Çoğumuzun şikayeti aynıdır: Dişlerimizi sık fırçalamamıza rağmen, renkleri istediğimiz kadar beyaz değildir.

Dişlerdeki renklenmeyi gidermek adına uygulanan tedaviler arasında kompozit ve porselen laminateler, porselen kronlar, kompozit rezin restorasyonlar, mekanik abrazyon ve beyazlatma uygulamaları sayılabilir.

Renklenmiş dişlere kimyasal ajan uygulaması ile mine ve dentin dokusunun derinliklerindeki organik pigmentlerin okside edilerek diş renginin açılmasına ‘’beyazlatma’’ ismi verilmektedir.

Çay ve kahve gibi kromojenik yiyecek ve içeceklerle oluşan renklenmeye, sigaraya bağlı nikotin renklenmesine, tetrasiklin gibi ilaç renklenmesi olan dişlere, travmaya bağlı oluşan renklenmeye, eski kanal tedavisi gibi iyatrojenik nedenlere bağlı renklenmelere, florozise bağlı renklenmelere beyazlatma yapılabilir. Tetrasiklin renklenmeleri beyazlatma tedavisine en zor yanıt veren olgulardır. Bu tür renklenme dişlerin oluşumu esnasında genç yaşlarda ilaç alımına bağlı olarak görülür. Tetrasiklin renklenmelerinde; hasta en az 2 aylık, gerektiğinde 12 aya kadar uzayabilecek bir tedaviye başlamaya istekli olmalıdır.

Bu nedenlerin dışında hastaların doğal diş renginin koyu olmasına bağlı olarak da beyazlatma tedavisi uygulanabilir.

Beyazlatmanın kontrendikasyonları (yapılmadığı durumlar) genellikle hastanın mevcut durumu ile ilgilidir.

· Sistemik hastalıklar.

· TME rahatsızlıkları.

· Kullanılan ağartma malzemelerine karşı alerji.

· Hamileler ve süt veren anneler.

· On yaşın altındaki çocuklar.

· Çeşitli nedenlerden dolayı minede aşınma meydana gelip dentinin açığa çıktığı durumlar.

· Çeşitli periodontal hastalıklar (dişeti hastalıkları)

· Dişeti çekilmesi nedeniyle sementin (diş kökünün) açığa çıktığı durumlar

· Okronozis

· Thalasemia (Akdeniz Anemisi)

· Eritroblastozis fetalis, kontrendikasyonları arasında sayılabilir.

Ayrıca porselen kronlar ve kompozit dolgular beyazlatma ile renk değişikliği göstermezler. Beyazlatma doğal dişleri etkiler ve bu işlemden mevcut restorasyonlar (porselen, kompozit gibi) etkilenmediğinden, beyazlatma tedavisi sonrası renk uyumu için bu restorasyonların değiştirilmesi hastaya ekstra maliyete neden olabilir.

Dişlerin koyu renkli olmasının çeşitli nedenleri vardır:

Diş renklenmeleri iç kaynaklı veya dış kaynaklı olabilir. Dış kaynaklı renklenmeler genelde, profilaktik temizleme işleminin yeterli yapılmamasına bağlıdır. Bunun tersi olarak da iç kaynaklı renklenmeler diş matriksi ile ilgilidir ve beyazlatma ile giderilebilir. İç kaynaklı renklenmeler sadece dentini, sadece mineyi veya her iki dokuyu birlikte ilgilendirirken, dış kaynaklı renklenmeler minede meydana gelir.

İçsel Renklenmeler:

1. Sistemik etkenlere bağlı içsel renklenmeler:

· Fenilketonüri; bir metabolizma bozukluğu, bu tür vakalarda dentin dokusunun rengi kahverengidir.

· Porfiria; dişlerde kırmızı-kahverengi renklenmeler oluşur. Bu tür dişler ağartma tedavisine cevap vermezler.

· Hemolitik anemiler, eritroblastozis fotalis

· Amelogenezis imperfecta

· Dentinogenezis imperfecta

· Florozis

· Tetrasiklin kullanımına bağlı renklenme

· Thalasemia; akdeniz anemisi

· Okronozis

· Diş gelişimi sırasında geçirilen ateşli çocuk hastalıkları.

2. Lokal faktörlere bağlı içsel renklenmeler:

· Travma; burada başlıca neden pulpa içi kanamalardır.

· Pulpa nekrozu

· Süt dişi periapikal iltihapları

· Dental materyallerden kaynaklı renklenmeler; eski protez, eski kron kaplanmış dişler, eski dolgu ve kanal tedavisi yapılmış dişler, kanal tedavisi sırasında pulpa odasında kanal dolgu materyallerinin iyi temizlenememesi gibi nedenler

· Çürük
Bunların dışında yaşlanmayla birlikte diş rengi de koyulaşır. Bu fizyolojik renklenmenin nedeni aşınmaya bağlı olarak minenin incelmesi, dentin kanallarından zamanla renkli maddenin sızması ve sklerotik dentinin artmasıdır.

