Tatilde kullanımı çok artan nesnelerin başında ne yazık ki cep telefonu, bilgisayar ve tablet üzerinden internet gelmektedir. Eğitim döneminden sonra tatil dönemi internet kullanımına uygun her türlü kolaylığı ve ortamı sağladığı için, çocuklar tatilde zaten kullandıkları internetin müptelası olmaktadırlar. Tatilde eğlenmek, dinlenmek ve doyasıya tadını çıkarmak tabi ki onların hakkı. Ancak tatil sadece bu değildir, aynı zamanda sosyal etkinliklerle ve düzenli eğitim programlarıyla eksikleri tamamlama ve var olan sosyal-akademik becerilerin üzerine koymak için de kaçınılmaz bir fırsattır. Kontrollü ve amaca uygun olan internet kullanımın eğitim desteği, bilgi edinme ve iletişim üzerinde ki etkisi yadsınamaz elbette.

Aşırı internet kullanımında ebeveyn maalesef rol model

Asıl sorun birlikte olunan uygun olmayan rol model arkadaşlarca tetiklenen, amacı aşan, denetim ve otokontrolden bağımsız, sürekli ve bağımlılık haline gelen internet kullanımdır, destek verilmesi ve çıkış bulunması gereken budur. Bu duruma ebeveynlerin katkısı maalesef var, dahası bilerek ya da farkında olmayarak çocuklarının internet kullanımına neden olmaktadırlar. Çocuklar gördüğünü yapar, özellikle cep telefonundan sosyal medyayı ya da bu anlamda interneti kullanan ebeveyn sayısı, kullanım sıklığı ve süresi çığ gibi artmaktadır. Daha hazin olanı ebeveynin internet ve sosyal medya kullanımından aldığı keyif ve haz, çocukları ve eşine ayırdığı zaman diliminden ve birlikte yaptıkları sohbetten aldıkları keyiften daha fazla olması.Göz bebeği çocuklarımızdan ve onlarla paylaşılan bir dakikadan bile daha değerli olamaz cep telefonu, sosyal medya ve internet kullanımı.İnterneti yaşam biçimi haline getirmiş ve bu bakımdan uygun rol model olmayan bir anne-babayı somut olarak gören ve ayrıca kazanım sağlayacakları ve mutlu olacakları birlikte geçirilen ortak paylaşım fırsatı bulamayan çocuk doğal olarak ne yapar sizce?.Tabi ki o da aynısını yapar, büyüğünün izinden gider ve internet tutkunu olur....

Ayrıca rol model olma dışında çocuklar internete kolay ulaşıyorlar, anne-babanın başarı ödülü olarak cep telefonu ve tablet sunması da işin tuzu biberi.....İnternet kullanımını kolaylaştırıyor ve rahat ulaşılmasını sağlıyoruz, kendimiz internet kullanarak ön ayak oluyoruz, daha sonra kendimizin yapamadığı şeyi yapmasını, yani o harika ve sürükleyici dünyayı bırakmasını ve zorunlu olduğu derslerini yapmasını istiyoruz....bu ne kadar sahici sizce?.....

İnternet fiziksel aktivite kısıtlılığı sonucu sosyal uyumu ve verimliliği bozar

Gittikçe yaygınlaşan bilgisayar ve internet teknolojisi, en fazla bilgi alışverişi ve eğitim sürecinde kullanılmaktadır. Bireylerin öğrenme alışkanlıklarını ve bilgi edinmelerini sağlamayı hedefleyen bu araçlar, hem öğrenme becerilerini geliştirmekte hem de öğrencilerin sosyal davranışlarını etkileyerek aile başta olmak üzere, yakın akraba ve arkadaş gruplarıyla olan ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir. Araştırmalar internet kullanımının çocuk ve ergenlerde teknolojik bağımlılık oluşturduğu, bu nedenle öğrencilerin çevreleriyle uyum sağlamada problemler yaşadığını ve sosyal beceri kazanma şansını azalttığını göstermektedir.

Öğrenme, dikkat ve davranış kontrolü süreçlerinde etkili dopamin, mutluluk ve rahatlık duygusu veren serotonin ve keyif-haz oluşturan endorfin beyin düzeylerini artırarak daha mutlu, kontrollü, planlı ve yüksek hayat standardı sunan fiziksel aktivite ya da etkinliklerle yüzleşmeyi ve bunların hayatımızın bir parçası olmasını engeller internet kullanımı,ya da çocuk ya da ergenin hak ettiği hayatı yaşamamasına neden olarak sosyal ve akademik verimliliği düşürür internet-bilgisayar kullanımı....

