Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Kişinin konsantre olma yeteneğini zayıflatan çeşitli biyolojik ve psikolojik etkenler sonucu oluşmuş bir patoloji türüdür. Dikkat eksikliği bozukluğuna çoğunlukla hiperaktivite eşlik ettiği gözlenmiştir. Hiperaktivite, aşırı hareketlilik anlamına gelmektedir. Dünya genelinde çocukların %3 ile %7’sinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı konulabilir. Erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha fazla görülür.

Her hareketli ve dikkati dağılmış çocuğa böyle bir bozukluğu olduğu etiketini yapıştırmak yanlıştır çünkü çocuklar gelişim dönemleri içinde zaman zaman dikkati dağınık veya hareketli olabilirler. Bu davranışlar 6 ay ve 2 farklı ortamda görülürse ve çeşitli belirtileri karşılarsa böyle bir rahatsızlıktan söz edilebilir. Bu nedenle ebeveynlere ufak bir tavsiye: telaşa kapılmayın ve çocuğunuzu etiketlemekten kaçının.

Dikkat eksikliğinde neler gözlenir?

Ayrıntılarla ilgili etkinliklerde yoğun dikkat göstermez.

Kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünür, göz kaçırmaları olur. Konuyu değiştirir.

Genellikle görev ya da oyunlarda dikkatini korumakta zorlanır, çabuk sıkılır.

Gündelik etkinliklerinde unutkandır.

Verilen talimat ve görevleri sonuna kadar uygulayamaz, yarım bırakır.

Genellikle görev ve etkinlikler için eşyalarını kaybeder.

Dikkat gerektiren iş ve görevlerden kaçınır, hoşlanmaz ya da bunlara isteksizce yaklaşır.

Aktivitelerde ve oyunlarda kalıcı olamadığı için akranlarıyla ilişki kurmada güçlük çeker. Onlara karşı çok davetsiz ve duyarsız davranırlar ve hiperaktivite de eşlik ediyorsa onlara karşı rahatsız edici davranışlar sergilerler.

DEHB olan çocuklarda öğrenme güçlükleri ve diğer bozukluklar da gelişebilir.

Hiperaktivitesi olan çocuklarda ergenlikte ve genç yetişkinlikte saldırgan davranışlar veya madde kullanımı gibi ciddi sorunların görülme olasılığını arttırdığı saptanmıştır.

Dikkat eksikliği nasıl oluşur?

Araştırmalar bu sorunun biyolojik kökenli olduğunu desteklemektedir. ABD’de DEHB tanısı almış çocukların %80’i uyarıcı bir ilaçla tedavi edilmektedir. Bu ilaç beynin dikkati toplayan bölümünü uyarır. İlaç tedavisi alan çocukların %70-90’ında dikkati toplama gibi durumlarda ilerleme kaydettiği görülmüştür. Yapılan diğer bir çalışmada DEHB tanısı almış çocukların %35’inde anne babasının DEHB öyküsü olduğu görülmüştür. DEHB tanısı almış çocukların beyinlerinin sağ yarımküresi sol yarımküresinden daha büyük olduğu görüntülenmiştir. Tüm bu açıklamalar DEHB’in biyolojik kökenli olduğu teorisiyle tutarlılık göstermektir.

Burada psikolojik etkenlerin de varlığından söz edebiliriz. Zeka düzeyi, eğitim türü, dayanıklılık ve incinebilirlik, erken doğum gibi kavramlar çocuklarda dikkat eksikliğine yol açabilir.

Zeka düzeyi düşük olan çocuklar dikkatini belirli bir işe toplamakta zorlanırlar. Yapılan çalışmalarda DEHB tanısı almış çocuklarda IQ seviyesi yüksek olan çocukların yaşama uyum sürecinde ve karşılaştığı zorlukları telafi etme oranları yüksek bulunmuştur.

Eğitim türü dediğimiz kavram, çocuğun kalıtımsal ve mizaç olarak hangi tür öğrenme çeşidine yatkın olduğudur. Çocuk görsel mi işitsel mi? Çocuk işlemsel mi sözel mi? Bu ve bunun gibi modeller belirlenerek çocuğa uygun eğitim düzenlenir.

