ÜLKEMİZDE CİNSEL EĞİTİM

Ülkemiz çok hızlı bir toplumsal değişim süreci yaşamaktadır. 1950'li yıllarda başlayan kentlere göç, önemli toplumsal sorunları da beraberinde getirmiştir. Bireylerin göçle birlikte yaşam biçimleri, beklentileri, kendilerini toplum içinde algılama biçimleri değişmiştir. Kısaca, kırsal alandaki kültürel değerler göçle birlikte geçerliliklerini yitirmiştir. Medyanın etkisiyle ve hızlı tüketim toplumu olmanın sonucunda da, sadece kırsal alanlardan göç edenler arasında değil, önceden beri kentli olan kesimde de gençler, güvenilir bilgi edinebilme olanağından ve sağlıklı davranabilme becerisinden yoksundurlar.

Bu koşullar altında cinsellik, üzerinde en az konuşulan ve yazılan ancak en çok düşünülen ve endişe duyulan bir konu olarak kalmıştır.

Türkiye'de cinsel sağlık eğitimi kapsamına giren konulardan bazıları ilköğretim ve ortaöğretimdeki değişik derslerin programında birbirinden bağımsız olarak yer almaktadır. Bu derslerin müfredata alınmasındaki amaç sadece gençlere bilgi vermektir ve herhangi bir cinsel tutum ve değer geliştirmek açıkça amaçlanmamıştır. Ayrıca bu dersleri işlemekle görevli öğretmenler konu ile ilgili güncel bilgilerden yoksun olabildikleri için ergenlik dönemi sağlık konularını sunmada kendilerini yetersiz hissederek bu konularda yüzeysel bilgiler sunmayı tercih edebilmektedir.

Gençlerin cinsel konulardaki tutum ve davranışlarını biçimlendirmeye yönelik planlı bir cinsel sağlık eğitim programı ülkenin gündeminde olmasına karşın, henüz okullarda cinsel sağlık eğitimi verilmemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşları tarafından bölgesel boyutta yürütülen ve sürekliliği olmayan eğitim çalışmalarının ulaşabildiği genç sayısı azdır.

Cinsellikle ilgili akademik bilgilerin eksikliği, ülkemizdeki bireylerin ve toplumun cinselliği genellikle üreme işi ve organlarıyla ilgili biyolojik bir eylem olarak dar bir odaktan görmelerine ve cinsel eğitimden korkmalarına neden olmaktadır.

Diğer taraftan, her düzeydeki sağlık bilgileri ve sonrası eğitimlerinde cinsel sağlık bilgileri ve HIV/AIDS eğitiminin yer alması önerilmektedir. Bu öneriler doğrultusunda Temmuz 2001'de “Ergenlerin Sağlık Bilincinin Geliştirilmesi Projesi” başlatılmıştır. Bu proje, Milli Eğitim Bakanlığı ve İnsan Kaynaklarını Geliştirme Vakfı tarafından yürütülmüştür. Proje kapsamında eğitici insan gücü yetiştirmek amacıyla geleceğin öğretmenleri olan eğitim fakülteleri öğrencilerine örnek bir cinsel sağlık bilgileri ders programı oluşturulmuştur.

Dünyada HIV/AIDS'li hasta sayısının hızla artması ülkemizde de gençlere yönelik cinsel sağlık bilgisi eğitimi konusunun gündeme getirilmesinde önemli bir neden olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığında, 2000 yılında başlamış ergenlik döneminde değişimlerle ilgili olarak önce kızlar için başlayan, daha sonra erkeklere de sunulan yaygın bir bilgilendirme etkinliği (ERDEP) yürütülmüştür. Ders dışı etkinlik olarak tasarlanan bu proje daha çok fiziksel değişim ve öz bakım konularını içeren kısa süreli, kız ve erkek öğrencilerin ayrı katıldığı bir kez ve 40 dakikalık bir program olarak 6.-7.-8. sınıf ilköğretim öğrencilerine gezici eğitim ekipleri tarafından yapılmıştır. Çalışmanın değerlendirilmesinde tüm öğrenciler eğitimin gerekli ve yararlı olduğunu belirtmişler ancak yeterli olmadığını vurgulamışlardır. Bu program özel sektörün desteği ile sürdürülmüştür.

