DİŞLERDE TRAVMATİK YARALANMALAR VE SONUÇLARI

Hem aile hem de çocuk için oldukça kaygı verici bir durum olan diş ve destek doku yaralanmaları toplumda çok yaygın görülen ve çocuklarda okul öncesi dönemde ikinci sıklıkla karşılaşılan yaralanma türüdür. Özellikle çocuklarda yaşamın ilk yılında motor aktivasyonun arttığı ancak dengelenemediği dönemde görülmeye başlar. Üst ön kesici dişler travma nedeniyle en sık yaralanan dişlerdir. Kesici dişler estetik, konuşma ve fonksiyonel aktiviteler için önemli rol oynarlar. Süt dişlerinin yaralanma sıklığı 1 yaşından itibaren artmaya başlar ve travma olgularının çoğu 4 yaşın altındaki çocuklarda görülür. Sürekli dişlerde travma nedeniyle yaralanmalar ise 8-10 yaş aralığında artış gösterir. Bu yaralanmaların nedenleri arasında bisiklet ve trafik kazaları, düşmeler, kavgalar, fiziksel şiddet, spor kazaları sayılabilir. Hafif çarpmalar sıklıkla dudak, yanak, dişetleri gibi yumuşak dokularda yaralanmalara neden olurken şiddetli çarpmalar dişlerde sallanmalara, dişin ağızda görülen kısmında ya da kökünde kırıklara, hatta bazen dişin tamamen yerinden çıkmasına neden olabilmektedir.
Çocuğunuz diş travmasına uğrarsa öncelikle sakin olup şimdi bilgilendireceğim konulara dikkat etmeniz gerek. Özellikle şiddetli yaralanmalar sonucunda sakin olmak ve soğukkanlı davranmak elbette zor olur. Ancak çocuğun hem genel sağlığı hem de diş sağlığı açısından ailenin ya da o an yanında olan kişilerin önemli rol oynadığı unutulmamalıdır. Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta, travmanın boyutu ne olursa olsun mutlaka diş hekiminize ulaşarak bilgi alışverişinde bulunmanız gerektiğidir. Dışarıdan bakıldığında çok önemsiz gibi gözüken travmalar bile diş kaybına neden olabilir. Genellikle aileler eğer düşme ya da yaralanma sonrasında çok kanamalı bir durum yoksa ve dişin dıştan görünüşünde de problem yoksa bu durumu pek önemsemeyebilirler. Ancak dişlere gelen darbeler sonucu kırık meydana gelmese bile dişin sağlığı tehlikeye girebilir. Bu bölgedeki sinir ve damar sıkışmaları nedeniyle bir süre sonra bu dişler canlılığını yitirebilirler. Bu yüzden herhangi bir travma anında mutlaka diş hekiminize gitmelisiniz.
Hastanın diş hekimine gitmesi gereken sure 2 saati geçmemelidir. Diş asla peçeteye sarmak gibi kuru bir ortamda saklanmamalıdır.Travma sonrasında diş hekimi gerekli görürse röntgen çektirebilir. Dişte özellikle kök kırığı gibi gözle görülemeyecek zararların tespiti için radyografi büyük önem taşımaktadır. Röntgenden sonra kırık tamiri gerekli ise kanal tedavisi de yapılmalıdır.
Hekime kazanın tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiği hakkında bilgi vermek gerekir. Ayrıca çocuğun genel sağlığında bir problemi (alerjik astım, epilepsi, hemofili, kalp hastalığı gibi) varsa hekim bu konuda mutlaka uyarılmalıdır. Çoğu zaman travma sonrasında antibiyotik kullanımı gerekebileceğinden çocuğun varsa alerji hikayesi de önem taşımaktadır. Ayrıca tetanoz aşısının olup olmadığı konusunda da hekim uyarılmalıdır. Çocuğun süt ya da sürekli dişlenme döneminde olmasına göre yapılacak olan işlem değişir, buna hekim karar verecektir.
• Travma sonucunda çocuğun, dil, dudak ya da yanak bölgesi zarar gördü ise; etkilenen bölgeye buz uygulanarak bu bölgenin şişmesi önlenebilir. Eğer kanama var ise gazlı bezle veya temiz bir bezle baskı uygulanması ve o bölgenin temiz tutulması gerekmektedir. Kanama 15 dakika sonra hala devam ediyorsa çocuğun hastaneye götürülmesi uygun olacaktır.
• Eğer travma sonucu dişin bir kısmı kırılmışsa; kırılan diş parçası temiz, akan su ile yıkanarak soğuk süt içinde (mümkün değilse temiz su) diş hekimine ulaştırılmalıdır. İyi şartlarda korunmuş diş parçaları çoğunlukla özel malzemeler sayesinde yapıştırılabilmektedir. Böylelikle diş kendi parçasıyla estetik korunarak restore edilebilir. Kırık diş parçası bulunamadığı durumlarda da hekime başvurarak kayıp diş dokusunun özel materyallerle tamamlanması gerekmektedir. Özel dolgu materyalleriyle kırık hattı belli olmayacak şekilde estetik çalışmalar yapılabilir. Ancak kırık parça bulunamadığında travmanın etkisiyle dudak, yanak gibi yumuşak dokulara saplanmış olabileceği ihtimali de unutulmamalı ve dikkatli muayene yapılmalıdır.
• Eğer travma sonrası diş gömülmüşse; dişi hemen çekmemek ve tekrar sürebilmesi için vakit tanımak gerekmektedir. Bu süreçte sık ve düzenli diş hekimi kontrolü şarttır. Çoğunlukla diş kendiliğinden tekrar sürecektir. Eğer diş kendiliğinden sürmezse duruma gore diş çekilebilir, cerrahi olarak çıkarılıp yerine konulabilir veya ortodontik (tel tedavisi) tedavi ile yerine sürdürülebilir. Yapılan muayene ve röntgen değerlendirmeleri sonucu diş hekiminiz uygun tedavinin ne olabileceğine dair size yönlendirecektir.
• Eğer travma sonucu diş yerinden çıkmamış ancak sallanıyorsa; dişi daha fazla travmatize etmemek için asla sallamayınız. Hekiminize en kısa sürede ulaştığınızda, sallanan dişi yanındaki diğer dişlere bazı tekniklerle sabitleyerek diş liflerinin yenilenmesi sağlanır. Bu süreç 1-3 hafta arasında sürebilir. Bu süre içinde travmaya uğrayan diş zorlanmamalı, ısırma ve koparma hareketi yapılmamalı, yiyecekler küçük lokmalar halinde direk arka dişlere götürülerek yenmelidir.
• Eğer dişin tamamı yerinden çıkmışsa; dişin kök kısmına dokunmadan (ağızda gördüğümüz kısmından) tutularak temiz, akan su altında yıkanmalıdır. Düşen dişin, hekime ulaştırılması için ideal ortam organ nakli için kullanılan sıvılardır. Ancak pratikte böyle bir solüsyonu bulmak mümkün olmadığı için en iyi prtam soğuk süttür. Mümkünse dişe hiç zarar vermeden soğuk süte değilse temiz suya koyup en kısa sürede diş hekimine ulaştırmak gereklidir. Burada en kritik nokta ağızda fırlayan dişin saklandığı ortam ve geçen süre olduğu için dikkat edilmelidir. Diş asla kuru ve kirki ortamda saklanmamalı ve en kısa sürede hekime ulaşılmalıdır. Dişin yerine yerleştirilmesi için geçen süre uzadıkça ve bu sırada bekletildiği şartlar kötüleştikçe dişin kurtulma şansı azalmaktadır. Dişi ulaştırdığınızda hekiminiz, düşen dişin süt ya da kalıcı olması, dişin içinden çıktığı çukurunun ve dişin travmadan etkilenme derecesine göre dişin yeniden yerine yerleştirilp yerleştirilmeyeceğine karar verecektir. Dişi yerine yerleştirme kararı alınırsa geçici olarak yandaki dişlere sabitlenir ve hareketsizz kalıp iyileşmesi sağlanır. Bu sure içinde dişe aşırı kuvvet uygulamaktan kaçınılmalı, temizliğine çok dikkat edilmeli ve mutlaka diş hekimine kontrole gidilmelidir. Diş canlığını kaybederse ya da kökünde apse oluşumu gözlenirse kanal tedavisi yapılması gerekir.
Travmaya maruz kalan dişlerde, ilk anda bir hasar tespit edilmese de hekiminizin önerdiği süreçlerde kontrol edilmeli ve geç oluşacak zararlar kontrol altında tutulmalıdır. Unutulmamalı ki bu travmalar diş kaybıyla sonuçlanabilir. Süt dişlerine gelen travmalarda ardından gelen sürekli dişlerinde etkilenebileceği bilinmeli ve mutlaka kontrol edilmelidir. Hekimin söylediği aralıklarla düzenli olarak kontrole gitmek ve hekimin uyarılarına dikkat etmek gerekir. Örneğin travma gören dişi bir süre kullanmamak gerekebilir. Eğer ön keser bölgesinde bir diş ise hiç ısırma hareketi yapılmamalı, yiyecekler küçük lokmalar halinde arka dişlere götürülerek yenmelidir. Çünkü ısırma işlemi dişe kuvvet uygular ve zaten yaralı olan diş üzerinde yeni bir travma etkisi yaratır. Çocukların bu konuya dikkat etmeyebilecekleri göz önüne alınarak ebevynlerin takip etmesi gerekebilir.

