Beyin hücrelerinin ölmesine bağlı gelişen sinsi başlangıçlı yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Hastalığın esas sebebi ise hücrenin zarında ve içinde biriken çeşitli proteinlerin hücreyi enerjisiz bırakmasıdır. Genellikle yaşlılarda gördüğümüz bunama hastalığı nadir sebeplerle gençlerde de olabilmektedir. Yaşla orantılı olarak görülme sıklığı da artmaktadır.

Hastalığın neden kaynaklandığı sorusunun cevabi biraz karışıktır. Beyin hücrelerinin ölmesi sebep gibi görülüyor ancak bu hücreler durup dururken de ölmüyorlar. Son 10 yıldır bunama ile damar sistemi arasında daha direkt bir ilişki kurulmaya çalışılıyor. Gerek Alzheimer gerekse vasküler bunamada her ikisinde de birçok faktör yanında homosistein üzerinde duruluyor. Et ürünlerinden alınan proteinlerin yan ürünü olan homosistein isimli amino asit son derece önemlidir.Çünkü homosistein miktarı kanda fazlalaşır ve zararsız hale döndürülemeyecek kadar olamaya başlarsa damar cidarına yerleşip içten içe bir kurt gibi damar yapımızı bozacaktır.B6 vitamini bu olumsuz gidişe dur diyecek yararlı bir vitamindir.İnsanlar et ürünleri yanında B6 vitaminini yok edici alkolde alıyorsa damar sertliğine ve bunamaya açık aday haline gelebiliyor.Bu gelişim Beyin hücrelerinin alması gereken gıdalarda çeşitli düzensizliklere sebebiyet vererek süreci başlatabilir.

Zihni melekelerin bozulma derecesi ile orantılı olarak gelişen hafıza konuşma algılama tanıma bozukluğu yanında dikkat ve planlamada da yetersizliklerle karakterizedir. En önce bozulan şey ise hafızadır. Hastalar unutuyor diye getirilir veya başlangıçta hastanın kendisi dahi bu yakınma ile hekime müracaat edebilir. Bu yaygın bilinen şikayet nedeni ile de genç yaşlı demeden çoğu insan genellikle önemsiz sebeplerden kaynaklanan unutma şikayeti ile hekimlere başvurup Alzheimer hastalığına yakalandıklarını zannederler. Hastalığa yakalanmamanın en önemli yolu hafızalarımızı zinde ve diri tutmaktır.

Günlük asgari yaşam kalitesi hastalıkla birlikte bozulmaya başlar. İsimlerin unutulmaya başlanması başlangıçta tolare edilirken zamanla ev içinde bile yerleri mekanları karıştırmalar görülür. Hasta bağımsız yaşama gücünü giderek kaybeder. Hücre hasarı tüm beyin hücrelerine yayıldıkça da ilerleyici unutkanlığa başka şikayetler ilave olmaya devam eder. Konuşma el becerisi yetenekleri bozulduğundan sakarlıklar baş gösterir. Hesap kitap işleri aksar limbik sistem etkilenimi ile de ahlaki değer yargılamaları da hasar görür.

Hastalığın teşhisine gelince: genellikle hasta ve yakınlarını dinledikten sonra tanıyı koyuyoruz. Ancak yanılma payını azaltmak ve tedavi seçeneklerinde şansımızı daha iyi kullanmak için yardımcı görüntüleme ve psiklolojik testlere de başvurulabilir. Tipik seyretmeyen ve tüm tetkiklere rağmen teşhisimizi netleştiremiyorsak o zaman biopsi ile beyindeki hasarlı hücrelerden alıp araştırmamızı daha da derinleştirmeliyiz.

Hastalıktan korunma veya risk faktörleri nelerdir sorusuna gelince en önemli faktör yaş ve cinsiyettir. Daha nadir olarak ise depresyon kafa travmasını ve genetik yatkınlığı sayabiliriz. hastalık hanımlarda bir miktar fazla görülmektedir. Korunmaya yönelik en önemli faktör ise:eğitim ve okumadır. İşleyen demir ışıldar kabilinden beyin hücrelerini ışıldatacak olan okuma ilgilenme merak gibi önemli basit uyarıcılarla hastalıktan korunma şansı yakalayabiliyoruz. Hastalığa karşı korunma yollarını kısaca özetleyecek olursam:-- Hafıza ve hatıralar canlı tutulmaya çalışılır

-- Bulmaca zeka oyunları gibi işlerle uğraşılabilir

-- El becerisi isteyen ufak tefek hobilerle uğraşılabilir. Örgü nakış veya maket yapma vs.

