Gündelik hayatın zorlukları, iş yaşamı, aile ilişkilerinde yaşanan problemler bazen başa çıkmakta zorlanabileceğimiz durumlar yaratmaktadır. Tam da bu noktada bu zor yaşantılarla, iyi hissetmediğimiz konularla ilgili profesyonel destek almak ihtiyacı doğar. Yetişkinler olarak ya arkadaşlarımızın deneyimlerinden, ya televizyon ya da internetteki bilgilerden ya da okuduklarımızdan aşağı yukarı psikologla görüşmenin nasıl bir şey olacağı ile ilgili fikirlerimiz vardır. İlk görüşmeye gidildiğinde çeşitli endişelerimiz olsa da, terapistin terapi süreci ile ilgili verdiği bilgiler sayesinde biraz daha netleşmiş bir zihinle terapi odasından ayrılırız. Yetişkinler gibi, çocuklar da kendi dünyalarında, aileleriyle, okullarıyla ilgili zorluklar yaşarlar. Yine bu noktada profesyonel yardım almaya karar veren ailenin çocuğa bu süreci anlatması önem taşır.

Psikologla ilk görüşmeye gitmeden önce çocuğa ne söyleneceği yaş gruplarına göre biraz farklılık gösterebilir. Ancak her yaş grubunda önemli olan nokta, çocuğa karşı dürüst olmaktır. Çocuğa “Benim bir arkadaşımla görüşmeye gidiyoruz”, “ Okuldaki gibi bir öğretmene gidiyoruz” gibi gerçek dışı şeyler söylenmesi, aileye karşı güvenin kırılmasına yol açabilir. Bunun yerine küçük yaş gruplarında, anlatımın kısa ve net yapılması, çocuğun kafasının karışmasını önleyecektir. Çocuklar hangi yaşta olurlarsa olsunlar, etrafta olup bitenlerin duygusal olarak farkındadırlar, o yüzden ev içinde yaşanan çok net bir problem varsa çocuk bunu bilecektir. Ancak aile içi özel bir durum varsa ve çocuğun henüz bu durumdan haberi yoksa (boşanma, şiddet vb) psikolog ile önceden bu konunun görüşülmesi ve sonrasında terapistin önerisine göre sürece çocukla ya da bir süre yalnız devam edilmesi daha uygun olacaktır. Ailelerin, küçük yaşlardaki çocuklara, onların canını sıkan şeylerin geçmesi için biriyle görüşeceklerini, orda oyun oynayıp sohbet edeceklerini anlatmaları yeterli olacaktır. İlk seansla birlikte, terapist, aileye ve çocuğa, çocuğun yaşına uygun şekilde kim olduğunu ve süreci açıklayacaktır. İlk seansla birlikte, terapist, aileye ve çocuğa ,çocuğun yaşına uygun şekilde kim olduğunu ve süreci açıklayacaktır.

Okul çocukları ise, psikologa gitmekle ilgili bir şeyler duymuş olabilecekleri için bununla ilgili ne bildiği üzerine kısaca konuşulup sonrasında yine aynı şekilde, yaşadığı bu sıkıntıların azalması ve daha keyifli hissetmesi için biriyle görüşeceği, burada oyun oynayıp biraz konuşabileceği aktarılabilir.

Ergenlerde ise durum biraz karmaşıklaşabilmektedir. Bazı ergenler kendiliklerinden psikologla görüşmek isteyebilirler. Ancak bazı ergenlerde yaşanan problemler, terapiye de direnç duymalarına yol açabilmektedir. Bu noktada ergenin bu zorlukları aşması için, öncelikle kendi hayatının daha iyi hale gelmesi için bir uzmanla görüşmesini önermek yerinde olacaktır. Ancak hiçbir koşulda terapi sürecine katılmak istemiyorsa, yardım etme isteğinizi çatışma yaratacak bir noktaya getirmek çelişki yaratacak ve zaten faydalı olmayacaktır. Bu gibi durumlarda psikologunuz ile siz ön bir görüşme yaparak süreci daha kolay yönetebilir, ergeni terapi sürecine ikna etmek noktasında yardım alabilirsiniz.
Bazen aileler çocuklarını terapi odasına girmeden önce içerdeki uzmana her şeyi anlatmaları gerektiğini, dertleşeceklerini söyleyebilirler. İçerde önemli olan önce ailenin ve çocuğun güven hissetmesidir. Genellikle her şeyi anlatması gerekliliği daha ilk seanstan gerçekçi ve doğru da değildir. Çocuk kendisini hazır ve güvende hissettiğinde kendiliğinden istediği konular hakkında istediği miktarda konuşuyor olacaktır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!