KISACA TRAVMA ANINDA;
• Öncelikle sakinliğinizi koruyun.
• Zaman kaybetmeden diş hekiminizle iletişime geçin.
• Travma sonrasında gözle görülür bir sorun olmasa bile mutlaka uygun bir zamanınızda diş hekiminize muayeneye gidin. Dışarıdan belli olmayan ama gömülen ya da alttaki kalıcı dişlere zarar veren travmalar uzun dönemde diş kayıplarına ve diş çarpıklıklarına yol açabilir.
• Eğer diş sallanıyorsa; sallayıp daha fazla zarar vermeden hemen diş hekiminize başvurun.
• Yerinden çıkan ya da kırılan dişi köküne dokunmadan temiz akan su ile yıkayıp süt içinde diş hekiminize ulaştırın.

KAYNAK; Hinckfuss SE, Messer LB. An evidence-based assessment of the clinical guidelines for replanted avulsed teeth. Part II: prescription of systemic antibiotics. Dent Traumatol 2009
Andreasen JO, Bakland LK, Flores MT, Andreasen FM. Traumatic dental injuries: a manual, 3rd edn. Chichester, West Sussex: Wiley-Blackwell; 2011
Flores MT, Andersson L, Andreasen JO, Bakland LK, Malmgren B, Barnett F et al. Guidelines for the management of traumatic dental injuries. 1. Fractures and luxations of permanent teeth. Dent Traumatol 2007

www.umitkoydis.com


Ankara Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!