Sen Dili

Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-babaların korku, kaygı, öfke gibi olumsuz duygular yaşamalarına neden olabilmektedir. Bu duygular karşısında tepkilerini; “Ne laf anlamaz çocuksun”, “Neden böyle yapıyorsun?”, “Neden dikkat etmiyorsun?”, “Çocuk gibi davranıyorsun”, “Sen adam olmazsın”, “Salak, geri zekalı, aptalın birisin”, “Böyle davranmamalısın” gibi cümlelerle ifade edebilmektedirler. Dikkat edilirse kullanılan ifade tarzı çocuğa yönelik sen-mesajı, sen kelimesi yani sen dilidir. Örneğin; anne kitap okurken TV’nin sesini çok yüksek açan çocuğuna “Ne laf anlamaz çocuksun”, “Başımın belası çocuk”, “Saygısızın tekisin”, “Kes şunun sesini”, şeklinde ifadede bulunursa, annenin çocuğu ile iletişimde kullandığı dil sen dilidir.

Sen dili çocuğun, olumsuz davranışlarını değiştirmesinde etkili olmaz; çünkü kabul edilmeyen olumsuz davranışın açık tanımı yoktur. Bu nedenle çocuk hangi davranışına kızıldığını ya da düzeltmesi gereken davranışın hangisi olduğunu bilemez. Ayrıca olumsuz davranışın karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı ve bu etkinin sonucunda oluşan duygu belirtilmediğinden, çocuk davranışının karşıdaki kişiyi nasıl etkilediğini bilemez. Oysa çocuklar davranışlarını değiştirmek için güçlü bir neden duymak isterler.

Sen Dili ile Konuşmanın Çocuk Üzerindeki Olumsuz Etkileri

1. Sen dili ile gönderilen “Ne laf anlamaz çocuksun”, “Başımın belasısın”, “Şımarığın birisin”, “Geri zekalı”, “Aptal” gibi kızgınlık ifadeleri çocuğun davranışına değil, kişiliğine yönelik açık saldırı niteliğindedir. Bu çocuğu sarsar, üzer, gücendirir, kızdırır. Onuru kırıldığı için direnmesine ve karşılık vermesine yol açar. Çünkü bu tür ifadeler “Seni kabul etmiyorum”, “Seni önemsemiyorum”, “Sen iyi değilsin”, “Sen değersizsin” gibi mesajlar iletir. Zamanla çocuk anne-babası ile iletişimini keser ve içine kapanır. Gençlerde ayrıca ev dışına yönelmelere de neden olabilir.

2. Sen dilinde kullanılan “geri zekalı”, “aptal”, “sersem”, “dağınık”, “pis pasaklı”, “şişko” gibi lakaplar çocuklar tarafından ciddiye alınabilir. Çocuk bu lakapların kendisine uygun olduğu için söylendiğini düşünür ve buna uygun davranışlarda geliştirmeye başlar. Bu tür sözlerle küçümsenen, aşağılanan çocuğa önemsiz, değersiz olduğu vurgulanmıştır. Çocuk sevilmediğini, beceriksiz olduğunu, kabul edilmediğini düşünmeye başlar. Bu da düşük benlik saygısının oluşmasına neden olur.

3. Anne-baba tarafından suçlayıcı ve yargılayıcı sen mesajları alan çocuk, zamanla kendisini savunmaya ve anne-babasını yargılayarak karşılık vermeye başlar, onları örnek alır. O da duygularını sen mesajı ile göndermeye başlar. Örneğin; “Sen de zaman zaman hata yapıyorsun”, “Sen de yapma”, “Sen çok mu iyi bir annesin?”, “Çok dırdırcısın” gibi mesajlar gönderir. Anne-baba bu tür mesajlar karşısında daha fazla sinirlenir, çocuğa daha çok ceza vermesine ya da baskı yapmasına yol açar. Ceza ve suçlamalar çocukta ve gençte başkaldırma ve isyan duygularını arttırır.

4. Anne-babaların, sürekli çocuğun olumsuz davranışlarından söz etmeleri, çocuğun bu özellikleri ile tanınmasına neden olur. Çocuk, arkadaşları ve yakın çevresi tarafından o şekilde algılanmaya başlar. Bu da çocuğun kabul edilmeyen davranışlarını değiştirmek için çabalamasını engeller.

