Stres, yeni bir olaya ya da olguya karşı tepki verilmesi gerekilen anda vücudun gösterdiği doğal bir reaksiyondur. Huzurlu ve rahat olmama sürekli gerilim halinde olmak demektir. Aslında kişiyi korumak adına ortaya çıkan stres tepkisi, çok fazla gözlendiğinde kişinin yaşam kalitesini ve işlevselliğini bozabilecek bir hal almaktadır. Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri olmaya başlamıştır. Genç, yaşlı, kadın, erkek fark etmeden hayatın hızlı akışı içinde az ya da çok hepimiz stresten etkileniyoruz. Dolayısıyla stres günümüzde sadece yetişkinlerin sorunu değil aynı zamanda çocuklarımızı da etkileyen bir sorun haline gelmeye başladı. Bizler yetişkinler olarak bir biçimde başa çıkmayı öğreniyoruz ancak çocuklarımız için aynı durum geçerli olmayabilir.

Son araştırmalara göre stresten çocuklarımızın da çok ciddi şekilde etkilendiğini görmekteyiz. Aslında kısa süreli orta düzeyde stres hali her kişi için olumlu etkiler yapan, odaklanmamızı sağlayan bir duygu durumu iken orta düzeydeki stresin artmış hali bizim ve çocuklarımızın işlevselliğini ve hayat kalitesini bozan bir durum haline gelmeye başlıyor. Yaşanan stres faktörü herkes için değişiklik gösteriyor ve herkes aynı olayı aynı şekilde algılamıyor. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarında kişilik özellikleri ve yatkınlıkları stresten etkilenme düzeyini belirliyor. Bir çocuk için stres faktörü olan bir durum, başka çocuk için son derece doğal olabiliyor. Yaşanan stresin kronik stres haline dönüşmesi durumunda ise bir süre sonra çocuklarda depresyon ve başka psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor

Stresin kaynağı her ne olursa olsun, çocukların gelişimlerinde ciddi sorunlara ve gelişim geriliklerine sebebiyet verebileceğini unutmamak gerekiyor. Stresli durumlarla karşılaşıldığında çocukların her birinin aynı tepkiyi vermediklerini, her çocuğun yaşına ve stresten etkilenme düzeyine bağlı olarak farklı tepkiler ortaya koyabileceğini bilmek gerekir. Stresin yoğunluğuna göre bazı çocuklar içe kapanma ve diğer bireylerle ilişkiyi kesme davranışı sergilerken, bazı çocuklar ise dışa dönük saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Buradaki önemli kıstas çocuktaki stresi saptayabilmek ve zamanında doğru müdahale edebilmektir. Saptanamayan, çözüme ulaşmayan ve uzun süreli stres yaşayan çocuklarda kaygı bozukluklarına, uyku ve beslenme sorunlarına, davranış ve duygu durumunda değişmelere, özgüven hasarlarına, çevreyle ve diğer bireylerle olan ilişkilerde bozulmalara, okul ve ders başarısında belirgin düşüşlere rastlanabiliyor.

Çocuklarda görülen stresin temel iki nedeni vardır. Bunlar iç kaynaklara bağlı olarak ortaya çıkan nedenler ve dış kaynaklara bağlı olarak ortaya çıkan nedenlerdir. İç kaynaklara göre ortaya çıkan nedenler; çocuğun gelişimine bağlı olan nedenler, çocuğun karakteristik özelliklerine bağlı ortaya çıkan nedenler ve fiziksel nedenlerdir diyebiliriz. Diğer bir faktör ise dış kaynaklara bağlı olarak ortaya çıkan nedenlerdir. Bunlara ise aile düzeni, arkadaş ortamı ve sosyal çevre, okul ve sınav kaygısı, kardeş kıskançlığı gibi birçok örnek verebiliriz.

Çocuğun stres yaşadığı süreçte aile tutumları ve aile ortamı oldukça önemlidir. Stres ve kaygıya neden olan durum açık ve net olarak biliniyorsa, anne ve baba çocuğu korkusuyla yüzleşmesi için cesaretlendirip teşvik etmelidir Çocuğu utandırmamak veya tepkisini çekmemek gibi nedenlerden dolayı sorunu görmezden gelmek, üzerini örtmeye çalışmak ise stres yönetiminde seçilecek en kötü yoldur. Çocuklarımızın stres yaşamamaları mümkün olmadığından, anne ve babalar doğru tutum sergileyerek çocuklarını stres yaşanılacak ortamlara ve hayata hazırlamalılardır. Bunları sıralayacak olursak;

Kişilik ve karakterlerine karşı saygı ve sevgi duyduğumuzu açıkça ifade etmek ve buna uygun davranmak,

Başkalarıyla kıyaslama yapmadan onu olduğu gibi kabul etmek,

Başarısızlıklar karşısında bu süreci aşılamaz bir eksiklik olarak görmek yerine olumlu cümlelere motivasyona dönüştürebilmek,

Çocukların yaşlarına uygun sorumluluk vermek,

Olumlu özelliklerini takdir etmek,

Yapamadıklarını değil, yapabildiklerini gündeme getirmek,

Yaptığı yanlışları doğal karşılamak ve en az zararla o yanlışların telafi edebilmesine yardımcı olmak.

Ayrıca unutmamak gerekir ki, yaşanan her ne olursa olsun, çocuğun sizin çocuğunuz olduğunu ve her zaman sizin sevginize ve desteğinize ihtiyaç duyacağını unutmamak çok önemli.


Bursa Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!