Cinsel istismar
Cinsel istismar

Amerika Birleşik Devletleri Sağlık ve İnsanı Hizmetler Departmanı (USDHHS), 2008 yılında cinsel istismarı su ifadelerle tanımlamıştır, cinsel haz ya da ekonomik menfaat elde etmek için çocuğa temas etmeyi, söz veya fiil ile sarkıntılığı, reşit olmayan biriyle cinsel münasebette bulunmayı, çocuğu pornografik olarak görüntülemeyi, teshiri, ensest ilişkiyi ve diğer cinsel olarak sömürücü davranışları içermektedir.

Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde saptanması en zor olandır. Çoğunlukla gizli kalan ve gün yüzüne çıkmayan cinsel istismar, özellikle kısa ve uzun dönemli etkileri açısından önemli bir olgudur. Cinsel saldırıların çocuk üzerinde çok büyük zararları vardır. İlk gözüken, çocuğun gelişiminin engellenmesi ve aksamasıdır. Normal bir çocukluk gelişimi, yerini saldırıya maruz kalmaktan dolayı incinmiş, zarar görmüş, kırılgan bir yapıya bırakmaktadır ( Polat 2006, s.27-29 ).6

Cinsel istismar kişinin yapmak istemediği bir duruma yani istismarcının cinsel yönde beliren istek ve eğilimlerine maruz kalmak demektir. Kişinin suistimal edilmesi, zorla alıkonulması bakımından da çok büyük bir suçtur. Cinsel istismar çocukların en çok etkilendiği, en yoğun şekilde travma haline girdiği istismar türüdür.

Uluslararası Çocuk İstismarı ve İhmalini Önleme Derneği (International Society for Prevention Child Abuse and Neglect) çocukların cinsel istismarını “rıza yaşının altında bir çocuğun, cinsel açıdan yetişkin bir kişinin cinsel doyumuna yol açacak bir edim içinde yer alması ya da bu duruma göz yumulması” bu tanım, söz konusu edimin herhangi bir araç ve cebir kullanılarak yapılıp yapılmadığı; genital ya da fiziksel temas içerip içermediği; çocuk tarafından başlatılıp başlatılmadığı ve kısa dönemde ortaya çıkacak derecede zararlı bir sonuç doğurup doğurmadığı ile ilgilenmez” şeklinde tanımlamaktadır (54,106).

Çocukların cinsel istismarı çok yaygın ve ciddi bir sorundur. Yaş, cinsiyet, sosyoekonomik sınıf ve coğrafi bölge farkı gözetmeksizin herkesi etkileyebilir. Her yaş grubundan çocuk istismar kurbanı olabilse de ortalama olarak bildirilen yaş grubu 8-11'dir. Diğer araştırmacılar, 4-9 yaş arası çocukların cinsel istismar için daha büyük bir risk grubu oluşturduğunu söylemektedirler. Rapor edilen olguların, bilinen tüm olguların sadece bir bölümünü oluşturduğu bilinmektedir. Amerika'da bu konuda çalışmalar yapan Ulusal Çocuk Merkezi NCCAN ( National Center on Child Abuse and Neglect ), çocuk kurban sayısını yılda 200.000'den fazla olarak tahmin etmektedir ( Polat 2006, s.87 ).

Cinsel istismarın meydana gelişi, apaçık ortada veya gizli bir şekilde olabilir. Sadece temas yoluyla değil, sözlerle veya davranışlarla da gerçekleştirilebilir. Her ortamda ve durumda gerçekleşebilmesi muhtemel bir olay olması suretiyle önlenebilmesi çok zordur. Bireyin istismarcıyı tanımadığı durumlarda sorun daha kolay bir şekilde halledilebiliyorken bireyin istismarcıyı tanıdığı, sözgelimi ailesinden veya akrabalarından bir ferdin istismarıyla karşılaştığı durumlarda sorun birey için çok daha yıkıcı ve işin içinden çıkılması zor bir hale girmektedir. Çünkü toplumsal tabuların mevcudiyeti, bu durumun aile içi olması sebebiyle fark edilmesinin ve ispatının zor olması bireyin yavaş yavaş çökmesine ve geri dönüşü çok zor olan bir yola girmesine sebebiyet vermektedir.

Cinsel istismarda erotik arzuların ve cinsel doyum elde etme amacının yönlendirildiği uygunsuz, çarpık ve bencil davranış ve fiiller vardır. Cinsel istismar farklı nitelikteki davranışlardan oluşur. Bu fiil kapsamına, okşamaktan cinsel temasta bulunmaya kadar giden tüm davranışlar girer. Örneğin cinsel istismar bir çocuğa cinsel ilişkileri göstererek veya pornografi veya teşhircilik yoluyla yapılabilir. Çocuğun cinsel organını okşama, parmak ya da başka nitelikteki nesneleri sokma veya erişkinin çocuktan cinsel organını okşamasını, ellemesini ya da kendisine mastürbasyon yaptırmayı istemesi de bu kapsama giren davranışlardır. Bu fiiller, aynı yaştaki ergenler arasında cinsel nitelikte bir ilişki biçiminde olabildiği gibi, erişkin bir kimsenin kız veya erkek çocuğa sadistçe yönelttiği bir cinsel saldırı (tecavüz) veya aynı aile mensuplarının ya da yakın aile dostlarının birkaç yıl boyunca sürdürdükleri cinsel ilişkiler biçiminde de olabilir. Bu son cinsel istismar türü ensest (fücur) adı ile anılmaktadır. Cinsel istismar, sadece çocuğun bir kimse tarafından cinsel maksatlarla kullanılması olarak da görülmemelidir. Böyle bir ilişkinin teşvik edilmesi, buna izin verilmesi veya ilişkiye duyarsız kalınması ya da bundan bir çıkar sağlanması da bir istismardır ve bunu yapan ister tek bir birey, ister bir toplum olsun, istismarcı olarak nitelendirilmelidir ( Topçu 1997, s.2-3 )

Yirmi iki ülkeden 65 çalışmanın değerlendirilmesi ile yapılan metaanaliz çalışmasında, cinsel istismar prevelans oranlarının kız çocukları için %19,7, erkek çocukları için ise %7,9 oranında olduğunu ortaya koymuştur (Pereda, Guilera, Foms, & Gomez-Benito, 2009). Cinsel istismar yaygınlığı bölgesel dağılım açısından ele alındığında, %34,4’lük yaygınlık oranı ile en yüksek değerler Güney Afrika’da görülürken, %9,2’lik oranla Avrupa yaygınlığın en düşük olduğu bölgedir. Amerika ve Asya için yaygınlık değerleri sırasıyla %10,1 ve %23,9’dur.

Uzm. Psk. Fatma EFE


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!