Örgün eğitim, Cinsel Sağlık Bilgileri Eğitimi için önemli bir fırsattır. Bu konuda yapılan girişimlerin başlangıçta dikkatleri çekmesi doğaldır. Toplumun önemli bir kesimi cinsel sağlık bilgileri eğitiminin gençleri, cinsellik konusunda henüz zamanı gelmeden uyardığını düşünecektir. Konunun önemi ve ivediliği hakkında bilinçli olan eğitimcilerin bu konuda hazırlıklı, donanımlı ve kararlı olmaları gereklidir. Eğitim sanıldığı gibi, gençleri yanlış cinsel ilişkilere özendirici değil, tam tersine başka ülkelerde olduğu gibi daha sorumlu ve doğru davranışlara yönlendirici bir rol oynayacaktır. Yarının anne babaları olan gençlerin bilgilenmesi gelecekte çocukları için de değerli bir kaynak olacaktır. Cinsel sağlık bilincini geliştirme etkinliklerinin istenilen doğrultuda düzenlenebilmesi için ilgili kuruluşların kısa ve uzun vadede işbirliği yaparak gerçekleştirebileceği adımlar;

  • Örgün eğitimde ders programlarının içeriklerinin geliştirilmesi, geliştirilen programların yürütülebilmesi için öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının geliştirilmesi,
  • Bu adımlar tüm sistemde yaygınlaşana değin halen eğitimi yürüten ilgili branş öğretmenlerinin kısa süreli kurslarla hazırlanarak ve dışardan sağlanan uzman/program destekleri ile öğrencilerin sağlık bilincini geliştirmek amacıyla eğitim etkinliklerinin düzenlenmesidir.

CİNSEL EĞİTİME BAKIŞIMIZ

Cinsel konularda eğitim konusunda Türk halkı;

  • yaklaşık üçte iki okullarda kesinlikle cinsel eğitimden yana
  • %17’ tercihe bağlı olarak eğitim imkanından yana
  • Yaş gençleştikçe, eğitim düzeyi arttıkça cinsel eğitimin gerekliliğine inanma oranı artmaktadır.
  • Cinselliği eşlerinden öğrenen kadınlarda erkeklerden çok daha yüksek bir oranda okullarda cinsel eğitimden yanadır.
  • Okullarda cinsel eğitimi( zorunlu ya da tercihe bağlı) destekleyen kesimdeki yaygın görüş, eğitimlerin kız ve erkeklere ayrı ayrı verilmesi gerektiğidir.
  • Üniversite mezunu ve metropollerde yetişmiş kesimlerin yaklaşık yarısı karma eğitimden yarısı ayrı eğitimden yanadır .

Çocuklar büyüdükçe sosyal çevre içindeki ilişkileri de giderek gelişmektedir. Ergenlerin büyüme ve gelişme süreçleri boyunca cinsellikle ilgili olumlu mesajlar almaları ve cinselliğe yönelik olumlu bir bakış açısı kazanmaları önemlidir.

Ailesinin dışında öğretmen, arkadaşlar, televizyon, müzik, kitaplar, reklamlar ve oyuncaklar gibi bir çok kaynaktan cinsellikle ilgili uygun davranış ve değerler hakkında mesajlar almaya ve bilgiler öğrenmeye devam ederler. Ancak bu tür kaynaklardan alınan mesajlar cinsellikle ilgili tam ve doğru bilgileri içermeyebilir.

Aynı zamanda, bu tür kaynaklarda cinsellik bir şaka ya da alay konusu yapılabilir ya da cinselliğe küçültücü bir olay olarak bakılabilir.

Aile içinde başlayan cinsel eğitim çabalarının, çocuk okula başladığı andan itibaren, okul bünyesinde geliştirilecek planlı öğrenme aktiviteleri ile desteklenmesi gerekmektedir. Okul, bazı çocuklar için ailede öğrendikleri bilgilerin pekiştiği bir ortam olurken, bazıları için de cinsellikle ilgili ilk ve önemli bir bilgi kaynağı olabilir. Aynı zamanda okullar çocukların ve gençlerin büyük bir çoğunluğuna toplu olarak ulaşma fırsatı vermektedir.

