Cinsellik varoluşsal bir özelliktir, suç, günah veya ayıp değildir. Sadece doğru yaşta ve toplumsal kabule uygun şekilde yaşanması gerekir. Tüm canlılar gibi insanlarda üremek için çiftleşir ve cinsellikten haz alır. Belli bir yaştan itibaren hem kadınlar hem erkekler gelişimlerine paralel olarak cinsel duygular-dürtüler ile tanışır ve cinselliği yaşar. Ülkemizde genellikle arkadaş ve internet ortamında hakkında bilgi sahibi olunan cinsellik aslında insan hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Sağlıklı bir insanın hayatta hissedebileceği en yüksek haz sağlıklı ve doğru bir cinsellikle yaşanabilir. Bazı kişiler cinselliği çeşitli nedenlerle baskı altında tutar ve buna hiç ihtiyaç duymadığını düşünürken bazı kişiler istemesine rağmen cinselliği yaşayamaz ya da problemler nedeniyle yeterli cinsel fonksiyona ulaşamaz. Her ikisi de cinsel problemdir ve cinsel işlev bozukluğu olarak adlandırılır. Cinsellik dürtüseldir ve hazza ulaşma prensibine göre çalışır. Sosyal bir varlık olan insanoğlu cinselliği hayvanlardan farklı olarak olgunlaştırmıştır ve daha anlamlı hale getirmiştir. İki kişinin anlaşmasına ve uyuşmasına bağlı olarak cinsellik sex veya sevişme olarak yaşanır. Sex sadece boşalım amaçlı ve fiziksel boyutta yapılır, sevişme ise duyguların işin içine karıştığı, iki kişinin bütünlük oluşturarak gerçekleştirdiği bir süreçtir.

Cinsellik bazen problemler nedeniyle ya hiç yaşanamamakta ya da yeteri kadar yaşanamamaktadır. Hem kadınlar açısından hem de erkekler açısından cinsel işlev bozuklukları olarak tanımlanan bu durumla hayatın çeşitli dönemlerinde karşılaşmak söz konusu olabilmektedir. Bunların bazıları organik-fizyolojik nedenlere bağlı iken bazıları ise psikolojik kökenli olabilmektedir. Fizyolojik olanları tıbbi müdahale ile psikolojik kökenli olanlar ise cinsel işlev bozuklukları terapisi ile düzelmektedir.

Cinsel işlev bozuklukları kadınlarda çoğunlukla vajinusmus, cinsel isteksizlik, orgazm problemleri, aşırı cinsellik, cinsel kimlik bocalaması olarak karşımıza çıkarken erkeklerde ise erken boşalma, erektil disfonksiyon (penisin yeterli sertliğe ulaşamaması ya da bunu sürdürememesi), cinsel isteksizlik ve cinsel kimlik bocalaması problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Psikolojik kökenli olan CİB’ler sorunun türüne bağlı olarak 4-20 seans süren terapilerle çözümlenebilmektedir. Türkiye’de bu alanda yetişmiş pek çok terapist cinsel problemlerinizin çözümünde size yardımcı olabilmektedir. Sizin kararlılığınız ve gayretiniz terapi ile birleştiğinde sağlıklı, mutlu ve haz dolu cinsel bir hayat yaşamanız mümkün olabilmektedir.

Cinsel problemlerin bir kısmında özellikle cinsel isteksizlik, başkaları ile cinsel ilişkiyi rahat yaşarken eş veya partner ile yaşayamama, cinsel taciz-travma, cinsel kimlik bocalaması gibi daha derin sebeplere dayalı cinsel problemler için aynı zamanda psikoterapist olan cinsel terapistle çalışma yapmak gerekmektedir. Aksi halde probleminiz çözümlenmeyebilir, tekrarlayabilir veya şekil değiştirerek farklı bir biçimde karşınıza çıkabilir. Eğer cinsel terapistinizin size bu yönde tavsiyesi olursa eğer kendisi psikoterapi yapamıyorsa başka bir psikoterapistten ek destek almak mutlaka daha yararlı olacaktır.


Bursa Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!