Atardamar, toplardamar ve lenf damarları arasındaki farklar nelerdir ve bu damarların birbiriyle ilişkisi nedir?

Kan ve diğer sıvıların vücuttaki dolaşımını sağlayan dolaşım sistemi atardamar sistemi, toplardamar sistemi ve lenfatik sistem olarak üçe ayrılır.

Atardamar sistemi, alyuvarların taşıdığı oksijen ve besinlerden zengin kanı dokulara (kaslar, organlar gibi) ulaştırır. Bu kan dokulardan geçerken besinler ve oksijen dokuları oluşturan hücreler tarafından alınır ve kullanılır. Ardından kan toplardamarlardan oluşan sisteme geçer ve bu damarların içinde bulunan kapakçıkların yardımıyla kalbe geri döner. Kalp tarafından da tekrar atardamarlara kanın pompalanmasıyla döngü tamamlanmış olur.

İstenmeyen maddelerin kandan temizlendiği karaciğer ve böbrek gibi organlara kanı atardamar sistemi ulaştırır. Kan ayrıca akciğerlerden geçerken tekrar oksijenle dolar ve sindirim sisteminden geçerken de kana besinler eklenir. Kanın atardamarlarda ilerlemesini sağlayan kalbin güçlü pompa etkisidir. Bu etki o kadar güçlüdür ki atardamarlarda yarattığı basınç sebebiyle kanın ilerlemesi için toplardamarlarda bulunan kapakçıklara atardamarlarda ihtiyaç yoktur.

Kalp hızını nasıl ölçtüğümüzü düşünürseniz, genellikle kalbi dinleyip duyduğumuzu saymayız. Bilek gibi, atardamarlarda kalbin yarattığı basıncı elimizle kolay hissedebildiğimiz vücut bölgelerinde kalbin her atışıyla kanın damardan geçişini hissederiz ve kalp hızı, yani nabzı böyle sayarız. Benzer şekilde, birinin kan basıncını ölçerken aslında ölçtüğümüz atardamarlardaki kan basıncıdır. Bu basınç ölçülürken iki rakam kaydedilir. Yüksek olan kalbin atım esnasında damarın içinde yarattığı basıncı, ikincisi ise kalp gevşerken damar içinde bulunan kanın basıncıdır.

Dolaşım sisteminde atardamar ve toplardamarların yanında mikrodolaşım olarak adlandırılan ve dokuları oluşturan hücrelerin kanla gelen oksijen ve besinlere erişimini sağlayan bir sistem daha bulunur. Bu sistemde ayrıca hücre atıkları, istenmeyen maddeler toplanır ve bunlar ortamdan uzaklaştırılır. Dokular oksijeni kullanıp karbon dioksit üretirler ve bu karbon dioksitin de toplardamarlara dönmesi gerekir. Ortamdaki sıvı fazlası ise lenf sistemi ile taşınır.

Mikro terimi, çok ince veya çok küçük anlamında kullanılır ve mikrodolaşım hakkında bize ipuçları verir. Doku hücreleri çok küçük olduklarından onları besleyecek kanın da çok ince damarlarla hücrelere ulaştırılması gerekir. Çok büyük ve geniş olan atardamarlar dokuyu besleyebilmek için çok ince damarlardan oluşan bir ağa dönüşecek şekilde bölünerek küçülürler. Bu ağ tarafından hücrelere ulaştırılan kan kullanıldıktan sonra toplardamarların başlangıcını oluşturan yine çok küçük ve ince başka bir ağ tarafından ortamdan uzaklaştırılır. Bu ağdaki küçük damarlar da birleşerek büyürler ve toplardamarları oluştururlar.

Atardamarlar ve toplardamarların oluşturduğu bu ağın ortasında, kılcal damarlar olarak adlandırılan ve hücrelerle kan arasında değiş-tokuşun yapıldığı asıl damarlar olan özel yapılar bulunur. Kılcal damarlar bir uçta atardamar ağına, diğer uçta toplardamar ağına bağlıdır. Böylece atardamar ve toplardamar sistemi arasındaki ilişki de tamamlanmış olur.

Kan kılcal damarlardan geçerken sıvı, besinler ve diğer maddelerin damar duvarından geçerek hücreler arasında bulunan alanı doldurmasına izin verir. Bu alan bir çeşit depo görevi görür ve hücreler ihtiyaçları olan sıvı ve maddeleri etraflarını saran bu sıvıdan alırlar. Hücreler ayrıca artık maddeleri ve sıvı fazlalarını da bu hücreler arası alana boşaltırlar ve lenfatikler ilk olarak bu alanda karşımıza çıkar.