Özellikle cinsel konuların tabu olduğu toplumlarda, okullardaki cinsel eğitim etkinliklerinin önemi artmaktadır;

  • Kendilerinde meydana gelen fiziksel ve duygusal gelişimleri anlama ve kabullenmek,
  • Bedeni hakkında olumlu duygular taşıma, bireysel farklılıkları kabullenmek,
  • Şu andaki ve gelecekte yaşamlarında cinsel davranışlarıyla ilgili bilinçli ve sorumlu kararlar alabilmek,
  • Kadın ya da erkek olarak kendi cinsiyeti hakkında olumlu duygular taşımak
  • Cinsel konular hakkında rahat bir şekilde konuşma ve ifade edebilme becerisi,
  • Uygun ve uygun olmayan cinsel davranışları anlayabilmek,
  • Cinsel taciz ve istismara karşı kendini koruyabilmek,
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve istenmeyen gebeliklerden korunmayı başarmak.

Çocuklara ve gençlere yönelik planlanan cinsel sağlık eğitimlerinin en genel amacı cinsel sağlığın geliştirilmesi;bireylerin, cinsel davranışların pozitif sonuçlarına ulaşmaları ve negatif sonuçlarından uzak olmalarını sağlamaktır.

CİNSEL DAVRANIŞLARIN OLUMSUZ SONUÇLARI;

  • istenmeyen gebelik,
  • cinsel baskılar,
  • cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar / AIDS
  • cinsel işlev bozuklukları gibi durumları ifade etmektedir.

CİNSEL DAVRANIŞLARIN OLUMLU SONUÇLARI

  • özgüven,
  • kendine ve başkalarına saygı duyma,
  • cinsel baskılar ve zorlamalardan uzak olma,
  • cinsel yaşamdan hoşnut olma
  • planlanmış anne ya da baba olma gibi durumlardır.

Kapsamlı cinsel eğitim programlarını dört temel üzerine oturtmak mümkündür.

Gençlere;

  • insan üremesi,büyüme-gelişme,anatomi,fizyoloji, mastürbasyon,
  • aile yaşamı, gebelik, doğum,ebeveynlik, aile planlaması, düşük,
  • cinsel tepki, cinsel eğitim,cinsel istismar,
  • cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AIDS dahil insan cinselliği hakkında doğru bilgi sağlamak.

CİNSELLİKLE İLGİLİ BİLGİ KAYNAKLARI

Kentsel kesimde yapılan araştırmalarda lise öğrencilerinin cinsellik ile ilgili bilgi kaynakları şu şekildedir:

1-Arkadaş,

2-gazete-dergi, televizyon

3-kitap.

Erkeklerin bilgileri daha sınırlı olup, daha çok arkadaşlarından,

Kızlar annenin eğitim düzeyi yükseldikçe annelerinden yararlanmaktadır.

Üniversite öğrencilerinde ve yüksek sosyoekonomik düzeydeki gençlerde bilgi kaynakları bir miktar daha farklıdır, arkadaş, anne ve baba daha arka planlarda kalmakta ve yazılı materyal daha ön sıralara geçmektedir.

(CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği) Araştırma verileri)

*************************************************

HAFTAYA;” CİNSEL EĞİTİM MODELLERİ VE ÇOCUKLAR CİNSELLİKLE İLGİLİ NE BİLMELİ?

CİNSEL EĞİTİM MODELLERİ VE FARKLI PROGRAMLAR

Sağlığın korunmasında okulların öneminin ön plana çıkması, her ülkenin eğitim müfredatlarına kendi gereksinimlerine göre programlar eklenmesi ile sonuçlanmıştır. Bu programların önemli bir bölümünü üreme sağlığı programları oluşturmaktadır.

Programlar ülkelerin gelişmişlik düzeyleri kültürel özellikleri ve sağlık eğitimi konusundaki deneyimlerine göre farklılık göstermektedir. Cinsel sağlık programlarının okulprogramları içine yerleştirilmesi hususunun, uygulama alanı için en yaygın olarak kullanılan yaklaşımlar:

I-CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİNİN AYRI BİR DERS YA DA ÜNİTE OLARAK UYGULANMASI:

Bazı ülkelerde okul personeli ya da öğretmenler, ayrı bir ders ya da ünite olarak cinsel sağlık eğitiminin sorumluluğunu üstlenir. Bu bir SAĞLIK DERSİ ya da AİLE YAŞAMI EĞİTİMİ dersi olabilir.

Eğer okulda uygulamada olan bir sağlık dersi varsa cinsellik ve üreme sağlığı ile ilgili konular 2- 3 hafta sürecek bir ünite şeklinde bu dersin içine konabilir. Bu uygulamaya en iyi yaklaşım olarak bakılmaktadır. Bu yaklaşımda bilgiler etkili bir şekilde verilebilir ve amaçtan uzaklaşma olasılığı düşüktür.