Ben Dili

Ben dili ile konuşmak, kişinin kendisinden söz etmesi ya da kendisini övmesi demek değildir. Ben dili, kabul edilmeyen davranışın tanımlandığı, davranışın karşıdaki kişiyi nasıl etkilediğinin ve ne tür duygular uyandırdığının açıklandığı dürüst ve sorumlu bir kızgınlık ifadesidir. Örneğin; baba işten yorgun gelmiştir, ancak çocuk oyun oynamak istemektedir. Baba bu durumda “Başımın belasısın” şeklinde bir sen dili mesajı göndermek yerine; “Çok yorgunum”, “Canım oynamak istemiyor”, “Dinlenmek istiyorum” şeklinde ben dili mesajları gönderdiğinde çocuk, babasının yaşadığı duyguları anlayacaktır. Sen dili mesajları duyguları iletmede yetersiz kalır.

Ben dili ile sen dili arasındaki en önemli fark; ben dilinin anne-babanın, o anda kendilerinde oluşan gerçek duygularını ifade etmeleridir. Duyguların ifade edilişinde suçlama ve yargılamanın olmayışıdır. Sen dilinde ise suçlama ve yargılama vardır.

Etkili bir ben dili üç öğeyi içermelidir. Bunlar:
1.Kabul edilmeyen ya da hatalı olan davranışın yargılamadan ve suçlamadan tanımlanması.
“Oyuncaklarla oynadıktan sonra onları toplamadığın zaman…..”
“Ben konuşurken sen sözümü kesince…..”
“Televizyonun sesini çok yüksek açınca…..”
“Salonda top oynayınca…..”
“Yemek yerken üzerini kirletince…..”

2. Kabul edilmeyen ya da hatalı olan davranışın anne-baba üzerindeki somut, gerçek ve kesin etkisinin söylenmesi.
“Başım ağrıyor.”
“Yoruluyorum.”
“Okuduğumu anlamıyorum.”
“Kapının çalındığını duyamıyorum.”
“İşime engel oluyor.”
“Tekrar yıkamak zorunda kalıyorum.”

3. Kabul edilmeyen ya da hatalı olan davranışın anne-babada yarattığı duyguların ifade edilmesi.
“Öfkeleniyorum.”
“Korkuyorum.”
“Üzülüyorum.”
“Aşağılanmış hissediyorum.”
“Değersiz hissediyorum.”
“Kızıyorum.”

Örnek: Anne salonda arkadaşı ile konuşurken, çocuk sürekli bir şey sorarak ve isteyerek anneyi rahatsız eder.

Çocuk: “Anne sarı saçlı bebeğim nerede?”
Anne: “Kim bilir nereye attın! Git ara bul! Ne dağınık bir çocuksun!”
Çocuk: “Anneeee bulamıyorum.”
Anne: “İki söz ettirmiyorsun. Git başımdan diyorum. Odana git ve oynayacak başka bir bebek bul.”
Çocuk: (Odasına gider bir süre sonra tekrar gelir.) “Anne meyve suyu istiyorum.”
Anne: “Ne laf anlamaz çocuksun. Hiç rahat vermiyorsun.”
Çocuk: “Sen de önce meyve suyumu hazırla sonra arkadaşınla konuşursun.”
Anne: “Bir de bana akıl veriyor. Çabuk odana git, beni yanına getirtme.”
Çocuk: “Ne zaman bir şey istesem hep bağırırsın zaten.”

Annenin etkili bir ben dili mesajı şöyle olabilirdi:
“Arkadaşımla konuşurken sürekli bir şey sorduğun zaman (davranış) öfkeleniyorum(duygu). Çünkü ne söyleyeceğimi unutuyorum (somut etki).”

Ben Dili ile Konuşmanın Yararları

Anne-babaya Sağladığı Yararlar

1. Ben dilinde duygu ve düşünceler anında iletildiği için anne-babayı rahatlatır. Öfke, kızgınlık gibi duyguların birikimini önler.
2.Olumsuz davranışın kendileri üzerindeki somut etkisini düşünen anne-baba, bazen belirgin bir etkinin olmadığını fark ederler. Kızgınlığın çocuğun davranışından kaynaklanmadığını düşünürler. Böylece kızgınlığın iş yerindeki sorunlardan, yorgunluktan ya da başka bir kişiye duyulan öfke gibi özel yaşantılarında karşılaştıkları durumlardan kaynaklanabileceğini anlarlar. Bu durum da anne-babanın çocuğun davranışını kabulünü arttırır.

