İnsan, vicdan duygusu ile doğar ve yaşamın evrelerinde bu duyguya bağlı davranışlar, seçimler gerçekleştirir. Bu duygu çocukluk döneminin 0 – 2 yaş aralağındaki sağlıklı duygusal gelişim evresinde ebeveynin tensel yaklaşımı, çocuğu kabul ediş şekli ile oluşumunu sağlar.16 -18 aylıktan itibaren çocuk aktif bir şekilde ebeveynin davranışlarını takip eder, onların olumlu, olumsuz tüm davranışlarını modeller ve içselleştirir. Çocuk bu davranışların hangisinin kabul görüp hangisinin kabul görmeyeceğini bilmez ve bilmeden birçok davranışı içselleştirir. olumlu yada olumsuz davranış olduğunu muhakeme edemeden, içselleştirdiği eylemi çevresinde sergiler. Çocuğun sergilediği davranışlara karşı ebeveynin verdiği tepkiler çocuğun kişilik gelişimi ile duygusal gelişiminin temellerini oluşturmaya başlar. Duygusal gelişim evresinde verilen tepkiler çocuğa yaşamı hakkında deneyim kazandırır. Belli bir süreç sonunda çocuğun yaşam deneyimi, ruhunda yer eder ve bu deneyimler çocuğun soyut düşünmeye başladığı dönemde hızla gelişir. 5 yaşından itibaren vicdan gelişimi çocukda aktifleşmeye başlar ve hız kazanır. Aktif bir gelişim sağlayan vicdanın gelişip gelişmedğini Çocuğun, ev içinde ebeveyne karşı tutumunda, kardeşine karşı tutumunda, arkadaşlarına karşı sergilediği tutumunda, görme imkanı buluruz.

Belli bir zaman sonra vicdan, hareketlerimizde ki iç sesimizi oluşturan, karar mekanizmamıza dönüşür. Hayatımızda aldığımız doğru veya yanlış kararlar, seçimlerimizde ki iyi veya kötü sonuçlar ve hissettiğimiz duygunun sonucunda yaptığımız muhakememiz..ve bu süreçte gelişen duygu bütünlüğümüz, vicdanımız ..

Duygu bütünlüğümüz 11-13 yaş arasında netlik kazanır, kendi benliğini olusturur. Oluşan bu benlik duygusunda çocuğun yaptığı davranışın, sonunda verdiği tepkileri ile nasıl vicdan geliştirdiği hakkında fikir sahibi oluruz.

Örneğin yaptığı yanlış sonucu çocuğun ne hissettiği? Çocuğun yaptığı yanlış davranışının Ne kadar farkında olduğu? yaptığı yanlışının doğru telafi adımını nasıl attığı?

Yanlışını kabul mu ediyor yoksa yanlış davranışlarını umursamıyor mu? Sadece ‘ben ‘ duygusu hakimiyetinde ve her davranışında kendini olumlu mu görüyor? Karşısında ki insanın benliğine ‘sen ‘ saygısına verdiği değer ne kadar gelişmiştir?

Unutmamalıyız ki çocuğu yetiştirirken kişilik gelişimi ile öz değer giden duygusal gelişim dönemi önemlidir. Çocuklarımızı bu gelişim aşamalarında nasıl yetistiriyoruz? Kendi beklenti isteklerimize göre mi yoksa çocuğun sınırsız isteklerine göre mi? Onların toplumda nasıl bir birey olarak yaşamlarını sürdürmelerini istiyoruz. Çocuğu yetiştirirken doğru bildiğimiz ama yanlış yaptığımız yanlıslarımız neler.

Onların gelişim dönemlerinde gerçekleştirebileceği sorumluluklarını üstlenerek, sınırsız ve kuralları olmadan, hayatlarında ceza ve ödül sistemi ile ‘tek kontrol, tek merkez ‘ kendimiz olursak çocuklarımızın kendi iç seslerini, duymalarına engel olabileceğimizin ne kadar farkındayız?

Sağlıklı bir kişilik gelişim de biz ebeveynler nelere dikkat etmeliyiz nelerden sakınmalıyız arastırmalı ve önce kendi gelişimimizdeki zarar görmüş, eksik kalmıs duygu bütünlüğünü sağlamalıyız ki çocuğumuzun gelişim dönemlerini sağlıklı takip edip, hayatlarının merkeziyeti veya kötü polisleri olmayalım.

Unutmayalım ki çocuklarımız bizim yansımalarımız..Onların duygularına saygı gösterip özbenliklerini yok saymadan duygusal gelişimlerinde destek olalım.


Samsun Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!