II-İNFÜZYON (YAYILMA) YÖNTEMİ

Ancak bazı ülkelerde okul programları çok yoğun olduğu için cinsel sağlık eğitiminin ayrı bir ders ya da ayrı bir ünite olmasına sıcak bakılmamaktadır.

Cinsel sağlıkla ilgili konular, doğrudan ya da dolaylı olarak okullarda okutulan birçok dersle (biyoloji, psikoloji, sosyoloji, tarih, nüfus, coğrafya vb.) ilişkilidir.

Cinsel sağlıkla ilgili konuların, farklı öğretmenler tarafından verilen ana dersler içine entegre edildiği bir yöntemdir. Bu yöntemde, hali hazırda okulda var olan yapı kullanıldığı için politik olarak daha kabul edilebilir bir yaklaşım olarak görülmektedir. Cinsel sağlık bilgilerini farklı dersler içine yaymak eğitimin etkisini azaltabilir ve programı amacından uzaklaştırabilir. Bu nedenle farklı okul ortamlarında infüzyon yönteminin etkisini ve yararlarını ortaya koyan çalışmalara gereksinim vardır.

III-DIŞARDAN EĞİTİCİ DAVET ETME:

Okulların kullandığı bir diğer yöntem, okula dışardan sağlık eğitimcisi davet etmektir. Bu yaklaşımın öğrenciler tarafından en beğenilen yaklaşım olduğu belirtilmektedir. Çünkü, öğrenciler dışardan gelen eğitimcilere daha fazla güvenmekte ve duygularını açabilmektedir.

Dışardan gelen eğitimcilerin yenilikçi ve öğrencilerin katılımını sağlayan interaktif eğitim yöntemlerini kullanma eğilimlerinin daha fazla olduğu belirtilmektedir. Diğer taraftan, bu eğitimciler üreme ve cinsel sağlık konularında öğretmenlerden daha bilgili olabilir ve öğrencilerle daha rahat bir şekilde konuşabilirler. Ayrıca onlar, toplumda var olan sağlık hizmetlerine öğrencilerin ulaşmasını da kolaylaştırabilirler.

Bu yöntemin bir dezavantajı, eğitimde sürekliliğin sağlanamamasıdır. Süre, çoğu zaman öğrencilerde davranış değişimi sağlayacak uzunlukta olmamaktadır. Ayrıca eğitimci gittikten sonra öğrencilerin kafasında var olan bazı sorular yanıtsız kalabilmektedir.

IV-HIV/AIDS ÖNLEME PROGRAMLARI:

Cinsel sağlıkla ilgili konuları okullara yerleştirmenin bir diğer yolu, yeni HIV/AIDS önleme çabalarıdır. Var olan HIV/AIDS önleme programlarının içine cinsel sağlıkla ilgili diğer konuların dahil edilmesiyle, her iki programın da daha etkili olacağı düşünülmektedir.

V-AKRAN EĞİTİMİ YAKLAŞIMI

Akran eğitimi; yaş, cinsiyet, cinsel yönelim, meslek, sosyo-ekonomik ya da sağlık statüsü bakımından ortak özellikler taşıyan kişilerin, belli bir konuda bilgi ve becerilerini geliştirme ve bunu takiben bu bilgi ve becerilerini içinde bulundukları akran grubunda yaygınlaştırmalarını amaçlayan bir yaklaşımdır.

Akran eğitimi pek çok ülkede çeşitli sivil toplum kuruluşları ve eğitim enstitüleri tarafından toplum merkezlerinde, üniversite kampüslerinde ve gençlik derneklerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle 1990'ların başından bu yana tüm dünyaya yayılmış ve uygulanmaya başlamıştır.

Temel ilkeleri “AKTİF ÖĞRENME” ve “AKRAN DAYANIŞMASI” olan akran eğitimi, temel olarak “GRUP DESTEĞİ” ve “GRUP LİDERLİĞİ” modeli üzerine geliştirilen bir yöntemdir.

Dünyada ve ülkemizde de bu modelin kullanıldığı gruplara örnek olarak, madde bağımlılığı olanlar, cinsel şiddet ve taciz mağdurları, kanser ya da HIV/AIDS gibi hastalıklarla yaşayanların oluşturdukları akran gruplarını göstermek olasıdır.

