Ağız ve diş sağlığı ile ilgilenen hekimler özellikle ve sıklıkla iki organın hastalıkları ile boğuşurlar. Diş ve dişeti. Dişlerde, hepimizin bildiği gibi çürük, kök ucu enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar oluştuğunda, dolgu, kanal tedavisi, protetik tedaviler ile sağlıklarına kavuşurken, dişlerinde en ufak bir problem olmadığı halde, dişetlerinde şiddeti değişen türlü rahatsızlıklar ile dişlerin çekilmesine neden olan hastalıklar ile karşılaşılabilmektedir.

Dişeti hastalıklarını incelemeden önce “ Sağlıklı dişeti nasıl olmalıdır ?” sorusunun cevabını vermek gerekir düşüncesindeyim. Sağlıklı dişeti, kanamayan!, gül kurusu pembe renginde, kıvamı tıkız, çoğu zaman portakal kabuğu görünümünde, dişi çepeçevre saran bir yapıdadır. Tüm bunların tersine, kanayan, yumuşak kıvamda, koyu kırmızı, hatta bazen mavimsi morumsu renkte dişeti sağlıklı değildir, derhal müdahele edilmesi gerekmektedir.

Dişetinde kanama özellikle çok önemlidir. Çünkü bakteriyel dişeti hastalığının ilk ve en önemli bulgusudur. Önceleri sadece dişleri fırçalarken veya arasıra sert gıdalar yerken dikkatimizi çeken kanama, tedavi edilmediği takdirde spontan bir hale gelebilir. Bu tür hastalarda, sabahları kalktığında yastık üzerinde kanama odaklarının farkedilmesi, ya da günlük hayatta birdenbire ağızına kan tadının gelmesi mümkündür.

Bakteriyel dişeti hastalığının bir diğer bulgusu ise ağız kokusudur. Ancak ağız kokusu sadece dişeti hastalığı ile değil, diş çürükleri, solunum ve sindirim yolu problemleri, ve başka sistemik hastalıklarla birlikte görülebilir. Diş ve dişeti problemlerinin tedavisinden sonra devam eden ağız kokusu problemi mutlaka araştırılmalı ve nedeni bulunmalıdır. Altında yatan çok önemli bir hastalığın bulgusu olabilir.

Bu hastalığın seyri genellikle çok yavaş ve ağrısızdır. Bu nedenle hastalar durumu pek önemsemez, hekime başvurmazlar. Hekime başvurulduğu zaman ise çoğunlukla iş işten geçmiştir. Çünkü çoğu zaman “Dişim sallanıyor.” şikayeti söz konusudur. Dişte sallanma miktarına bağlı olmak üzere, dişi kurtarmak her zaman mümkün olamayabilir.

Dişeti hastalıklarının etkilerini sadece ağız ve diş bölgesi ile sınırlandırmak doğru değildir. “Yahu nasılsa bir diş, çektiririz olur biter.” demeyin. Bu hastalıklar, başlı başına bazı sistemik problemlere neden olabileceği gibi, çeşitli hastalıkların da habercisi olabilirler. Örneğin çocuklarda gözlenen dişeti kanamaları kan kanserinin de içinde olduğu bazı kan hastalıklarını işaret edebilirler. Ağız içi lezyonları, Behçet, AİDS gibi hastalıkların bulgularındandır. Hamileliğinde dişeti hastalığı hikayesi olan bireylerde, erken doğum veya düşük ağırlıklı doğum riski artmıştır. Bu nedenle hamile kalmayı planlayan bireyler mutlaka detaylı bir ağız diş sağlığı kontrolünden geçmelidirler. Kalp sağlığı ile dişeti hastalığı arasında çok önemli bir ilişki olduğu ise uzun zamandır bilinmektedir. Şeker hastalığının önemli bir bulgusu da dişeti hastalığına yatkınlıktır. Dişeti hastalığının tedavisi sonrası hastalık tablosunda önemli iyileşmeler gösterilmiştir. Bu liste uzayıp gidebilir. O nedenle durumu sadece dişeti sağlığı olarak görmemek, genel sağlığımızın önemli bir parçası olarak görmek gerekir.

Dişeti hastalıklarının tedavisi ise başlı başına bir makale konusudur. Diştaşı temizliğinden dişeti operasyonlarına kadar geniş bir yelpazesi vardır. Tedavide çeşitli ilaçlardan yararlanılır. Ancak tek başına asla yeterli olamazlar. Esas tedavi dişhekiminin uyguladığı mekanik tedavilerdir. Bu nedenle tek başına antibiyotik kullanımı ile tedavi olması mümkün değildir. Karadut şurubu, isveç suyu gibi uygulamalar veya limon suyu, sirke, karbonat, tuz karışımları ile gargara uygulamaları belki kısa süre rahatlama sağlayabilir, ancak kesinlikle tedavi etmez, bazı hallerde zarar dahi verebilirler. O halde lütfen düzenli olarak, en az 6 ayda bir dişhekimine gidiniz, bakımınızı yaptırınız. Dişlerinizi düzenli olarak günde 2 kez fırçalayanız. Hem sağlığınızı hem cebinizi korumuş olursunuz.

Esenlikle kalın.


Bursa Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!