Demansta izlenen psikiyatrik bozukluklar ve demans hastasına yaklaşım
Demansta izlenen psikiyatrik bozukluklar ve demans hastasına yaklaşım

DEMANSTA İZLENEN PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR VE DEMANS HASTASINA YAKLAŞIM

Demans(bunama) hastanın kendisinden çok bakım verenlerin ve çevrelerinin yakındığı bir durumdur. Davranış bozuklukları en önemli sorundur.
Başlangıçta kişi günlük yapması gereken işleri ihmal etmeye başlar. Günlük işleri yaparken zorlanmaya başlar.
Unutkanlıklar başlar. Öncelikle anlık ve yakın zamana ait unutkanlık başlar. Unutkanlık ilerleyici niteliktedir. En sık olarak başladığı bir işle ilgili unutkanlıklar olur. Yemekleri unutup yakabilir, ne almak istediğini unutabilir, ocağı açık unutabilir, ayakkabı ve elbise giymeden sokağa çıkabilir. Sokağa çıkıldığında niçin çıkıldığı unutulur, nereye gidileceği unutulur. Kişilerin isimleri sıklıkla unutulur, yerine başka isimler kullanılabilir. Sık sık aynı sorular sorulur. Bu çevredeki kişiler için yorucu bir durumdur.
Zamanla çevreye olan ilgi azalmaya başlar. Bu tabloya sıkıntı, huzursuzluk, zevk alamama, duygusal zayıflama eklenir.
Demans ilerledikçe hastalarda huzursuzluk, kendine ve çevresine kızgınlık ve öfke, çevresine zarar verme, anlamsız gezip dolaşmalar ortaya çıkmaya başlar.
Duygusal yönden bozulmalar başlar. Yerleri karıştırmaya başlar. Hastaneyi evi sanabilir, eşi ve çocuklarını tanımayabilir, onları yabancı kişiler olarak değerlendirebilir. Bu durumdaki en önemli sorunlardan biri hastanın evini ve çevresini yabancı olarak kabul ettiğinden evden çıkıp gitmeler ve kaybolmalardır.
Hastaların bir kısmında insan ve hayvanlarla ilgili görsel hallusinasyonlar gözlemlenebilir. Görsel halüsinasyonlara işitsel hallusinasyonlar eşlik edebilir. Ölmüş olan yakınların sesleri ön plandadır. Hastalar evde ölmüş yakınlarının dolaştığını söyleyebilir. Onlarla konuştukları gözlemlenebilir.
Zamanla konuşma ile ilgili bozukluklar başlar. Görülen cisimleri isimlendirememe, söylenen kelimeleri tekrarlama, aynı kelimeleri sürekli tekrarlama, anlamsız kelimeler kullanma, konuşmada güçlükler, hiç konuşamama gözlenebilir.
Hastalarda anlamada güçlükler ortaya çıkabilir, Daha önce yapabildiği işleri yapamamaya başlayabilir.
Tablonun ileri dönemlerinde eşini ve çocuklarını tanıyamaz hale gelir. Kendini bile tanımayabilir. Aynadaki görüntüsünden bile korkacak hale gelebilir. Çevredeki seslerden aşırı derecede korkabilir. Otokontrol iyice bozulmaya başlar. Bağırıp çağırma, küfretme, cinsel şakalar, taciz edici davranışlar, kendine ve çevresine zarar verici davranışlar ortaya çıkabilir. Çevresi ile ilişkiler kesilebilir. Amaçsız konuşma ve davranışlar gözlenebilir. İşlevsellik önemli derecede bozulur. Kişisel bakımını yapamayacak hale gelir. Traş olamaz, dişini fırçalayamaz, banyo yapamaz hale gelir. Bakımını yapabilmesi için yardıma ihtiyaç duyar. Yine ileri dönemlerde aşırı yeme, cisimleri ağzına sokarak tanıma, uyku sorunları, idrar ve gayta kaçırma görülebilir.
Demansta depresif tablolar oldukça sık görülür. Depresyon hayat kalitesini oldukça düşürür. Demansın ilerlemesini de hızlandırır. Demans ve depresyon sıklıkla bir arada bulunur ve bazen bulguları birbirinden ayırt etmek oldukça güçtür. Bazen depresyon demansın ilk belirtisi olarak karşımıza çıkabilir.
Demans hastalarında mani tablosu görülebilir. Aşırı hareketlilik, aşırı girişkenlik, aşırı para harcama, taşkınlık, çok konuşma, hiperseksüalite, aşırı yemek yeme, kendine aşırı güven, yıkıcı davranışlar olabilir.
