Üreme çağındaki kadınların %5-10'unda, gebe kalamayan kadınların ise yaklaşık %50'sinde görülmektedir. Eğer aile hikayesi de varsa çikolata kisti görülme oranı daha da artabilir. Çikolata kisti olarak da bilinen endometriozis yumurtalıklarda, tüplerde ya da karın boşluğu gibi rahim dışındaki bölgelerde rahim iç zarını döşeyen endometrial dokunun varlığı ile karşımıza çıkan bir hastalıktır. Kadın genital organları dışında idrar torbası, kalın bağırsak, üreterler, eski ameliyat yerleri ve rektumda da ortaya çıkabilmektedir. Her adet dönemi geldiğinde, kistin içinde kanama meydana gelir. Bu kanama zamanla içerde birikir ve koyu kıvamda ve kahverengi bir sıvı halini alır. Bu sıvı erimiş çikolatayı andırdığından, kistler çikolata kisti olarak adlandırılmaktadır.

ÇİKOLATA KİSTİ NASIL ANLAŞILIR?

En önemli iki belirtisi, ağrılı adet görme ve kısırlıktır. Ağrı sürekli alt karın ağrısı, sancılı adet görme ve ağrılı cinsel birleşme şeklinde olabilir. Özellikle adet dönemlerinde artan yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik, bulantı gibi belirtiler görülebilir. Patlamış çikolata kisti ise ani başlayan karın alt bölgesinde ağrı, hafif ateş ve kanda beyaz hücrelerde artışla kendini gösterebilir.

ÇİKOLATA KİSTİNE NASIL TANI KONULUR?

Yapılacak ultrason muayeneleri ve hastanın şikayetlerine göre çikolata kistlerinden şüphelenilir. Fakat kesin tanısı, kistin alınması sonucu yapılacak patolojik inceleme ile konulur. Bazı durumlarda endometriozis kist yerine karın içi organlarda dağılmış plaklar şeklinde olabilir. Bu durumda da kapalı ameliyat dediğimiz laparoskopi ile alınan biyopsilerin patoloji tanısı ile teyit edilmelidir. Bazen kadın doğum doktoru tarafından yapılan elle muayenede kistler ya da düğümler hissedilebilir.

ÇİKOLATA KİSTİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Bazı çikolata kistleri hastalarda hiçbir şikayete neden olmazlar. Bu durumda sadece takip yeterli olmaktadır. Tercih edilecek tedaviler hastanın yaşına, gebe kalma isteğine ve belirtilerin rahatsızlık derecesine göre değişebilir. Adet döneminde ve cinsel ilişkide ağrısı olan ve çocuk isteği olmayan kadınlarda ağrı kesicilere cevap alınamadıysa doğum kontrol hapları ya da sürekli kullanılması gereken sadece progesteron içeren ilaçlar kullanılabilir. Kadının hayat kalitesini düşürecek etkileri olan ve çocuk sahibi olmasını etkileyen kistler sebebiyle kist alınması gerekebilir. Kistler alındıktan hemen sonra gebe kalma şansı daha yüksektir. Bazı hastalara ise ilaç ve ameliyat tedavisi gerekebilir.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!