“AKRAN LİDERLİĞİ” modeli eğitimciler arasında iyileşme ve rehabilitasyon amaçlı olmaktan çok, bilgi, tutum ve davranış değişimini hedefleyen bir yaklaşımı tanımlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında akran liderlik modeli, belirli bir özellik bakımından (yaş, ya da cinsiyet, meslek gibi) benzerlik gösteren grup içinde aynı grup üyesi olan kişilerin öncelikle eğitimini içerir. Ardından bu eğitimi alan kişilerin, kendi grupları içinde bu bilgileri dağıtma ve yaygınlaştırma etkinliklerini içerir.

Bu yaklaşım, etkili korunma yöntemleri üzerinde çalışmalar yürüten araştırmacılar tarafından sigara, uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığı, şiddet, cinsel sağlık ve HIV/AIDS konuları üzerinde denenmiş ve cinsel sağlık konusunda gençler arasında son derece etkin olduğu saptanmıştır.

Akran eğitimi sürecini tamamlayan eğiticiler, edindikleri bilgileri, kazandıkları iletişim, eğitim, danışmanlık becerilerini kullanarak kendi yakın çevrelerinden başlayarak geniş bir yaşıtlar grubuna ulaşabilmektedir. Bu süreçte düzenlenebilecek bazı etkinlikler aşağıda sıralanmaktadır;

  • Gençlik merkezi, sokak, işyeri, okul, ev, arkadaş toplantılarında bilgilendirme etkinlikleri,
  • Stand çalışmaları,
  • Broşür, kitapçık, poster, promosyon dağıtımı,
  • Konser, tiyatro, film gösterimleri,
  • Konferans, seminer, atölye çalışması,
  • Bireysel veya küçük grup bilgilendirmeleri,
  • Radyo, tv programları hazırlama ya da programlara katılım,
  • Festival düzenlemek, festivallere katılmak vb.

Ülkemizde akran eğitim modeli ile yürütülmekte olan programlar ise ağırlıklı olarak üniversitelerde sürdürülmektedir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu akran eğitimi alanında çalışanların iletişimini güçlendirmek için Y-PEER adıyla bir internet ağı kurmuştur. Aynı kuruluş eğitici eğitimi programları düzenlemekte, akran eğitimi uygulayan gençlik grupları ve sosyal toplum kuruluşları çeşitli toplantılarda biraraya getirerek deneyim paylaşımını sağlamaktadır.

BAZI ÜLKELERDE UYGULANAN CİNSEL EĞİTİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ÖRNEKLER

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NDEcinsel sağlık eğitiminin tarihi oldukça eski olmasına rağmen tartışmalı bir seyir izlemiştir. ABD'de cinsel eğitimle ilgili iki farklı yaklaşımı savunanlar arasındaki tartışmalar;

1.Gençlere evliliğe kadar cinsel ilişkiden uzak durmaları telkin edilmektedir.

2.Kapsamlı olan yaklaşım ise öğrencilere yaşları ilerleyene kadar cinsel ilişkiyi ertelemeleri ve cinsel sağlık çerçevesinde cinsel davranışları açıklayan yaklaşımdır. Bu yaklaşım sosyal öğrenme teorilerini kullanır, iletişim ve problem çözme gibi becerilere önem verir. Ayrıca cinsel olarak aktif ergenlere istenmeyen gebelik ve HIV enfeksiyonu gibi sonuçlara maruz kalmamaları için gerekli bilgi ve becerileri öğretir

HOLLANDA'DAise cinsel eğitimin genel felsefesi öğrencilere cinselliği öğretmek değil, cinsellik hakkında konuşmaktır. Standart bir cinsel eğitim müfredatı ya da eğitimde kullanılan tek bir kitap yoktur. 1932'ye kadar okul müfredatlarının zorunlu bir parçası olmayan cinsel eğitim, birçok okul dersi içine alınmıştır. Öğretmenler öğrencilerin cinsellikle ilgili öğrenmek istedikleri bütün konuları anlatmakta özgürdür. Derslerin içeriğini öğrencilerin soruları belirlemekte, eşcinsellik ve mastürbasyon dahil tüm konular açık bir şekilde tartışılmaktadır. Eğitimde iletişimin önemi vurgulanmakta ancak cinsel davranışların negatif sonuçları üzerinde de durulmaktadır.

