Çocuklarda öfke ve öfke kontrolü
Çocuklarda öfke ve öfke kontrolü

Öfke kelime anlamı olarak; doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara verilen son derece doğal, insani ve normal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan bir duygudur. Öfke duygusu sınırlandırılabildiği sürece sağlıklıdır ve verilmek istenen mesajın yerine ulaşmasını sağlar. Kontrolü sağlanamayan ‘öfke nöbetleri’ ise kişinin kendini tutamadığı kontrolü kaybettiği zamanlarda gerçekleşir. Çocuklarda öfke konusu her ebeveynin zaman zaman şikayet ettiği, nasıl başa çıkacağını bilemediği, ‘çocuğum istediği yapılmayınca kendini yerden yere atıyor, sanki çok acı çekiyormuş gibi ağlıyor’ şeklinde ifade ettiği, durumun sağlıklı mı aşırı mı olduğunun bilmediği bir durumdur. Çocuklarda öfke duygusunu ve öfke nöbetlerini daha iyi anlamak açısından yaş gruplarına göre anlatmak daha faydalı olacaktır.

0-18 aylık

Bu yaş aralığında ki bebekler açlık, yorgunluk, ses gibi bir durum olduğunda öfkelenir ve bu duyguyu ağlayarak ifade ederler.

18-36 aylık

Bu yaş aralığındaki çocuklar kendilerini dünyanın merkezinde gördüklerinden istediklerine ulaşamadıkları durumda hayal kırıklığı yaşarlar ve bu durum onları öfkelendirir. Süper ego bilinci henüz gelişmediğinden eşyalarını paylaşma konusunda büyük zorluk yaşarlar ve eşyaları konusunda ‘bu benim oyuncağım ‘ ‘bu benim hırkam ‘ şeklinde bir duygu geliştirirler. Kendilerini ifade etme biçimleri sınırlı olduğundan anlatmak istediğini karşısındaki anlamadığında sinirlenebilir ve hırçınlaşabilir. Kızdıkları zaman öfke nöbetleri geçirebilirler.

36-60 aylık

Bu yaş aralığındaki çocuklar sinirlendiklerinde kendilerini doğru bir biçimde ifade edemediklerinden öfkeleri artar.18-36 aylık döneme göre süper ego bilinci gelişmeye başlamıştır ve oyuncaklarını paylaşmaya başlar. Kendi düşüncesi dışında başkalarının farklı düşünceleri olabileceğini anlamakta zorluk yaşarlar ve kızgınlıklarını öfke nöbetleri ve saldırganlıkla gösterebilirler.

60-96 aylık

Bu yaş aralığındaki çocuklar reddedildiklerinde, cezalandırıldıklarında, yanlış anlaşıldıklarında ve adil olmadıklarını düşündükleri bir durumla karşılaştıklarında sinirlenirler. Öfkelendiklerini gösterme şekli; karşısındakine zarar verme, incitecek sözler söyleme, tehdit etme şeklinde olabilmektedir.

Öfke nöbetlerinde, ebeveyn olarak nasıl bir tutum sergilemeliyim?

Peki biz aylara göre değişiklik gösteren öfke nöbetlerinin nasıl üstesinden gelmeliyiz?

Bu soruların cevabını verebilmek için ilk olarak öfkeli çocuğun doğru taktiklerle sakinleştirilmesi gerekir. 0-18 aylık bebeklerde bebeğin ağlaması bir mesaj içermektedir. Bakım görevini üstlenen kişi bu mesajı doğru şekilde anlayabilirse bebeğin ağlamasına da çözüm bulmuş olacaktır.18 aydan daha büyük çocuklarda öfke nöbetlerini ve ağlamaları geçirmek için şunları yapmak yararlı olacaktır.

Ø Çocuğunuzun göz hizasına inerek ve onunla göz teması kurarak, ellerini avucunuza alarak burnundan nefes alıp ağzından nefes vermesini sağlayın. . Bunu öncelikle kendiniz gösterin ve çocuğunuzla beraber sakinleşinceye kadar nefes egzersizine devam edin.

Ø Öfkelendiğinde çocuğunuzun bedeninde ne gibi değişiklikler olduğunu (hızlı kalp çarpıntısı, terleme, kızarma) onun fark etmesini sağlayın.

Ø Ø Çocuğunuz biraz olsun sakinleştikten sonra, öfkelenip, sinirlenmenin doğal bir duygu olduğunu ancak kendine ve başkalarına zarar vermenin doğru bir davranış olmadığını vurgulayın. Neden ağladığını ve sinirlendiğini ona sorun.

Ø Duruma açıklık getirmeye çalışan çocuğunuzun duygularını ona geri bildirim olarak sunun. Bu çocuğunuz da annem/babam beni anlıyor şeklinde bir düşünce geliştirecek ve yaşadıklarını daha iyi anlatmasını sağlayacaktır.

Ø Durum karşısındaki duygularınızı ‘ben dili’ kullanarak çocuğunuzun anlayabileceği biçimde ona izah edin. Daha basit bir anlatım için duygu ifadelerini gösteren smileyleri kullanabilirsiniz.

Ø Probleme alternatif çözüm yolları getirmeye çalışın. Her iki taraf içinde uygun şartları taşımasına dikkat edin.

Ø Alınan kararları çocuğunuzla birlikte uygulayın ve doğru uygulama sonrası bu davranışını pekiştirin.

Ebeveynler çocuklarının öfke nöbetlerini disiplin kurmak ve ceza ile geçirmek isterler. Peki disiplin ve ceza ne dereceye kadar doğrudur, nasıl olmalıdır?

Bu sorunun cevabı her şeyin kararında ve yerinde uygulandığında sonuca ulaştığıdır. Disiplin ‘çocuklar iyi hissederlerse iyi davranırlar’ şeklindeki bir fikre dayanır. Disiplin ortamında yetiştirilen çocuk sakin kalmayı, problem çözmeyi, duygularını kontrol altına almayı öğrenirler. Çocuklara disiplini öğretmek için kullanılan aşırı boyuttaki ceza ise; çocukların davranışlarının güce ve korkuya alıştırılmasına, çocukların gerçeği gizlemesine ve yalan söylemesine, yanlış tutumlar geliştirmesine neden olmaktadır. Disiplinin doğru uygulanabilmesi için;

Ø Gerçekçi davranın ve çocuğunuzun bir yetişkin değil çocuk olduğunu unutmayın.

Ø Davranışları konusunda çocuğunuza nedenlerinin açıklandığı basit birkaç kural geliştirin.

Ø Çocuklar söyleneni değil gördüğünü uygularlar. Bu açıdan çocuğunuzdan istediğiniz davranışları ona örnek olacak şekilde önce siz yapın.

Ø Çocuğunuzun öfkesini kontrol etmesini sağlamak için ona ipuçları verin.(içinden sayı saymak, derin nefes almak gibi)

Ø Çocuğunuz yanlış bir şey yaptığında onu eleştirip yanlış davranışı hakkında konuşmak yerine olması gereken davranışı nedenleriyle açıklama yoluna gidin

Ø Çocuğunuza uyguladığınız ödül-ceza yönteminde ödülün cezadan büyük olmasına olması kuralına dikkat edin. Bu durum çocuğu ödül kazanması konusunda teşvik edecektir.

Çocuğunuzla mutlu günler geçirmeniz dileğiyle.


Muğla Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!