DOLGU UYGULAMALARI

Zaman insanlarda karşı koyulamayacak değişiklikler oluşturur. Yaşlanma, yüzde çizgi ve kırışıklıkların belirmesiyle fark edilir. Yıllar geçtikçe, yüz ve dudaklar eski dolgunluğunu, diriliğini yitirmeye başlar. Dudak ve göz çevresinde kırışıklıklar belirir; konuşurken ya da gülerken bunları saklamak olanaksız hale gelir. Burun kenarlarından ağza doğru uzanan dikey çizgiler gittikçe derinleşir. Kaşların arasında dikey, alında da bir dizi yatay çizgi oluşur.

Uzun yıllar boyunca hekimler, çeşitli yöntemler uygulayarak (kimyasal peeling, lazer tedavileri, botox enjeksiyonları, enjekte edilebilen dolgu maddeleri, mezolifting vb.), deriye ait şekil bozukluklarını tedavi etmeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, bütün bu çabalar deri yaşlanmasını henüz tümüyle engelleyebilir düzeylere ulaşmamış, bugün için kalıcı çözüm bulunamamıştır.

Günümüzde, yüzdeki çizgilenme, kırışıklık ve kıvrımların azaltılması için, dolgu maddeleri enjeksiyonu (kolajen, silikon, kişinin kendi yağı, hiyalüronik asit enjeksiyonu vb.) kozmetik dermatolojide önemli yere sahiptir.

Daha genç, daha taze ve daha kusursuz bir cilde sahip olabilmenin etkili yollarından birisi

dolgu maddesi uygulamalarıdır. Dolgu maddesi enjeksiyonu, iş ve sosyal yaşamdan uzak kalmadan, yüksek maliyetler ödemeden, uygulama sonrası fazla bir bakım gerektirmeksizin, ufak dokunuşlarla yüzün ifadesini bir anda değiştirir, işlem yapıldığı anda sonuç verir ve aynaya bakıldığında değişiklik hemen ayırt edilebilir.

Dolgu uygulamaları yüzün belirli bölgelerinde mucizevi sonuçlar yaratır:

1- a) Burun kenarlarındaki derin gülümseme çizgileri

b) Dudak çevresindeki dikey çizgilenmeler (sigara çizgileri)

c) Ağız köşelerinde beliren hüzün çizgileri

d) Alındaki dikey ve yatay uzanımlı, çatık ve endişeli yüz görünümü oluşturan çizgiler

e) Göz çevresindeki kaz ayağı çizgileri

2- Elmacık kemikleri, yanaklar ve çenenin belirginleştirilmesi

3- Dudakların biçiminin düzeltilmesi ve daha dolgun görünmesi

4- Çökük akne ve diğer yara izlerinin düzeltilmesi

5- Yüz şekillendirilmesi ve hataların düzeltilmesi.

Bu uygulamada amaç, cildin desteğini kaybettiği bölgeye hacim ve destek eklemektir. İnsan vücuduyla uyumlu özellikte çeşitli dolgu maddeleri derinin uygun tabakalarına enjekte edilir. Dinlenme sırasında görülen kırışıklıklar için eşsiz bir tedavi seçeneğidir.

Uygulamayı yapacak kişinin bu konuda deneyimli bir dermatolog ya da plastik cerrahi uzmanı olması gereklidir. En iyi sonuç, ‘’germe testi’’ (iki parmak arasında cilt gerginleştirildiğinde kırışıklık kayboluyor mu?) uygulandığında düzelmenin görülebileceği yerlerde alınır. Muayene sırasında, hastanın hangi bölgesinin tedavi edilmesini istediği tam olarak belirtilmelidir. Düzelmenin kalıcı olabilmesi için zaman içinde enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir. Cildin kalınlığı, nemi, kırışıklıkların derinliği, enjeksiyon tekniğinin başarısını etkiler.

Geçen 20 yıl boyunca kozmetik endüstrisi, ideal bir dolgu maddesi elde etmeyi amaçlamıştır.

İdeal dolgu maddelerinden beklenen özellikler:

  • İnsan vücudu ile uyumlu olması

  • Yüzün doğal ifadesini koruması

  • Uzun süre kalıcı olması

  • Alerji ve diğer yan etkilere sahip olmaması

Daha dolgun dudaklar, daha belirgin yüz hatları ya da yumuşatılmış yüz çizgilerinin amaçlandığı dolgu uygulamalarında, vücudumuzda doğal olarak bulunan bir madde olan “hiyalüronik asit” içeren dolgular öncelikle tercih edilirler.

Cildimiz, sağlığımız için ne kadar önemliyse, hiyalüronik asit de cildimiz için o kadar önemlidir. İnsan vücudunda özellikle kas ve eklemlerde bulunur. Hiyalüronik asit bulunduğu dokuya esneklik / sağlamlık veren, berrak kristal jel görünümlü bir maddedir. Vücuttaki su ile birleşerek hacim kazanır, cildi dolgunlaştırır, nemlendirir ve tazeliğini korumasını sağlar. Tüm canlı türlerinde kimyasal, fiziksel ve biyolojik olarak aynı yapıya sahiptir.

Yaş ilerledikçe vücudun hiyalüronik asit üretimi azalır, cilt gerginliğini ve elastikiyetini kaybeder. Dışarıdan takviye edildiği zaman cilt daha gergin ve kırışıksız görünür.

Dışarıdan uygulanan kremlerin derinin gözeneklerinden geçerek bu tabakaya ulaşması anahtar deliğinden bir topu geçirmek kadar olanaksızdır. Bu yüzden asıl etkinin hedeflenen tabakada görülmesi pek olası değildir. Kırışıklıkların azalması için cilt altına enjeksiyon yapılmalıdır. Basit bir enjeksiyon ile kaybolan desteği tekrar kazanmak, görünümünü farklılaştırıp güzelleştirmek ve kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür. Kalıcı değildir, 6-12 ay içinde vücuttan tamamen emilerek atılır. Etki süresi kişiye ve uygulama bölgesine göre değişir. Bu durum bizlere bir sonraki tedavi için zaman ve seçenek olanağı tanır.

Düzeltmenin daha uzun süre kalıcı olabilmesi için enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir. Cildin kalınlığı, nem ve yağ içeriği, kırışıklıkların derinliği ve nedeni, enjeksiyonu uygulayan hekimin tecrübesi, tedavinin etki süresi ve başarısında önemlidir.

Göz ameliyatları, ortopedi ve romatolojik sorunların giderilmesi (eklemlerin kayganlığını sağlamak vb.), üroloji gibi diğer alanlarda da kullanılmaktadır.

(1980 yılında, ciltte uygulanabilen, hiyalüronik asit ile biyolojik olarak uygunluk taşımakla birlikte ondan daha uzun süre dayanabilen sentetik polimerler geliştirilmiştir?). Stabilize edilmiş hiyalüronik asit organizma ile tümüyle uyumlu ve vücut tarafından eritilebilir olduğundan doğal ve emniyetlidir.

Bir noktaya özellikle dikkat edilmelidir, yağmurdan kaçarken doluya yakalanmamalıdır. Uygulamanın fiyatı ya da etkinin kalıcılığı öncelikle tercih nedeni olabilmektedir. Ancak, vücut ile uyumsuz özellikte ve/veya uygulamadan sonra kalıcı olan dolgu maddelerinin kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek doğal olmayan görünüm, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyon ve granülom oluşumu ile yer değiştirme gibi yan etkiler gelişebilir. Güvenilir özellikte diğer implant seçenekleri nedeni ile bu tür materyallerin kullanılması önerilmemektedir.


Antalya Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!