Rhinoplasty (Burun estetiği) operasyonu artık oldukça iyi bilinen ve ilgilenenlerin korkmadan yaptırdıkları bir operasyon haline geldi. Bu amaçla plastik cerrahlara başvuran hastaların hemen hepsi estetik operasyon olduğu anlaşılmayan doğal burun arzu ediyorlar. Pek çok hastada aynı zamanda solunum problemleri de olduğu için aynı işlem sırasında bunun da düzeltilmesi gerekiyor. Ancak burun estetik operasyonu için bir plastik cerraha başvuran hastaya ne amaçla çene ucu düzeltilmesi gerekebilir?

Rhinoplasty ameliyatında en önemli faktörlerden birisi ırksal faktördür. Irksal faktörler burun sırtının çıkıntılı veya çökük, burun ucunun düşük veya kalkık, derinin kalın ya da ince olmasından tutun da burun boyuna, genişliğine, burun deliklerinin şekline kadar pek çok orantıyı ve burun açılarını etkiler. Burun estetik ameliyatlarında estetik açıların önemi çok büyüktür ve bunlar hastanın profil fotoğrafı üzerinde bilgisayarda ölçülür. En önemli açılardan bazıları glabella açısı, burun-dudak açısı, burun-mentum (çene ucu) açısıdır. Glabella açısı ölçümünde burna diğer etki eden factor alın bölgesi yapısıyken, burun dudak açısında üst dudağın yerleşim şekli ve kalınlığı, burun mentum açısında da çene ucunun burun ile orantılı olup olmaması önem kazanır.Çene ucu problemleri çok çeşitlidir:

1. Mentumun geride olması çene yüksekliğinin normal olması

2. Mentumun geride olması ve çene yüksekliğinin kısa olması

3. Mentumun geride olması ve çene yüksekliğinin uzun olması

4. Mentumun ileride olması ve çene yüksekliğinin kısa olması

5. Mentumun ileride olması ve çene yüksekliğinin normal olması

6. Mentumun geride olması ve çene yüksekliğinin uzun olması

Hastada bu durumlardan birisi söz konusu ise yapılacak işlemin rhinoplasty ile sınırlı kalması, sonuçta yapılan burun ne kadar güzel olursa olsun, doğallığı ve ideal estetik sonucu etkiler. Irksal faktörlerin öneminden daha önce bahsetmiştik. Ülkemizde bize başvuran rhinoplasty hastalarında en sık gördüğümüz çene problemi kısa çene ucu ile birlikte mentumun geriye yerleşim durumudur. Hipoplastik mentum denilen bu durumda hastanın çene ucu küçük, kısa ve geride olduğu için submental bölge daralmış görünür yani hasta hep gıdısı varmış gibidir. Ayrıca burun da yüze göre çok büyük görünür. Böyle bir hastada çene ameliyatı yapmadan sadece burun ameliyatı yapılacak olursa:

1. Ya burnu küçük çeneye uydurumak için çok küçük yapılmalıdır ki bu durumda burun tüm doğallığını kaybeder, hastada nefes alma problemleri çıkabilir ve özellikle erkek hastalarda hiç istenmeyen bir durumdur

2. Ya da çene dikkate alınmadan doğal bir burun yapılır ki bu durumda da hasta ameliyat olmasına rağmen hala burnunun büyük göründüğünden şikayet eder ve ameliyattan memnun kalmaz.

O halde yapılması gereken, burun estetik ameliyatı esnasında çene ucu eksikliğinin de giderilmesidir. Çene ucunun ne kadar ileri alınacağı ve/veya çenenin ne kadar uzatılacağı yine ameliyat ön görüşmesi sırasında bilgisayarda profil resimleri üzerinde yapılan çalışmada karar verilir. Çeşitli uluslararası bilimsel yayınlarda augmantasyon mentoplasty (çene ucu büyültülmesi) tüm rhinoplasty için başvuran hastaların %15-25'inde gerekirken yurdumuzda başvuran hastaların yaklaşık %25-45'inde mentum hipoplazisi (çene ucu küçüklüğü) mevcuttur. Ancak bu hastaların çok küçük bir kısmı durumun farkında olduğu için hastaya mentoplastinin öneminin iyice açıklanması gerekmektedir.

Mentoplasty Nasıl Yapılır?
Augmantasyon mentoplasty'nin çeşitli yöntemleri vardır. Bunlar arasında:

1. Yağ enjeksiyonu: Hastanın bel veya karın bölgesinden ya da gıdı altından alınan yağların bazı işlemlerden geçirildikten sonra çene ucuna verilmesi

2. Dışardan enjeksiyon maddelerinin verilmesi: Kollagen, hyaluronic asit vb pek çok yabancı madde çene ucuna enjekte edilebilir.

3. Kıkırdak yerleştirilmesi

4. Çene ucu protezleri yerleştirilmesi: silicon vb…

5. Çene kemiklerinin cerrahi müdahale ile kesilerek öne doğru ilerletilmesi.

Bütün bu yöntemlerin kendine gore avantaj ve dezavantajları olmakla birlikte en sık kullanılan ve diğerlerine göre daha avantajlı yöntem yağ enjeksiyonudur. Bu yöntemin avantajları şöyle sıralanabilir:

1. İşlem kendi yağlarınızla yapılacağı için herhangi bir allerjik reaksiyon oluşturmaz.

2. Verilebilecek yağ miktarı istenilen kadar ayarlanacağı için büyültme istediğimiz ölçüde gerçekleştirilebilir.

3. Yağ enjeksiyonu sonrasında çene ucunun doğallığı diğerlerine göre daha iyi sağlanır.

4. Büyük bir cerrahi işlem olmayıp ameliyat süresini ve iyileşme süresini uzatmaz.

5. Enjekte edilen yağların vücut tarafından reddedilme riski yoktur.

6. Ayrıca bir kesi yapılmamaktadır.

Bu yöntemde bazan çene ucunu bir miktar daha büyültmek için ikinci bir yağ enjeksiyonu yapılması gerekebilir. Ancak genellikle çene ucuna ve mandibula konturuna yapılan tek bir enjeksiyon yeterli olmaktadır.

Diğer yöntemler yağ enjeksiyonu ile karşılaştırıldığında:
1. Daha pahalıya gelir

2. Komplikasyon riski daha fazladır

3. Koyulan veya enjekte edilen yabancı cismin reddedilme veya reaksiyon yapma ihtimali vardır

4. Çene kemiklerine müdahale edilmesi ise hastanın postoperative dönemde iyileşmesini uzatır ve diğerlerine göre daha zahmetli bir işlemdir.

Sonuç olarak rhinoplasty yaptırmak amacıyla başvuran bir hastanın çene yapısı da dikkate alınmalı ve gerekirse augmantasyon mentoplasty işlemi hastaya önerilmeli ve bu operasyonun ayrıntıları hastaya anlatılmalıdır. Daha önceden bunu düşünmemiş hastalar ilk anda yeni bir ameliyat fikrine çok sıcak yaklaşmasalar da konu hakkında yeterince bilgilendirilince tepkileri genellikle olumlu olmaktadır.


İstanbul Plastik Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!