FRANSA'DAdünyadaki AIDS tehlikesiyle birlikte, bu hastalıktan korunmanın bir yolu olarak cinsel eğitime başlanmıştır. Okullarda cinsellikle ilgili konular genellikle 9-13 yaşlarda anlatılmaya başlanır. Ulusal olarak belirlenmiş olan cinsel eğitim müfredatı, çoğunluğu CYBE(cinsel yolla bulaşan enfeksiyon) ve AIDS'le ilgili olan beş üniteden oluşmaktadır. Eğitimin amacı cinsel ilişkiyi ertelemek değil, öğrencilerin cinsellikle ilgili konularda bilgi ve beceri kazanmalarına yardım etmektir. Biyoloji öğretmenleri genellikle üreme anatomisi ve fizyolojisi ile ilgili konuları anlatırlar. Diğer konuları tartışmak için aile planlaması kurumlarından eğitimci çağırırlar. Bu yaklaşım, okullar ve aile planlaması organizasyonlarının işbirliği içinde çalışmasını sağlamıştır. Öğrencilere de sağlıkla ilgili endişelerini tartışmaları ve doğru bilgi edinmeleri için fırsat sağlanmıştır.

CİNSELLİKLE İLGİLİ ÇOCUKLAR NE BİLMELİ

5 YAŞ

  • Üreme organları dahil bütün cinsel organların doğru terimlerle adlandırma
  • “KADINLIK” ve “ERKEKLIK” kavramlarını anlama ve ayırt etme
  • Vücutlarının kendilerine ait olduğunu bilme ve uygunsuz dokunmalara“HAYIR” diyebilme
  • Bir kadının istemediği sürece bir çocuğu sahip olmak zorunda olmadığı kavramını bilmek
  • Bebeklerin nereden geldiğini, oraya nasıl girdiğini ve çıktığını bilmek
  • Vücut parçaları hakkında rahatlıkla konuşmak
  • Güvendiği erişkinlere cinsellikle ilgili soru sorabilme
  • Cinsellikle ilgili konuşmaların evde, özel bir biçimde konuşulması gerektiğini bilme

6-9 YAŞ (İLKOKUL ÇOCUKLARI)

  • Hayvan ve bitkilerin büyümesi ve üremesini öğrenmeye başlama
  • Bütün canlıların ürediğinin farkında olma
  • Dede ve nineler de dahil olmak üzere bütün insanlarda yaşam döngüsü ve yaşlanmanın farkında olma
  • Kendi cinsinin ve öbür cinsin vücut parçaları hakkında uygun sözcükleri kullanarak konuşmak
  • Cinselliğin cinsel yönelim boyutunu anlamak (eşcinsel, biseksüel, heteroseksüel)
  • Aile üyelerinin rol ve sorumluluklarını kavrayabilmek
  • Kalıp yargısız olarak cinsiyet rollerini anlayıp ona uygun davranabilmek
  • Sağlık sistemini anlamak, hastalanınca sağlık kurumlarına başvurmanın korkutucu olmayan ve onların lehine bir gereklilik olduğunu kavramak
  • AIDS hakkında temel bilgilere sahip olmak
  • Kendi vücudunun sağlık ve güvenliği için aktif rol üstlenmek
  • Arkadaşlık başlatma ve sürdürmede kendini geliştirme.

9-13 YAŞ

ÜREMEYLE İLGİLİ

  • İnsan cinselliğinin yaşamın doğal bir parçası olduğu
  • Cinsel duyguların normal ve meşru olduğu
  • Cinsellik haz vericidir ama aynı zamanda bebek yapma yöntemidir. Cinsel eyleminin üreme eyleminden ayrılabileceğini fark etme.
  • Korunmasız cinsel ilişkinin gebelikle sonuçlanabileceği ve üreme döngüsünün biyolojik yönü
  • Düşük/kürtajın ne olduğu
  • Kadın ve erkek nasıl büyüdüğü ve farklılaştığı

DOĞUM KONTROLÜYLE İLGİLİ

  • Kimse ebeveyn olmak zorunda değildir
  • Çocuk sahibi olmanın zamanı planlanabilir
  • Çocuk sahibi olmak uzun süreli bir sorumluluktur ve her çocuğun olgun sorumlu ve sevgi dolu ebeveynlere sahip olma hakkı vardır.
  • Doğum kontrol yöntemleri mevcuttur (nelerdir, nasıl edinilir)

ERGENLİK ÖNCESİ VÜCUT DEĞİŞİKLİKLERİ İLE İLGİLİ

  • Kız ve erkek çocukta olacak değişiklikler ve zamanı
  • Vücut büyümesinin evreleri
  • Adet ve ıslak rüya
  • Bu dönemde olabilecek duygusal dalgalanmalar


Antalya Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!