En güzel diyet yarın başlanılan diyettir.

Pazartesi diyete başlıyorum.

Ayşe yaptığı diyetle şu kadar kilo vermiş.

Komşunun kızı bunu içerek acayip kilo vermiş…

Hepimizin sıklıkla duyduğu, sonu gelmeyen diyet cümleleri bunlar. Başlanılan ama devam edilemeyen diyetler, verilen ama anında geri alınan kilolar… İşte bunların hepsinin temel sebebi diyete olan bakış açımız. Diyet bazıları için kısıtlamalar, bazıları için yasaklar, bazıları içinse sonu gelsin diye gözlenen bir süreçtir. Bu şekilde bakıldığında kişi için işkenceden öteye gitmeyecektir maalesef ki.

Doğru olan ise diyetin bir sağlıklı beslenme düzeni olduğudur. Kişiye özgü verilen diyetlerle temelde yatan sorunlar ortadan kaldırılarak yeni bir beslenme düzeni oluşturulur. Bahsettiğim yeni düzen, kişinin beslenme alışkanlıkları da göz önünde bulundurularak uygulanabilecek şekilde olmalıdır. Tamamen zıt bir beslenme düzeni kişinin diyete uyumunu zorlaştırırken motivasyonunu da azaltacaktır.

Motivasyon demişken bir diğer unsurumuz olur kendileri. Büyük heveslerle başlanılan diyetlerin sonunun gelmeyişinin en büyük sebebidir motivasyon eksikliği. Özellikle kilo verme hızı düşük olan bireylerde karşılanılan bir sorundur. Unutmayın ki diyet nasıl kişiye özgüyse kilo verme hızı da kişiye özgüdür.

İlk günlerdeki hevesimizi taze tutmamıza yardımcı olacak en büyük etken diyeti omzumuzdaki bir yük olarak görmekten ziyade sağlığımız için kendimize oluşturduğumuz yeni düzen olduğunu unutmamalıyız. Bunu bize sık sık hatırlatması konusunda yakınlarınızdan yardım alabilir, diyetisyeninizle bu durumu lehinize çevirebilecek şeyler deneyebilirsiniz.


Bursa Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!