-- Bol kitap dergi gazete okuyarak veya belgeselleri seyrederek hafıza desteklenebilir.

-- Hayattan kopmamalı Eş dost akraba ziyaretleri ile geçmiş canlandırılarak gelecek için planlar ve programlar beyin hücrelerinin faaliyetini artırır.

-- İnziva hayatı yalnız yaşama ve dünya ile iletişimi azaltma tavsiye edilmez.

-- Yürüyüş ve eksersiz her yerde olduğu gibi bunama ve alzheiere karşıda koruyucudur. Yukarda aktarmaya çalıştıklarımı özetleyecek olursam: Unutkanlık ve pratik düşünmede güçleşme ile başlayan ve yavaş ilerleyen, yakın hafızanın etkilendiği müzmin karakterli bir hastalıkla karşı karşıyayız. Hafif orta ve ileri evrelerde değişik sorunlarla da karşılaşabiliyoruz. Bazı hastalarda etkilenim vücut direncine bağlı olarak çok az olurken bazılarında ise hızlı seyirli adeta yıkımla karşılaşabiliriz.

En sık sorulan soru: İrsiyetle ilgisi var mı? ve bende veya çocuklarımda da olur mu?

bu sorunun cevabı basit olarak hayır olmalıdır. Çok nadir genetik geçişler ve ailevi yatkınlıkları ise göz ardı edilebilir.

Bunama ya da demans hastalığın tedavisi: Çok korkulan ve tedaviye de dirençli olan hastalığın etkisini nasıl azaltabiliriz: Kullandığımız ilaçları mucizevi sonuç bekleyerek vermemeliyiz. Hastalığın şiddetini azaltıp gelişmesi ve ilerlemesini durdurmamız da bir başarı olarak algılanmalıdır. Beyin hücrelerinde biriken maddelerin etkisinin azaltılmasına yönelik diyet ve koruyucu tedaviler detoks önerileri A,C ve E vitamini gingo biloba ekstreleri çeşitli bitkisel tedaviler taze havuç suyu, yanında modern teknolojinin ürettiği gelişmiş asetilkolinesteraz inhibitörleri de kullanılmaktadır. Gingo ağacının anayurdu Kore Çin ABD ve Rusya gibi ülkelerden yurdumuza getirilen bitki ekstreleri ve ilaç endüstrisinin ürettiği ginseng ve gingobiloba preparatları popülerliğini kısmen kaybetse de hala demans hastalığında yan etkisi az olduğundan başarı ile kullanılmaktadır. Konvansiyonel ilaç endüstrisi alınan tüm güvenilirlik önlemlerine rağmen doktor ve hastalara hala beklenen güveni vermiyor olsa gerek alternatif arayışları devam edeceğe benziyor.

Hastalar da görülen başlıca ruhsal sorunlar ise zamanla diğer şikayetleri unutturabilir. Hallüsinasyonlar hezeyanlar deliryum depresyon gibi her biri başlı başına önem arzeden yakınmaları sabır ve ciddi mücadele ile yok edilmeye çalışılır.

Hasta yakınlarına yönelik öneriler son derece önemlidir. Hastadan ziyade hasta yakınlarını etkileyen yaygın sorunların üstesinden gelmek sabır istediği gibi maddi ve manevi genişlikte istemektedir. Zamanla hasta yakınlarında gelişen çeşitli hastalıklara karşıda koruyucu zamanında önlemler alınmalıdır. Çeşitli vakıf ve derneklerden yardım almak mümkündür. Genel bir söz vardır /acılar dertler sıkıntılar paylaşılarak küçülür misali sorunları paylaşmak deneyimlerden karşılıklı istifade etmek olumlu gelişmelerde vesile olmaktadır. Bunama hastalığı soysal yönden de önem arzeder. Sosyal maliyet noktasında çeşitli toplantılar ve seminerle haftalarla hastalığın ve hasta yakınlarının daha iyi entegre olması sağlanırsa umulmadık olumlu gelişmeler olacağı kanaatindeyim.


İstanbul Nöroloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!