Depresyon

Birinci basamak sağlık hizmetlerine başvuran kişilerde gözlenen ruhsal hastalıkların başında depresyon gelmektedir. Toplumda sık görülen bir hastalık olan depresyon yapılan araştırmalara göre %8-12 civarında görülmektedir ve kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir.

Nedenleri:

1. Biyolojik nedenler;
a. Genetik, ailede bir kişide varsa görülme sıklığı topluma göre 2 ila 5 kat artmaktadır.
b. Bazı hastalıklar; Parkinson hastalığı, Multipl skleroz, tiroid hastalıkları gibi
c. Bazı ilaçlar; Antihipertansifler, hormonlar gibi
d. Doğum
e. Menapoz
2. Psikososyal nedenler;
a. Geçirilmiş depresyon öyküsünün varlığı
b. Kadın olmak
c. Olumsuz yaşam olayları
d. Erken dönemde ebeveyn kaybı
e. Sosyal desteğin yetersiz olması
f. Eş, aile ve iş sorunları
g. Sağlık sorunları

Sonuçları;

Depresyon kişiye, ailesine ve topluma önemli bir yük getirir, kişinin yaşam kalitesi düşer, sosyal ve ekonomik kayıplara uğrar, işe gidemez gitse bile verimliliği azalır, ailesi ile sorunlar yaşar
Antidepresan tedavi alan hastaların çok büyük bir bölümü iyileşir, az bir bölümü de şiddeti azalarak devam eder.
Tedavi edilmediği takdirde şiddeti artar, intiharla sonuçlanabilir
Depresyonlu hastalarda intihar sıklığı yüksektir, her 100 depresyonlu hastadan 10-15`i intihar eder
Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Belirtileri;

1. Çökkün duygudurum; kederli, hüzünlü ruh halidir, genel olarak kendini neşesiz hisseder.
2. İlgi, istek azalması, hiçbir şeyden zevk alamama; daha önce zevk alarak yaptığı şeylerden zevk alamamaya başlar.
3. Yorgunluk enerji azalması, bitkinlik. Kişi kendini halsiz, güçsüz, bezgin hisseder, çabuk yorulur, hiçbir iş yapmak için kendinde güç bulamaz
4. Uyku bozukluğu, uyku bozukluğu çeşitli biçimlerde görülebilir. Uykuya dalmakta güçlük, uykudan sık uyanma , sabah erken uyanma, uyandığında kendini dinlenmiş gibi hissetmeme. Bazen de aşırı uyku, sabah uyanmada güçlük, gün içinde uykuya eğilim görülebilir.
5. Dikkatini toparlamada güçlük ve kararsızlık. Bir noktaya dikkatini toparlayamaz, başından sonuna bir gazeteyi okuyamaz, film seyredemez, ders çalışamaz.
6. İştah bozukluğu; genelde yoğun bir iştahsızlık, yemeklerin tadını alamama, kilo kaybı gözlenir, bazende iştah ve kilo artışı görülebilir.

7. Kendine güvensizlik, değersizlik ve suçluluk duyguları; kişi kendini yetersiz, eksik, başarısız hisseder, cesaretini kaybetmiştir. Kendini aşırı eleştirir ve ayıplar.
8. Ölüm ve intihar düşünceleri; ölüm ile ilgili düşünceler olup olmadığı iyice sorgulanmalı bu tür sorular sormaktan kaçınılmamalıdır.
9. Hareket ve konuşmalarda yavaşlama ya da ajitasyon; Hastada durgunluk gözlenir ya da huzursuzluk nedeniyle yerinde duramama gözlenir.
10. Somatik belirtiler; en sık gözlenenler, başağrısı, vücutda gezici ağrılar, vücudun çeşitli yerlerinde uyuşma ve karıncalanmalar, çarpıntı, üşüme hissi ya da ateş basması, mide bulantısı gibi belirtilerdir.
11. Kaygılı beklenti; kapı ya da telefon çaldığında kötü bir şey oldu çocuğuma, eşime birşey oldu tarzında takıntılı düşüncelere bağlı ani ürperme ya da panik duyguları
12. Gürültüden ve kalabalıktan rahatsız olma; bu nedenle evden dışarı çıkmaz, insanlarla görüşmekten kaçınır.
13. Sinirlilik; tahammül gücü azalır ve kolayca öfkelenir.
14. Ağlama ya da ağlayamama; her zamankinden daha sık ağlar durduk yere gözlerinde yaşarma olur ya da hiç ağlayamadığını sanki göz yaşlarının kuruduğunu, bir ağlasa rahatlayacağını ifade eder.

Depresyon tanısını koymayı güçleştiren etmenler:

. Hastalar içinde bulunduğu durumun farkında olmayabilirler
. Bedensel belirtiler bulunduğundan hasta bedensel bir hastalık olduğu düşüncesindedir
. Hasta yaşadığı duyguların farkındadır ama bunları bir yakınma olarak dile getirebileceğini bilmemektedir, anlaşılmayacağı endişesi yaşamaktadır.
. Hasta içinde bulunduğu durumun değişmeyeceğini düşünmektedir
. Hasta yaşadığı duygulardan söz ederse yetersiz, güçsüz, tembel olarak nitelendirilebileceğini düşünebilir
. Hasta akıl hastası damgası yemekten korkabilir


İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!