botokslu görüntülerini sevdikleri için uygulamayı tekrar ederler. Botoks kişilerin ifadesinde hafif düzeyde rahatlama meydana getirir.

Ekranda gördüğümüz hiçbir abartılı durum botoksa bağlı oluşmaz. İdeal botoks uygulaması kişinin ifadesini rahatlatan, dinlenmiş ve aydınlık bir yüze kavuşmasını sağlayan ancak dışarıdan bakıldığında sebebi anlaşılamayan bir uygulamadır. Diğer bir deyişle iş arkadaşınızda, kardeşinizde,komşunuzda botoks olabilir ve siz bunu fark etmeyebilirsiniz. Değişikliği değişen saç modeline, kullanılan kozmetik bir ürüne bağlarsınız. Güzelliği de tam da bu noktadadır.

Botoks yüz ve boyunda her alana uygulanabilmekle beraber en ideal ve yoğun uygulama alanı üst yüz yarımıdır. Biraz daha detaylandırmak gerekirse kaş arası, alın ve kaz ayakları botoksun kozmetik amaçlı en sık uygulandığı bölgelerdir.

Kozmetik dışında da hergün sınırlarını genişleten bir kullanım alanına sahip botoks...

İlk akla gelecekler migren ve gerilim tipi baş ağrıları, aşırı terleme tedavileri, şaşılık, benign prostat hipertrofisi, diş sıkma ve gıcırdatma tedavisi gibi nedenler…

Bunun en temel nedeni etkisinin çok net bir şekilde biliniyor olması… Hangi bölgeye enjekte edilirse edilsin o bölgedeki kas gruplarının kasılma kapasitelerini azaltıyor ve bu gevşemeye bağlı değişiklikler gözleniyor.

Kozmetik amaçla botoksa başlama yaşı da düşünülenin aksine ileri yaşlar değildir. Mimik kullanmaya bağlı ortaya çıkan dinamik kırışıklıklar mimik kullanmadan da görülmeye başlamışsa botoksun faydalı olabileceği zaman dilimi başlamış demektir. Çünkü mimik yapmıyorken yani kas hareketinden bağımsız da gözlenebilen kırışıklıklar botoksla tümüyle giderilemeyebilir. Bu nedenle gerekli olduğu durumlarda yirmibeş yaş üstü her birey botoks uygulama adayıdır.

Bu kadar karşı propagandaya maruz kalmasına rağmen botoks hekimler tarafından gerçekleştirilen kozmetik uygulamalar arasında dünyada en çok tercih edilen uygulamadır ve kişilere zahmetsiz, kolay, faydalı, genç ve iyi görünüm kazandırma konusunda son derece iyi bir kozmetik silahtır.


Ankara Medikal Estetik Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!