Dışsal Renklenmeler:

1. Sigara, puro, pipo ve tütün renklenmeleri

2. Kola, kahve, çay ve şarap renklenmeleri

3. Kırmızı biber, safran gibi baharatlar ve vişne, karadut gibi meyvelere bağlı renklenmeler

4. Ağız hijyeninin iyi olmamasına bağlı ağız florasındaki kromojen bakterilerine bağlı renklenmeler

Bu tarz dışsal renklenmeler çoğunlukla dişin sadece mine yüzeyini tutar.

Beyazlatma İşlemi Nasıl Yapılır?

Beyazlatma, genelde hidrojen peroksit veya karbamit peroksitle hem evde hem de muayenehanede uygulanabilir.

Vital (canlı) Dişlerde Ağartma:

1. Office Bleaching (muayenehanede uygulanan beyazlatma)

2. Home Bleaching (evde uygulanan beyazlatma)

3. Aşındırma yöntemleri ile ağartma

Office Bleaching:

Bu sistemde karbamit peroksit ısı veya ışık ile aktive edilir ve dolayısıyla oksijen açığa çıkar. Oksijen mine ve dentindeki renklendiricilerin oksidasyonunu sağlar. Günümüzde kullanılan muayenehane uygulamalı ağartma ürünlerinin aktif maddeleri %25-%40’lık hidrojen peroksit veya karbamit peroksittir. Tetrasiklin gibi diffüz renklenmeler için kullanılır. Çabuk sonuç alınır, fakat pahalıdır.

· Dişler pomza ile temizlenip, ağızdaki doğal dişlerin hangi renk olduğu saptanır.

· Dudak ve dişetine uygulama esnasında zarar görmemesi için vazelin sürülür yada koruyucu pat uygulanır.

· Ağartıcı pat 1-2 mm kalınlığında dişler üzerine sürülür.

· Ağartma işlemini hızlandırmak veya etkiyi kuvvetlendirmek amacı ile ışık, özel lamba veya lazer uygulanabilir.

· Tedavi seansı bitince dişler yıkanıp temizlenir ve tekrar diş renklerinin kontrolü yapılır. Eğer arzulanan beyazlık elde edilemediyse başka randevular verilip işlem 2-3 seans daha aynı şekilde tekrarlanabilir. Seans süresi ortalama 30-45 dk. dır.

Seans sonralarında dişlerde hassasiyetler meydana gelebilir. Bunu önlemek için potasyum nitrat ya da florür jelleri uygulanabilir. Ayrıca hastanın 1-2 hafta renklendirici yiyecek ve içeceklerden ve de sigaradan uzak durması gerekir. Aksi takdirde dişlerin geçirgenliği artmış olduğundan daha da çabuk ve fazla renklenebilir.

Home Bleaching:

Beyazlatma, daha düşük yüzdeli karbamit peroksit içeren beyazlatma ajanları kullanılarak gerçekleştirilir. %10-%35’lik karbamit peroksit ile uygulanır.

· Dişler pomza ile temizlenip, ağızdaki doğal dişlerin hangi renk olduğu saptanır.

· Hastadan ölçü alınıp model elde edilir.

· Şeffaf bir plak ısı ve vakum altında hastadan alınan modele adapte edilir.

· Hazırlanan plak ve beyazlatıcı ajan içeren tüpler hastaya verilerek işlemi nasıl gerçekleştireceği açıklanır.

· Hasta ağartma ajanı ile plağın 2/3’ünü doldurduktan sonra plağı ağız içerisine yerleştirir.

· Tüm gece veya 6 saat plak takılmalıdır. (max. 12 saat)

· Dişetinde hassasiyet-irritasyon olursa takma süresi kısaltılır veya duruma göre tedaviye ara verilir.

· Tedavi sürecinde ve sonrasında 1-2 hafta renklendirici yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır.

· İlk dikkat çekici sonuçlar 2-5 günde, final sonuç ise 2-6 haftada alınır.

· Tedavi bitiminde dişlerdeki hassasiyeti azaltmak için florür veya potasyum nitrat uygulanabilir.

Aşındırma Yöntemleri ile Ağartma:

Bu yöntemlerde mine yüzeyi aşındırılarak renklenmiş doku uzaklaştırılır. Ayrıca daha sonra uygulanacak ağartma ajanları için daha derin bir penetrasyon sağlanır. Fiziksel olarak madde kaldırıldığından, fazla derin olmayan defektlerde ve mine renklenmelerinin tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Devital (travmaya uğramış ya da kanal tedavili dişler) Dişlerde Ağartma:

Devital dişlerdeki renklenmeler diğer dişlerden kolaylıkla ayırt edilebildiği için özellikle ön dişlerde estetik sorunlara yol açmaktadır. Kanal tedavisinde kullanılan endodontik materyaller (özellikle gümüş içerikli patlar), herhangi bir darbe ya da travma sonucu dişte meydana gelen nekrotik değişiklikler renklenmeye neden olmaktadır. Tedavisinde; termokatalitik yöntem, walking bleaching tekniği, home bleaching, Office bleaching ve ya kombine teknikler uygulanabilir.