İnternet Bağımlılığı

İnternet bağımlılığı; internetin aşırı kullanılmasına yönelik isteğin önüne geçi­lememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında aşırı sinirlilik hâli ve saldırganlık ortaya çıkması ve kişinin iş, okul, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulması olarak tanımlanmaktadır.

Amacı aşan internet kullanımı ve internetin kötüye kullanımı gençlerde;

1) İnternet kullanımı ile ilgili zihinsel meşguliyet,

2) internet kullanımını sınırlama ve kontrol etme ile ilgili yineleyici düşünceler,

3) erişim isteğini durduramama, işlevselliğin çeşitli düzeylerde bozulmasına rağmen internet kullanmayısürdürme,

4) internette zaman geçirmede her defasında sürenin giderek artması

5) kullanma olanağı bulunamadığında arama ve aşerme dav­ranışları görülmektedir.

Bu durum sosyal olmayı, planlı programlı ders çalışmayı (ders plan ve programı yapılsa bile), odaklanmayı ve dikkati sürdürebilmeyi önemli ölçüde olumsuz etkilemektedir. Ayrıca farklı bir şey yapılması istendiğinde aşırı direnç ve tepki gösterme, anne baba yönlendirmesine tahammülsüzlük, kolay kızma, tartışma ve saldırganlık eğilimleri gibi evde, okulda ve yaşıtlarının olduğu sosyal ortamlarda işlevselliği bozan davranış sorunları ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca İnternet bağımlılığı ile ilgili ya­pılan gözlemler sonucu, oluşturulan tanı ölçütlerinin daha çok madde bağımlı­lığına benzer özellikler gösterdiği görülmüştür. İnternet, tıpkı kumar gibi, bağım­lılık yapmaktadır ve bu açıdan bir dürtü kontrol bozukluğu türü olarak düşünülebilir. Diğer taraftan genç kendi içindeki sıkıntılardan ve olumsuz düşüncelerden kurtulmak için interneti sürekli el yıkama gibi bir dengeleyici ve rahatlatıcı davranış (kompulsif davranış) olarak da kullanabilir. Yine genç interneti sorunlardan kaçmak veya olumsuz duygulardan (örneğin, çaresizlik, suçluluk, çökkünlük, kaygı) uzaklaşmada çıkış için bir enstrüman olarak görebilir.

İnternet düşkünü çocuklarda yapısal yatkınlık ortaya konulmalı

İnternet tıpki sigara, alkol, madde gibi beyindeki ödül merkezini doyurmak için kullanılan somut ve kolay olan şeylerden bir tanesidir. Çocuk ve genç sorumluluk duygusunun gereği amaca uygun ve zorunlu olduğu görev ve işleri yaparak beyin ödül merkezini doyurmalı, bu şekilde haz ve keyif alma yolunu seçmelidir. Ancak görevlerinin önemine yönelik farkındalık azlığı ya da bunu yeterince idrak edememe bu yolu kapattığı için genç, ödül merkezini belirtildiği gibi daha kolay bir şekilde doyurma yolunu seçerek telafi etmeye etmeye çalışacaktır. Bu daha çok Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve dürtüselliği olan bireylerde olmaktadır. Yani interneti amacına aşan şekilde ya da amacına uygun olmadan kullanan çocuk ve gençler DEHB ve dürtüsellik yönünden değerlendirilmeli ve yapısal yatkınlık belirlenmelidir.

Ülkemizde İnternet Kullanımı Fazla

Ülkemizde 6–15 yaş grubundaki çocuklarla internet ve bilgisayar kullanımı üzerine yaptığı araştırmada çocukların internet kullan­maya başlama yaşı ortalama 9’dur. 06–15 yaş grubundaki çocukların bilgisayar, internet ve cep telefonu kullanım oranları sırasıyla %60,5, %50,8 ve %24,3’tür. 06–15 yaş grubunda internet kullanan çocukların %38,2’si interneti iki saate kadar, %47,4’ü üç ila on saat arasında, %11,8’i 11 ila 24 saat arasında, %2,6’sı ise 24 saatin üzerinde haftalık ortalama internet kullanmaktadır. Sevgili aileler ne yazık ki son dönemlerde 6-15 yaş arası çocuk ve gençlerimizde internet kullanımı %70 leri aşmış durumdadır, yani 10 çocuğumuzdan 7’si internet kullanmaktadır.


Samsun Çocuk Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!