Bunama hastalarında diğer sık görülen durum psikotik tablolardır. Hezeyanlar nedeni ile bakıcı ile olan ilişkiler bozulur. Zarar görme düşünceleri nedeni ile ilaçlar kullanılamaz hale gelir ve tedavi aksar. Yemek yememe nedeni ile sağlık bozulabilir. Yine zarar görme düşünceleri nedeni ile hasta evini terk edebilir, çevresinde kimseyi istemeyebilir. Çevreye karşı zarar verici davranışlar ortaya çıkabilir. Görsel hallusinasyolar ortaya çıkabilir. Ölmüş yakınlarını görebilir. İşitsel hallusinasyonlar olarak yine ölmüş yakınların sesleri duyulabilir.
Demansta uyku bozuklukları da sıklıkla gözlenir. Uykuya dalmada güçlük, uyuyamama, sık sık uyanma, gece uykusunun gündüz uykusuna kayması şeklinde bozulmalar olabilir.
Anksiyete diğer sıklıkla görülen bir durumdur. Huzursuzluk, yerinde duramama, sürekli gezinme ihtiyacı, sıkıntı nedeni ile çevreye karşı sinirli davranışlar gözlenebilir.
DEMANSLI HASTAYA YAKLAŞIM
Demans hastalarında tıbbi yardım almak önemlidir. Erken dönemde uzmana başvurmak tedavi açısından önem arz etmektedir. Erken dönemde tedaviye başlama demansın ilerleme hızının yavaşlatılması hem de tabloya eşlik eden psikiyatrik bozuklukların tedavisi için önemlidir.
Demans hastasına empati ile yaklaşılmalıdır. Onun yaşadığı olumsuzlukları anlamaya çalışmalıdır. Hastanın bağımlı olduğu duygusuyla mücadele edilmeli, bağımsızlık duyguları sınırlı da olsa desteklenmelidir. Halen sağlam olan yetenekleri var ise onlar desteklenmeli, vurgulanmalı ve kullanılması için yardımcı olunmalıdır. Hastaya sürekli öğütler vermek yerine, onun durumunu anlamaya çalışmak ve onu dinlemek önemlidir.
Uyku problemleri için uyku saatlerinde gürültüsüz ortam sağlama, gündüz uykusunun engellenmesi, gündüz yatak dışında vakit geçirme, akşam saatlerinde çay, kahve gibi içeceklerin alımının kısıtlanması, aşırı sıvı alımının engellenmesi gibi tedbirler alınabilir.
Huzursuzluğu gidermek için aşırı uyaranlardan kaçınılmalıdır. Aşırı gürültü, çok ziyaret , aşırı soru sorma, konuşmaya zorlamadan kaçınılmalıdır. Uyaran eksikliğinden de uzak durulmalıdır. Müzik dinlenebilir, kalabalık olmamak şartıyla sohbet ortamlarında bulunulabilir, çay, kahve alımı kısıtlanabilir. Hasta yapabileceği işler konusunda motive edilir. Gücünün üzerinde aktiviteler istenmez.
Demansta izlenen uygunsuz cinsel davranışlarda, hastanın yanlış anlayabileceği karmaşık mesajlar vermekten kaçınılmalıdır. Dokunma ve sıcaklık gereksinimini karşılamak için oyuncak bebek, oyuncak hayvan gibi nesneler kullanılabilir.
İdrar ve gayta kaçırma için, hasta düzenli aralıklarla tuvalete gönderilir, aşırı sıvı alımına engel olunur, herhangi bir hastalık var ise tedavisi yaptırılır.
Demans hastalarına bakım verenler hastalık konusunda bilgilendirilmelidir. Bakım verenlerde hastalara karşı anlayışlı davranmalıdır. Yapamadıkları konusunda aşırı baskıcı olmamalıdırlar. Hastanın hayatını kolaylaştırıcı tedbirler almalıdırlar.
Hasta için en uygun bakım yeri evidir. Evi tanıdığı bir ortamdır. Tuvalet, banyo, yatak odası gibi ortamları daha kolay bulabilecektir. Yine ev çevresindeki kişiler kişiyi aşırı uyaranlardan ve tehlikelerden koruyacaklardır. Hasta ev ortamında uyaran eksikliğinden de korunmuş olacaktır.
Ev ortamında hastanın kolayca bulunabilmesi için tuvalet, banyo gibi yerler işaretlenmelidir. Ortamda zarar verebilecek eşyalardan kaçınılmalıdır. Ortam yeterince aydınlatılmalıdır.
Demanslı hastalarda uğraşı tedavisi önemlidir. Hasta boş zamanlarında yapmaktan zevk aldığı şeyleri yapması konusunda motive edilmelidir.

Psikiyatrist Dr.Necati ÇOBANOĞLU


İzmir Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!