Akut gastroenterit mide ve bağırsakların iltihabıdır.Çocukluk yaş gruplarında üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen hastalıktır.

Akut gastroenterit etkenleri bakteri, virus veya parazitler olabilir.İshale neden olan mikroorganizmalar tabloda gösterilmiştir ( Tablo 1 ).

Tablo 1 İshale neden olan mikroorganizmalar ;

1.Virüsler

.Rotavirüs .Astrovirüs

.Enterik adenovirüsler .Calicivirüs

.Norwalk-benzeri virüsler .Coronavirüs

2.Bakteriler

.Enterotoksijenik E.coli. .Staphylococcus aureus

.Enterotoksijenik E.coli .Clostridium perfiringers

.Shigella (sonnei, flexneri) .Vibro parahemoliticus

.Salmonella enteritidies .Aeromonas hydrophilia

.Campylobacter jejuni .Escherichia coli 0157:H7

.Basillus cereus .Yersinia Enterocolitica

.Clostridium difficile .Vibrio cholerea

3. Parazitler

.Giardia lamblia .Balantidium

.Cryptosporidium .Strongyloides stercolaris

.Entamoeba hystolitica

Hastaların çoğunda etken saptamak mümkün olmamaktadır.Etken saptanan vakalarda ise sıklık sırasıyla Virüsler, bakteriler ve parazitler yer almaktadır.

Gastroentestinal sistem enfeksiyonlarının ana bulgusu ishal olup ishale karın ağrısı, ateş, bulantı,kusma eşlik edebilir.Halsizlik, karın şişliği ve baş ağrısı da görülebilir.İlerleyen vakalarda vücuttan su-sıvı kaybı sonucu dehidratasyon gelişir.Bebek ve küçük çocuklarda dehidratasyon sık görülür.Bazen süratle ilerleyebilir.Başlangıçta susuzluk şeklinde kendini gösterirken ilerleyen vakalarda ağız kuruluğu, göz kürelerinde çökme, el ve ayaklarda soğukluk, idrar miktarında azalma görülebilir.Ağır vakalarda ise dalgınlık, hızlı solunum , kan basıncında düşme ve şok görülebilir.

Bulaşma ; Gastroenterit, etkeni içeren dışkı ile bulaşmış gıdaların yenilmesi, yuva veya hastane ortamında patojenle yakın temas , seyahat , hayvanlarla yakın temas veya uzun süreli antibiyotik kullanım sonucu hastalık gelişmektedir.Anne sütünün yetersiz verildiği durumlarda , kalabalık toplumlarda, bağışıklık sistemi bozulmuş ve beslenme bozukluğu olan çocuklarda daha sık görülmekte ve hastalık ağır seyredebilmektedir.

Hastanın doktor tarafından muayenesi ve değerlendirilmesi son derece önemlidir.Dehidratasyonun saptanması ve gastroenterit tedavisinin planlanması gerekir.İshal kesici ve kusmayı önleyici ilaçlar kullanılmamalıdır.Çocuk susuzluk bulguları açısından izlenmelidir.Kaybedilen sıvı ve elektrolitler ağız yoluyla vermeye çalışmalıdır.Bu amaçla şeker tuz içeren sıvı verilmektedir.Ağır vakalarda ise damardan sıvı tedavisinin uygulanması yapılmaktadır.

Gastroenteritlerden korunmanın en etkili yolu ellerin sık ve düzenli yıkanmasıdır.Meyve ve sebzelerin iyice yıkanması gerekir.İyi pişirilmemiş tavuk ve et ürünlerinden kaçınılmalı, mutfak gereçleri temiz tutulmalı, uzun süre oda ısısında bırakılan ve açıkta satılan gıdalar tüketilmemelidir.Anne sütü ile beslenme bebekleri gastroenteritten korumada son derece etkin bir beslenme yöntemi olup bebeklerin hastalıktan korunmasında son derecede değerlidir.

Çocukluk çağı gastroenteritinden korunmada aşılama önemlidir.

Rotavirüs aşısı 1998 tarihinde uygulanmaya girmiş ve yan etkilerden dolayı bir süre uygulamadan kaldırılmışsada, ciddi bir yan etkisinin görülmemesi ile birlikte birçok ülkede rutin aşı programına alınmıştır.Bu aşı bebeklikte uygulanmaktadır.Aşı 2 veya 3 doz şeklinde ağızdan verilmektedir.İlk dozunun mutlaka 6 - 12 haftasında yapılması gereklidir.Aşılama bebek 8 ayını doldurana dek tamamlanılmalıdır.

Uygulamaya girecek yeni aşılarla birlikte özellikle bebek ve küçük çocuklarda ağır seyreden bu enfeksiyonun kısmen kontrolü söz konusu olabilecektir.


İstanbul Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!