Günümüzde çok fazla insan boyun ve bel ağrısı dolayısıyla tedavi olmak için fizik tedavi görüyor bazen de ameliyat oluyor. Bu kişilerin bir kısmı şifaya kavuşsa da büyük bir kısmı tekrarlayan ağrılara maruz kalmaya devam ediyor.

Peki bu neden oluyor?

Bunun sebebi boyun ve bel ağrılarının, bazen baş dönmesi ve kulak çınlamalarının büyük çoğunluğu çene eklemi hastalıklarına sahip olmaları. Çene ekleminin hastalıkları pek çok kere kendisini olduğu bölgede ağrı olarak hissettirmiyor. Genel populasyonun yaklaşık %70'i çene ekleminde probleme sahip olduğu halde bunun sadece %5'i çene ekleminde ağrıyla doktora geliyorlar. Çünkü çene eklemi vücudun diğer eklemlerinden farklı olarak çok büyük bir adaptasyon sistemine sahiptir ve ağrı çok geç safhalarda görülüyor. Fakat kaslar ve iskelet sistemiyle bağlantılı olduğu boyun ve belde böyle bir adaptasyon sistemi olmadığından ağrı kısa sürede görülmeye başlıyor. Ve kaynak yani çene eklemi tedavi edilmediğinden boyun ve belde yapılan tedaviler hep geri dönüşlü oluyor ve ağrı aralıklarla tekrarlıyor. Bunu küçük bir testle deneyimleyebilirsiniz. Önce ayağınızda ayakkabı olmadan dişlerinizi kapatın ve nasıl kapandığını hissedin. Daha sonra topuklu bir ayakkabı giyerek veya parmak uçlarınızda yükselerek tekrar dişlerinizi kapatın. Daha farklı kapandığını hissedeceksiniz. Yani vücudunuzun duruşu ile dişlerinizin kapanışı birbirleriyle ilişkili. Diş kapanışının değişmesi çene ekleminde hastalık demektir.

Çene ekleminde olan bütün sorunlar diğer eklemlerinizi, diğer eklemlerinizde bulunan sorunlar çene ekleminizi etkiler.

Sadece boyun ve bel ağrıları değil, aynı zamanda görme bulanıklıkları, denge sorunları, burun tıkanıkları, kulak çınlaması gibi pek çok sıkıntıda çene eklemi hastalıkları etkilidir. Çünkü çene eklemi kulağın hemen önündedir ve bu eklemdeki her türlü problem hem kassal hem de sinirsel olarak kulağa basınç yapar. Bu da kulağa ait olduğu düşünülen bu hastalıkların kaynağı gene çene eklemi olabilir.

Peki bireyler çene eklemi hastalığı olup olmadığını nasıl anlayabilir?

Aynanın karşısına geçin ve sağ ve sol elinizin parmaklarını her iki çene ekleminizin üzerine koyun.Ağzınızı bir kaç kez çok hızlı olmayan bir şekilde bir kaç kez açıp kapatın.

Her iki elinizin altındaki hareket eş zamanlı mı?

Ağzınızı açarken çeneniz bir tarafa doğru kayıyor mu?

Ağzınızı açarken çene eklemlerinizden birisinden veya ikisinden kütleme sesi geliyor mu?

Parmaklarınızı ekleminizin üzerine bastırdığınızda hassasiyet var mı?

Parmaklarınızla şakaklarınızla bastığınızda hassasiyet var mı?

Bu sorulardan bir tanesine bile evet cevabı vermeniz sizin çene ekleminizde problem olduğunu gösterir.

Bunlardan başka belirtiler de vardır.

Yüz ağrısı,

Baş ağrısı,

Kulak çınlaması,

Boyun ağrısı,

Çene kaslarında, boyun ve sırt kaslarında yorgunluk,

Yutkunma ve lokmaları yutma güçlüğü

Bel ağrısı belirtilerin bazılarıdır.

Çene eklemi problemleri toplumda çok yaygın olarak görülür, kadınlarda erkeklere nazaran 5 kat daha yüksektir. Çocuklarda özellikle gelişme ve ergenlik çağında da görülebilir. En büyük farklılık çocukluk döneminde büyüme ve gelişme dolayısıyla çiğneme sistemindeki değişiklikleri tolere edebilmeleri ve hiç bir ağrı hissetmemeleridir. Fakat bu iyi bir şey değildir. Çene eklemindeki problemler bu çocukların yetişkinlik hayatlarında kafa ve yüz şekillerinin değişimine, boyun, omuz ve bel duruşlarının bozulmalarına neden olur.

Peki çene eklemi hastalıkları nasıl tedavi edilebilir?

Bu iki safhada yapılır.

İlk safha önce eklemdeki problemi düzeltmek gerekir. Bunda da NÖRALTERAPİ adı verilen tedavi yöntemi kullanılır. Bu yöntem lokal anestezik maddelerin %04 serumla sulandırılmış olarak bir takım özel noktalara enjekte edilmesiyle yapılan ve vücudun bütün uzak bağlantıları göz önünde bulundurularak yapılan bir tedavi yöntemidir. Halkın kulunç dediği kasların içinde bulunan ve üzerine bastırdığınızda ağrı hissedilen noktalar vardır. Bu noktalar bütün kasların içinde bulunabildiği gibi çene kaslarında da bulunabilir. Nöralterapi enjeksiyonları ve germe egzersizleriyle çene eklemini ve vücuttaki bütün kasları geren bu noktalar ortadan kaldırılır. Böyle çene ekleminde kayma ve diğer kaslardaki ağrılar ortadan kalkar. Fakat bu yeterli değildir. Burada oturup düşünmek gerekir. Peki çene eklemindeki soruna neden olan kaynak nedir? Bu kaynak düzeltilmezse bir süre sonra çene eklemi tekrar hastalanacak ve buna bağlı olan diğer bütün şikayeler geri gelecektir.

Böylece ikinci safhaya geçilir.

Diş sıkma ve gıcırdatma, diş eksikliği dolayısıyla tek taraflı çiğneme, ortodontik bozukluk çene ekleminde soruna neden olabileceği gibi, sık sakız çiğnemek, eli çeneye dayayarak oturmak, yüzüstü uyku pozisyonunda elin çenenin altına konularak sürekli baskı yapılması, uzun ve travmatik diş tedavileri, sürekli aynı tarafta telefonu kulakla omzun arasına sıkıştırmak vb. gibi pek çok sebep vardır.Sebebe göre bir tedavi şekline karar verilir.

Çene eklemi hastalığının sebebi ortadan kaldırıldıktan ve gerekli tedaviler yapıldıktan sonra düzenli aralıklarla kontrole gitmek sadece çene ekleminizin sağlığını değil bütün vücudunuzun sağlığını olumlu yönde etkiler.


Dt. Tijen Secerli Dürer


İstanbul Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!