Çocuğa Sağladığı Yararlar

1. Kabul edilmeyen davranışın tanımlanmış olması, çocuğun hangi davranışının anne-babasında sorun yarattığını anlamasını sağlar.
2. Kabul edilmeyen davranışın somut etkisinin ve yaşanan duygunun ifade edilmesi; çocuğun, anne-babasının da bazı haklarının, beklentilerinin ve duygularının olduğunu anlamasını sağlar. Böylece çocuk, sorun yaratan davranışının anne-babası üzerindeki etkisini fark ederek bu davranışı değiştirmek için daha istekli hale gelir.
3.Ben dili mesajları çocuğun başkalarını düşünerek bencillikten kurtulmasına yardımcı olur.
4.Ben dili mesajları çocuğun benlik saygısını ve kişiliğini zedelemez, kendisine olan güven duygusunu da sarsmaz.
5.Ben dili mesajlarında suçlama ve yargılama olmadığı için çocuk savunucu bir tutum içine girmez.
6.Ben dili mesajları çocuğa, anne-babasının duygularını iletir. Ancak davranışını değiştirip değiştirmeme konusunda çocuğu özgür bırakır, sorumluluk çocuğa aittir. Bu durum da çocuğun büyümesine, davranışının sorumluluğunu almasını öğrenmesine yardımcı olur.
7.Ben dili mesajları, çocuğun da ileride kendisini ben dili mesajları ile ifade etmesini sağlar.
8.Ben dili mesajları ile gerçekleştirilen iletişim, anne-baba ve çocuğu birbirlerine daha çok yaklaştırır.

Ben-Dilini Kullanırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

1.Çocuk davranışın neden kabul edilmediğini ve yarattığı duyguyu anlayamaz. Ben dili mesajları çocuğa tam olarak iletilmelidir.
2.Anne-babalar ben dili mesajlarında çocuklarına, o an hissettikleri birincil duyguyu dile getirmelidirler. Örn. Kalabalık bir mağazada çocuğunu kaybeden annenin birincil duygusu endişedir. Ancak çocuğunu bulunca ikincil duygu olan kızgınlık ortaya çıkar. Bu nedenle annenin ben dili mesajı “Seni göremeyince korktum” gibi korku içerikli olmalıdır.
3.Ben dili mesajlarında duygular çocuğun anlayabileceği şekilde açık ve net olmalıdır.
4.Ben dili mesajları anne-babanın gerçek duygularını yansıtmalıdır. Duygular eksik ya da abartılı ifade edilmemelidir. Örn. Çocuğun sabah kalkınca yatağını düzeltmemesi anneyi sinirlendiriyor ise anne, “Sinirleniyorum” demeli, aynı davranışı bir daha tekrarlamasın diye “Çok kızgınım” dememeli.
5.Bazı durumlarda en iyi hazırlanmış ben dili mesajları bile, çocuğun kendini savunmasına ve özellikle gençlerin “Ben böyle yapmak istiyorum”, “Senin kızman beni ilgilendirmiyor”, “Müziğin sesi o kadar rahatsız edici değil” gibi cevaplar verebilir. Böyle durumlarda katılımlı dinlemeye geri dönülmelidir.
6.Ben dili mesajları sadece olumsuz duyguları belirtmek için değil, olumlu duyguları belirtmek için de kullanılmalıdır.

KAYNAKÇA

CÜCELOĞLU, Doğan. Yeniden İnsan İnsana. 18. Basım. İstanbul:Remzi Kitabevi. 1998.
ÇAĞDAŞ, Aysel. Anne-Baba Çocuk İletişimi. 1. Basım. Ankara:Nobel Yayınevi. 2002.
ÇAĞLAR, Doğan. Uyumsuz Çocuklar Ve Eğitimi Ankara: A.Ü. EBF Yay. No:103 1981.
DÖKMEN, Üstün. Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve Empati. 2. Baskı. İstanbul: Sistem Yayıncılık.1995.
GANDER, M. J.; GARDİNER, H. W. Çocuk ve Ergen Gelişimi (Çev.: Bekir Onur). Ankara: İmge Kitabevi. 1993.
GÜL, Gülbahar. Gelişim ve Öğrenme, 2000
GORDON,Thomas. Etkili Ana-Baba Eğitimi Aile İletişim Dili. 8. Basım. (Çev.Emel Aksay) İstanbul: Sistem Yayıncılık.1999.
Etkili Ana-Baba Eğitiminde Uygulamalar 2. Basım. (Çev.Emel Aksay) İstanbul: Sistem Yayıncılık.1997.
Kırıkkale RAM Yayınları Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimleri Kırıkkale:1998.
KORKMAZLAR, Ümran. Ana-Baba Okulu, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1995.
SARGIN, N. Çocuklarda Ruh Sağlığı. Ankara: Nobel Yayınevi. 2001.
YAVUZER, Haluk. Çocuk Psikolojisi İstanbul:Remzi Kitabevi. 2002.
Doğum Öncesinden Ergenlik Sonuna Çocuk Psikolojisi, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1987.


Mersin Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!