Cilt lekeleri ve tedavisindeki gerçekler
Cilt lekeleri ve tedavisindeki gerçekler

Leke, kişinin cilt kalitesini azalttığı, güzelliğine gölge düşürdüğü ve dış görünüm estetiğine olumsuz etkilerinden dolayı tedavilerinde her geçen gün yeniliklerin denendiği bir konu olmuştur.
Leke, normalde cilt rengini veren melanin isimli pigmentin vücudun belirli bölgelerinde cilt altında düzensiz kümelenmesi ile meydana gelir.
Leke konusunda her şeyden önce dikkatli bir fizik muayene ve iyi bir ön araştırma şart. Lekenin oluşma sebepleri ortaya çıkarılmalı ki,tedaviden sonra ne sebeple bu lekeler meydana gelmişse tekrar bu etkenlere maruz kalınmasın.Yoksa leke tedavi edildi diye tekrar bu etkenlere maruz kalınırsa bir daha leke meydana gelmeyecektir diye bir durum söz konusu değildir.
Lekeler nasıl meydana gelir ?

gebelik döneminde kloazma dediğimiz yüzde gebelik maskesi olarak,

yaşın ilerlemesine bağlı olarak el sırtı, göğüs, boyun ve yüzde yaşlılık lekesi olarak,

güneş yanıkları sonrası yüz ve dekolte cildinde güneş lekeleri tarzında,

deodorant ve parfüm uygulamaları sonrası koltuk altı, boyun gibi alanlarda,

lazer yada ağda uygulanması sonrası kimyasallarla ve güneşle kontrolsüz temas sonrası,

dövme sildirmede yanlış uygulamalar sonrası,

bazı sistemik hastalıklarda (böbrek ve diyabet vb.) ciltte bölge bölge renk değişikliği tarzında lekelenmeler meydana gelir.

Leke tedavisinde neler var?
Lekeyi tedavi etmek için Lazer uygulamaları, peeling, dermabrazyon işlemleri, cilt soyucu ve açıcı kozmetik ürünler kullanılmıştır. Ancak yıllardır yaptığımız bu işlemlerde her zaman yüz güldürücü sonuçlar alınamamıştır.
Lazer uygulamaları noktasal lekelerde başarı gösterirken,yaygın vaziyette olan bir leke de lazer ışığının yoğunluğu nedeniyle leke de daha çok koyulaşma olduğu bile görülmüştür.
Cildi tamamen soyalım ve tüm dertlerden tamamen kurtulalım diye yapılan dermabrazyon işleminden sonra yaşanan bir enfeksiyon ile daha kötü sonuçların ortaya çıktığı olmuştur.
Peeling işlemleri ile cildi soyarak lekelerin de soyulmalar ile birlikte atılması hedeflenmektedir. Ancak eğer melanin pigmentleri bu soyulan deri katmanları içinde ise bu mümkün olur. Ya da daha derin deri tabakalarına yerleşmiş lekelerde bu derin tabakadaki lekeleri tedavi etmek bu yöntemle mümkün olmamaktadır. Bu amaçla derin deri tabakalarına nüfus ederek melanin pigmentinin parçalanmasını ve yenilerinin oluşmamasını sağlayacak kozmetik ürünleri de birlikte kullanmak gerekmektedir.
Aslında özet olarak şunu söyleyebilirim; Leke hem hasta için hem de bunu tedavi etmek isteyen doktor için sonucun ne olacağını bilmediği bir sıkıntıdır. Eğer tam tedavi olursa her iki taraf için büyük bir mutluluk, eğer olmazsa yine her iki taraf için büyük bir depresyon kaynağıdır. Artık çoğu doktor arkadaşım leke için bir tedavi uygulamadığını söylemek durumuna dahi gelmiştir.
Neden Cosmelan ve Dermamelan Depigmentasyon tedavisi ?
Lekeyi tedavi etmek için cildi soymamız gerekir, derideki melanin pigmentini parçalamamız gerekir, melanin pigmentinin oluşmamasını sağlamamız gerekir ve deriye rengi veren pigmentin rengini açmamız gerekir. Bunları yaparken cilde en az zararı verip aynı zamanda korumamız gerekir.
Bunları sağlayacak bir Leke tedavi kiti, Cosmelan ve Dermamelan.
İçeriğindeki Azelaik asit, Kojik asit Fitik asit ve Vitamin C cildin yenilenmesini,melanin pigmentinin parçalanmasını, yeni melanin pigmentini oluşmasının engellemesini sağlarken; aloe barbadensis, sodyum askorbil fosfat, titanyum dioksit, gliserin, niacinamid, alfa arbutin, retinil palmitat, tokoferil asetat, bisabolol, allantoin gibi içeriklerde antioksidan, cilt yapılandırıcı, yatıştırıcı, ultraviyole ışığı bloke edici gibi özellikleri ile tam etkin bir tedavi kombinasyonu sağlamaktadır.
Tedavi çok kısa sürede farklılığını ortaya koymaktadır. Ancak Cosmelan ve Dermamelan devam kremleri, nemlendirici ve güneş koruyucu ile birlikte 6 aylık bir tedavi dönemi mevcut. Bu mutlak uyulması gereken bir durum. Amaç, cilt yüzeyinde görünmeyen ancak wood ışığı ile görülebilen deri altındaki lekeleri de tedavi etmektir.
Tabii ki şu gerçeği unutmamak gerekiyor. Bu işlem hangi sebepten olursa olsun var olan lekenin tedavisini sağlar. Eğer tedaviden sonra lekeye sebep olan faktörlere yine kendimizi maruz bırakırsak tekrar yeni leke oluşmaz diye bir durum söz konusu değildir.
Leke tedavisinde sadece cilt yüzeyi tedavi edilmemeli, cilt altında biriken melanin pigmentleri de yok edilmeli, yenisinin oluşması engellenmeli ve tedaviden sonra lekeye sebep olan ultraviyole ışıklardan ciddi bir güneş koruyucu düzenli kullanılarak cilt muhafaza edilmelidir.
Hiç başka bir işleme gerek bırakmadığı, kişinin hayat kalitesini bozmadığı ve hızlı bir şekilde sonuçların da görülebileceği bir tedavi olduğunu gördüm. Uygulamanın rahat olması, her cilt tipine uygulanabilmesi ve tatmin edici sonuçların hızlı bir şekilde görülebilmesi bu depigmentasyon tedavisinin tüm diğer tedavi seçeneklerinin önüne geçmesini sağlamaktadır.

Dr.Mevlüt DAĞ
Medikal Estetik


İstanbul Medikal Estetik Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!