İncinebilirlik gelişim psikologlarının hala tartıştığı bir kavramdır. İncinebilirlik ve dayanıklılık kavramı çocuğun belirli zorluklar (taşınma, boşanma) karşısında göstermiş olduğu belirli davranış örüntülerini barındırır. Yapılan bir çalışmada anne babası boşanmış çocuklardan bazıları sıkıntılı duruma karşı psikolojik olarak aşırı direnç gösterdiklerini ortaya koyuyordu. Bazı çocuklarda aşırı incinmiş olduğu gözlenmişti. Dayanıklılık bakımından güçlü olan çocukların stres etkenleriyle ve yaşama uyum konusunda daha girişken olduğu gözlenmiştir. İncinebilir çocuklar çabuk pes etmektedir. (Bu konu daha detaylı işlenmesi gereken bir konudur. Bir sonraki yazımda işleyeceğim)

Erken doğumda çocuk herkesin yaşadığından başka bir travmayla dünyaya gelir. Vücudu tam gelişmemiştir, güvenli bağlanma zor oluşmaktadır. Dünya onlar için daha tehlikelidir. Normal doğumdan farklı olarak gelişim evrelerini tamamlayamadan dünyaya gelmiş bebeğin bütün fizyolojisi de psikolojisi de yaşamda kalmaya çalışır. Bu süreçte dünyanın karmaşıklığına adapte olabilir. Bu etkenlerin birleşmesiyle biopsikososyal olarak dikkat eksikliğine davetiye çıkarabilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu nasıl önleriz veya etkilerini nasıl azaltabiliriz?

En önemli madde: 0-6 yaş çocuğunuzla bol bol oynayın ve konuşun. Konuşmalarınız nasihat içermesin. Oyunu anlatın mesela. Öğretmeni olun. Konuşmalarınızı davranışlarınızla gösterin. Davranışı gözlemlemek çocuklar için iyi bir eğiticidir. Bunlar geleceğe yatırımdır. Gelecekte çocuğunuza doğruyu yanlışı anlatırken şimdiki konuşmalarınızdan faydalanacaksınız. Siz şimdi konuşursanız gelecekte çocuğunuz ile etkili bir iletişime sahip olursunuz. Bu konuşma tarzı özellikle hiperaktivitesi olan çocuklar için AÇIKLAYICI-OTORİTER tarzda olmalı. Oyunlarda dikkatini belirli bir yöne toplamasını sağlayın, bunun için sevdiği oyunlarla başlayın ve bu oyunlar ses, görsellik, dokunma ve mümkünse koku deneyimlerini içersin. Bunlar çocuğun sağlıklı gelişimi için bütüncül bir altın anahtardır.

Kurallar koyduğunuz zaman bunların çok spesi fik olmasına dikkat edin ve onları yazıp asın

Ödülleriniz çocuk için anlamlı ve güçlü ödüller olsun

Sık sık geri bildirim verin, çocuğunuza onun ne yaptığının farkında olduğunuzu gösterin

Çocuğunuza beklentileri ve planları konusunda yardım edin

Çocuğunuzun iyi günleri olabileceği gibi kötü günleri de olabileceğini göz önünde bulundurun

Olumsuzluklar ve cezalar hakkında odaklanmaktan ziyade olumlular üzerinde odaklanın

Espri anlayışınızı kaybetmeyin ve sabırlı olun

Kendinize ve çocuğunuza karşı hoşgörülü olun. Bu işte birliktesiniz ve elinizden geleni yapıyorsunuz

Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu olan çocukların çoğunda tedavi gerçekleşmektedir. Tedavisi gerçekleşemeyen çocuklar için yetişkinlikte yaşama uyum sağlayıcı yöntemler önerilmektedir. Yani bu rahatsızlığı avantaja çevirebilirsiniz ve yeni yolu çocuğunuzla keşfetmekle işe başlayabilirsiniz. Benim aklıma ilk gelen ilk tavsiye DEHB geçmişi olan yetişkinlerin öncelikle zihinsel dikkati gerektirmeyecek meslekler seçmeleri olur. Örneğin, sahne sanatlarından dans ve gösteri, sihirbazlık gibi… Eminim bu iş onlar için biçilmiş kaftan.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!