Lenfatikler Nasıl Çalışır?

Besinlerden zengin sıvı kılcal damarların duvarlarından hücreler arası alana geçerken hücresel fazlalıkları da içeren eşit miktarda sıvı çok ince damarlar tarafından tekrar kan dolaşımına döndürülür. Bu damarlar başlangıç lenfatikleri olarak adlandırılırlar, çünkü lenfatik sistemin başlangıcını oluştururlar. Sıvı, hücrelerin arasında bulunan kanallardan başlangıç lenfatiklerine akar. Bu kanallara da lenfatik sistemin başlangıcından hemen önce bulundukları için önlenfatik kanallar adı verilir. Kılcal damarlar, başlangıç lenfatikleri ve hücrelerarası alanın diğer yapılarının birlikte oluşturduğu bu dolaşım sistemi mikrodolaşım sistemidir.

Lenf Akımı

Sıvı başlangıç lenfatiklerine girdiği andan itibaren lenf veya lenf sıvısı olarak adlandırılır. Başlangıç lenfatikleri, tüm vücudu saran milyonlarca tüp şeklinde yapının oluşturduğu bir ağdır. Lenf sıvısı başlangıç lenfatiklerine doldukça derinin yüzeyinden derinlere doğru daha derinde yerleşen ve öntoplayıcılar olarak isimlendirilen damarlara doğru akar. Bu öntoplayıcılar da başlangıç lenfatiklerden gelen sıvının yanında kendileri de dokulardan fazla sıvıyı emme kapasitesine sahiptir.

Buraya kadar lenf sıvısı fazla sıvıyı hücreler arası alandan uzaklaştırmak için bu alanı üç boyutlu bir ağ şeklinde dolduran iki tip lenf damarı tarafından toplanır. Ardından öntoplayıcılar lenf sıvısını daha derinde bulunan ve toplayıcı lenfatikler veya toplayıcılar olarak adlandırılan lenf damarlarına (tüplerine) taşırlar. Bu damarlar, lenfödem tedavisinde kullanılan mikrocerrahi tekniklerin uygulandığı, genişlikleri 0,3 cm ile 1 cm arasında değişen lenf damarlarıdır.

Toplayıcı lenfatikler tespih tanelerine benzerler. Ardışık kapakçıkların oluşturduğu boğumların arasında kalan lenfanjiyon olarak adlandırılan damar bölümlerinin sebep olduğu şişkinlik bu tespih görünümüne sebep olur. Kapakçıklar, lenf sıvısının tek taraflı akmasını sağlarlar. Lenfanjiyonların ardışık kasılmalarıyla lenf sıvısı artan basınçla kapakçığın açılmasını sağlar ve bir sonraki lenfanjiyona boşalır. Boşalan lenfanjiyon gevşer ve içindeki basınç düşer. Bu döngüyle lenf sıvısı sürekli sadece yukarı yönde ve lenf bezlerine doğru taşınır. Lenfanjiyonlar dakikada 2-6 kez kasılıp gevşeyerek lenf sıvısını taşırlar. Üretilen lenf sıvısı arttığında bu kasılma hızı da artar.

Toplayıcı lenfatikler lenf sıvısını kasık ve koltuk altı gibi vücudun belli bölgelerinde bulunan lenf bezlerine taşımak için kapakçıklarını kullanırlar. İnsan vücudunda boyutları 0,5 cm ile 3 cm arasında değişen yüzlerce lenf bezi bulunur. Aşağıdaki şekilde vücutta lenf sıvısının hareket yönü oklarla gösterilmektedir. Lenf bezlerinin yoğun olarak bulunduğu bölgeler şekilde siyah noktalar olarak gösterilmiştir.

Lenf sıvısının akış yönü vücudun farklı bölgelerinde farklılıklar gösterir. Lenf bezine ulaşan lenf sıvısı, bezin içinde süzülerek bir temizleme işleminden geçer. Süzülen lenf sıvısı lenf bezinin diğer tarafından çıkan yeni toplayıcı lenfatiklere boşalır. Bu toplayıcı lenfatikler daha yukarılara doğru benzer damarlarla birleşerek daha büyük lenfatik damarları oluştururlar. Vücuttaki tüm lenfatik damarlar sonunda iki ana lenf damarını oluşturmak üzere birleşirler ve bu iki ana lenf damarı boyun bölgesinde büyük bir toplardamara bağlanarak toplanan lenf sıvısının kana karışmasını sağlarlar.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!