Çocukluk ve ergenlik döneminde tik bozukluğu
Çocukluk ve ergenlik döneminde tik bozukluğu

Tikler düzensiz, sürekli, aniden oluşan, motor hareketler ve seslerdir. Tikler genellikle istemsiz ortaya çıkar ancak uzun sürelerde istemli şekilde durdurulabilir.

Tiklerin başlangıcı çocukluk döneminde olmaktadır. Genelde travmatik bir olaydan sonra ya da yaşanılan stres yaratan bir durumdan sonra ortaya çıkabilmektedir. Çocukların iç dünyalarından bir türlü atamadıkları duyguları tikler şeklinde dışarıya vurmalarıyla oluşabilmektedir.

Tiklerin sıklığında değişiklikler olabilir ancak ilk tik başlangıcından itibaren 1 yıl boyunca devam etmiş olması gerekmektedir. Tikler genelde erkek çocuklarında ağırlıklı görülmektedir. Ortaya çıkma yaşı ise ilk çocukluk dönemlerine kadar inebilir.

Çocuklarda tik oluşumunun olası sebepleri:

Herhangi bir travma yaşamak,

Bazı alışkanlıklarının bir anda kesilmek zorunda kalması. Örneğin çocuk yıllardır aynı evde yaşıyordur ve bir anda o evden taşınma kararı alınır. Yeni eve taşındıktan sonra çocukta bazı tikler oluşmaya başlayabilir. Bu aslında travmatik bir olay olarakta görülür ancak alışkanlıklardan kopma da diğer bir ihtimaldir.

Bir anda aileye yeni bir beriyen katılmasıyla artan kıskançlık duyguları,

Genetik etkenler,

Yaşadığı ortamdan huzur duymama, güven yoksunluğu yaşama,

Çevresel olarak sık sık eleştiriye maruz kalma,

Ders gibi sorumluluklarla ilgili aşırı baskı uygulama,

Duygusal ve fiziksel şiddete maruz kalma,

Stresli aile ortamı,

Tikler geçici ya da kalıcı olabilmektedir. Geçici tikler genelde bedenin belli bölgelerinde çıkan motor özellikli tiklerdir. Bunlar kısa sürede kaybolabilir. 1 yıldan fazla süren tiklerde tik bozukluğu tanısı alınabilir.

Tik bozukluklarıyla çalışılırken çocuğun tiklerinin hangi ortmta oratya çıktığı önemli bir detaydır. Sürekli ev ortamında ortaya çıkan tikler varsa ortam gözlemlenmeli ve aile ile bütüncül çalışılmalıdır.

Tikleri olan çocuklara nasıl yaklaşılmalı?

Aile kesinlikle çocuğun tiklerinden dolayı onu azarlama, eleştirme gibi davranışlara kalkışmamalıdır.

Çocuk sürekli uyarılmamalıdır.

Tikleri başladığı anda bunu fark eden ebeveynlerin çocuğun dikkatini farklı alanlara çekmesi etkili olacaktır.

Ailenin ilgi ve dikkati çocuğun tiklerinden uzaklaşıp olumlu yönlerine odaklanması destekleyici olacaktır.

Aile ve öğretmenler ortak çalışma içinde olmalıdır. Öğretmen çocuğun arkadaşlarını uygun şekilde uyarmalı ve sınıfta oluşacak herhangi bir eleştiriden uzak olmasını sağlamalıdır.

Çocuğun bulunduğu ortamlara olan uyum sorunundan kaynaklı tikleri olacağı için bu uyum problemleri ortadan kaldırılmalıdır.

Tiklerde en önemlisi çocuğun ailesinin yaklaşımıdır. Çocuğa destekleyici yaklaşmak tiklerin düzeyinin azalmasında etkili olabilir. Bunlarla beraber mutlaka bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyiniz.


Mersin Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!