Çok büyük restorasyonlu dişler, dişte çatlak ve lezyon varlığında, minenin çok incelip, dentin desteğini yitirdiği durumlarda ve metal tuzlarına bağlı devital renklenmelerde beyazlatma tedavisi uygulanmamaktadır.

Devital ağartma tedavilerinde karşılaşılan en önemli problem kök rezorbsiyonlarıdır. Bunun nedeni hidrojen peroksitin dentin kanalları ve yan kanallar yolu ile periodontal membrana ulaşarak iltihabi reaksiyon başlatmasıdır.

Beyazlatmanın Başarısı:

Özellikle çay, kahve, sigara gibi dışsal renklenmeler ve yaşa bağlı renklenmelerde başarı oranı ve hastanın memnuniyeti çok daha fazla. Ancak; tetrasiklin veya aşırı flor alımına bağlı renklenmelerde çok iyi sonuçlar elde edilemeyebiliyor.

Dişlerin ana renkleri de başarıda önemli bir etkiye sahip. Genel olarak bakıldığında sarı-kahverengi lekelenmeler ağartma tedavilerine daha olumlu cevap verirken, gri-siyah renklenmeler daha yavaş cevap veriyor, mavimsi-gri renklenmeler ise neredeyse hiç yanıt vermiyorlar ağartma tedavisine.

Beyazlatma Tedavilerinde Karşılaşılabilecek Yan Etkiler:

Diş hassasiyeti (sıcak-soğuk hassasiyeti) karbamit peroksit ile yapılan beyazlatma tedavilerinin en sık görülen yan etkisidir. Bu diş hassasiyetleri akif veya pasif olarak tedavi edilebilir.

· Pasif yöntem: * Seans süresini azaltmak

* Seans sıklığını azaltmak

* Bazı durumlarda tedaviye 1-2 gün ara vermek hassasiyetin önlenmesinde etkili olmakta.

· Aktif Yöntem: * Florür uygulaması; flor dentin kanallarını tıkar ve hassasiyete neden olacak sıvı akışını yavaşlatır.

* Potasyum nitrat, hassasiyeti önleyici diş macunları.

Diş hassasiyetleri beyazlatma tedavisi bittikten 1-2 hafta sonra tamamen geçmektedir.

Beyazlatma tedavilerinde karşılaşılan bir başka yan etki de dişetinde meydana gelen irritasyonlar ve renk değişikliğidir. Beyazlatma tedavilerinde kullanılan taşıyıcı gibi malzemelerin neden olduğu mekanik irritasyonun yanı sıra beyazlatma ajanları yumuşak dokularda da kimyasal irritasyonlara yol açıp yanma gibi geçici şikayetlere neden olabilir.

Karbamit peroksit ile diş hekiminin gözetiminde evde yapılan beyazlatma işlemi kansorejen risk taşımamaktadır ve mine de geri dönüşümü olmayan bir etkiye neden olmamaktadır. Fakat evde uygulanan tedavi sırasında hastanın beyazlatıcı jeli önerilen süreden fazla uygulaması, diş minelerinde aşınmaya neden olabilmektedir.

Beyazlatmanın Ömrü:

Genel olarak bakıldığında fizyolojik renklenmelerde tedavinin ömrü 3 yıl kabul edilirken, patolojik renklenmelerde geri dönüşe rastlanmamaktadır. Kişiden kişiye değişen faktörlere bağlı olarak tedavinin ömrü de değişebilmektedir. Kazanılan beyazlığın daha uzun süreli olması açısından 6 ayda ya da yıl 1 sefer olmak üzere tek seans halinde beyazlatma işlemi uygulanabilir.

En güvenli beyazlatma; mümkün olan en düşük konsantrasyonlu beyazlatma ajanı ile en uzun sürede gerçekleşen tedavi şeklidir. Bir beyazlatma tedavisinde ne kadar düşük konsantrasyonda beyazlatıcı kullanılır ve ne kadar uzun sürede, ne kadar yavaş beyazlatma sağlanırsa rengin geriye dönme riski o kadar azaltılmış olur.

Beyazlatma sonrasında yapılacak olan kaplama ve kompozit restorasyonlar, diş renginin sabitlendiği 1 hafta- 15 gün sonra yapılmalıdır. Böylece hem renk uyumu daha iyi olur hem de kompozit dişe daha güçlü bağlanabilir.

Sonuç olarak; diş beyazlatma tedavilerinde hastayı memnun edecek şekilde bir estetik başarı amaçlanmaktadır. Bu başarı için de hastanın işbirliği oldukça önemlidir.

Beyeazlatma uygulaması kesinlikle hekim kontrolünde ve kurallara uygun şekilde yapılmalıdır. Dişlerin doğal rengi tesbit edilerek, hastanın beklentisi de göz önünde bulundurularak uygun tedavi hekim tarafından belirlenmelidir. Vital beyazlatma ürünleri ilaç kategorisindedir ve dişhekimi onayı ve denetimi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.


Konya Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!